Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Alevi Vatandaşların Kendilerini Saldırılara Karşı Koruması Yönündeki Sosyal Medya Paylaşımlarının Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 5 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sosyal medyada Alevi vatandaşlara yönelik çağrılar da içeren birden fazla yorum paylaşarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1, 43/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık temyiz başvurusunda, paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, suçun unsurlarının ve kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin oluşmadığını beyan ederek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/1 ve 43/1 uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımlarının kin ve nefret söylemi içermeyen düşünce açıklamaları ile bir mezhebe mensup kişilerin kendilerini olası saldırılara karşı korumalarına yönelik olduğunu, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunun unsurlarının ve somut tehlikenin oluşmadığını belirterek BERAAT kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR. |
| Sosyal Medyadaki Anlık Öfke Ürünü Tepkisel Yorumların Suç İşlemeye Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 6 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından bir Valilik haberi paylaşımının altına "nerede polis varsa topuğuna sıkmak lazım" şeklinde yorum yazdığı iddiasıyla suç işlemeye tahrik etme (TCK m. 214/1) suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık temyiz başvurusunda yargılamaya konu edilen paylaşımı kendisinin yapmadığını, kabul edilse dahi cezanın seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece ve İstinaf Kararları: 14. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 214/1 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB uygulanmasına karar verilmiş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımının kaba bir söylem niteliğinde olduğunu, somut bir suçun işlenmesine yönelik belirsiz sayıdaki insanı tahrik etmeye elverişli bulunmadığını, anlık öfke ürünü olup genel ve soyut kaldığını, kamu barışını somut olarak tehlikeye sokacak yoğunlukta olmadığını belirterek TCK m. 223/2-a gereğince BERAAT kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR. |
| Akıl Hastalığı Bulunan Sanık Hakkında Dini Değerleri Aşağılama Suçundan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Ve Sağlık Tedbiri Kararının Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 4 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında Facebook profil hesabından yapılan çok sayıdaki paylaşımla halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3, 43/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık savunmasında paylaşımları kendisinin yaptığını kabul etmekle birlikte dini değerleri aşağılama kastının olmadığını beyan etmiş; sanık müdafii ise beraat kararı verilmesi gerektiğini savunarak temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesince alınan sağlık kurulu raporu doğrultusunda sanık hakkında TCK m. 32/1 ve CMK m. 223/3-a uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK m. 57 uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiş; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımlarının kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu ve suçun unsurları itibarıyla oluştuğunu, ancak sanığın akıl hastalığına ilişkin adli tıp raporu doğrultusunda ceza verilmesine yer olmadığına dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi ile hükmün ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Belediye Başkanı Ve Milletvekillerine Eskişehirspor Nedeniyle Hakaret Edilmesinde Görev Nedenselliği Bulunmadığı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 4 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla Eskişehir Milletvekilleri [A. B.] ve [C. D.] ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı [E. F.]'e hakaret ettiği iddiasıyla kamu görevlisine görevinden dolayı zincirleme şekilde alenen hakaret (TCK m. 125/1-4, 125/3-a, 43) ve imam atamalarına ilişkin paylaşımı nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık paylaşımları kendisinin yaptığını kabul etmekle birlikte suç işleme kastı bulunmadığını belirterek beraatini talep etmiş; temyiz dilekçesinde ise hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın her iki suçtan mahkumiyetine ve cezaların ertelenmesine karar verilmiş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi ise halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan beraat kararı vermiş, kamu görevlisine hakaret suçundan istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan verilen beraat kararını ONAMIŞTIR. Kamu görevlisine hakaret suçu yönünden ise; mağdur ve katılanların Eskişehirspor yönetimi ile resmi bir görev bağı bulunmadığından eylemin görevden dolayı işlenmediğini, bu nedenle cezanın TCK m. 125/1-4 maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğini ve şartları oluşan HAGB hususunda bir değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| 15 Temmuz Sonrası Askerlerin Durumuna İlişkin Sosyal Medya Paylaşımlarının Devletin Askeri Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 4 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık ve müdafii temyiz dilekçesinde, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, suç işleme kastı bulunmadığını ve eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/1 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın ifadelerinin devletin askeri teşkilatını alenen aşağılama niteliğinde olduğunu, bu nedenle TCK m. 301/1 ve 301/4 uyarınca Adalet Bakanlığından soruşturma izni alındıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğini gözetmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmesini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca lehe basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi zorunluluğunu belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 5 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla siyasi parti gruplarını ve seçmenlerini hedef alarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. İddia Makamı / İtiraz: Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, sanığın eyleminin TCK m. 216/2 uyarınca halkın bir kesimini alenen aşağılama suçunu oluşturduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmiş; Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince başvuru esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın ifadelerinin bir siyasi partinin seçmenlerine yönelik olduğunu, bu kitle TCK m. 216 maddesinde sayılan "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesim" niteliğinde bulunmadığından suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek Beraat kararının ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sosyal Medyadaki Dua Ve Diyanet Eleştirilerinin Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 4 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabı üzerinden Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, hoparlörden okunan duaları ve dini inançları hedef alan paylaşımı nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık savunmasında suç kastının bulunmadığını, paylaşımlarının eleştiri mahiyetinde olduğunu belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesince suç vasfı değiştirilerek sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın İslam dinince kutsal sayılan değerleri aşağılamaya yönelik paylaşımının kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu ve TCK m. 216/3 maddesindeki suçun unsurlarının oluştuğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sendika Başkanının Sosyal Medya Paylaşımının Şiddete Çağrı İçermediği Ve Düşünce Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 6 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sendika şube başkanı olan sanık hakkında Facebook hesabından yaptığı siyasi eleştiri niteliğindeki paylaşım sebebiyle tehdit, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme ve halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (TCK m. 213) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafileri temyiz dilekçesinde suçun unsurlarının oluşmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu ve eylemin ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığını savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesince ek savunma verilerek sanığın halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; suça konu ifadelerin halkın bir kesimine veya tamamına yönelik olmaması nedeniyle TCK m. 213 ve TCK m. 216 suçlarının oluşmadığını, paylaşımın şiddet veya tehdit çağrısı içermediği ve sivil itaatsizlik/protesto iması taşıdığı, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlayıcı değil özgürlükçü yorumlanması gerekliliği karşısında eylemin düşünce özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek mahkumiyet hükmünü BOZMUŞTUR. |
| Sosyal Medyada Dini Değerleri Aşağılama Suçunda Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrası Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 2 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında Twitter adlı sosyal paylaşım sitesinden yapılan paylaşımlarla halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde; eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, suçun manevi unsurunun oluşmadığını ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/3, 43/1 ve 62 uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; Anayasa Mahkemesinin CMK Geçici 5. maddesindeki "hükme bağlanmış" ibaresine ilişkin iptal kararı neticesinde, sanık lehine olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251/3) uygulanma imkanının doğduğunu ve yerel mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçunda Kamu Güvenliği Açısından Somut Tehlikenin Tartışılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 5 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama (TCK m. 300/1) ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/2) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık müdafii temyiz dilekçesinde suçlama ve mahkumiyet kararlarına karşı çıkarak kararın bozulması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Van 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın her iki suçtan mahkumiyetine karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Van Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Ceza Dairesi; devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçu yönünden ise TCK m. 216/2 anlamında kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkıp çıkmadığının mahkemece tartışılması gerektiğini belirterek, yetersiz gerekçe ile kurulan mahkumiyet hükmünü BOZMUŞTUR. |