Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Eşine Fiziksel Sözlü Ve Ekonomik Şiddet Uygulayan Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Karşısında Kadın Lehine Hükmedilen Tazminatların Artırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı kadın, erkeğin kendisine fiziksel, sözlü, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, hakaret edip uyuşturucu kullandığını ileri sürerek TMK m. 166/1 uyarınca boşanma, ortak çocukların velayeti, nafaka ile 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı-davacı erkek ise kadının evi terk ettiğini ve birlik görevlerini ihmal ettiğini ileri sürerek karşı boşanma davası açmış, 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı davaların reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır kusurlu, kadının ise ortak konuttan ayrı kalarak evi ihmal etmesi sebebiyle az kusurlu olduğu kabul edilerek her iki boşanma davasının kabulüne, kadın lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş; yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. İstinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; tarafların kusur dereceleri ve ekonomik durumları karşısında kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminatların az olduğu gerekçesiyle hükmü tazminat miktarları yönünden bozmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak kadın lehine 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş; erkeğin bu kararı yeniden temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozmaya uygun olarak verilen kararı ONAMIŞTIR. |
| Sosyal Medya Üzerinden Başka Kadınlarla Güven Sarsıcı Yazışmalar Yapan Ve Fotoğraflar Çektiren Erkeğin Tam Kusurlu Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 15 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın, erkeğin sadakatsiz olduğunu, sosyal medyada başka kadınlarla güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek boşanma, velayet, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, 400.000,00 TL maddi ve manevi tazminat ile 143.653,00 TL ziynet alacağı talep etmiştir. Davalı-karşı davacı erkek ise kadının hakaret ettiğini ve iletişime kapalı olduğunu ileri sürerek karşı boşanma davası açmış, velayet, nafaka ve 400.000,00 TL tazminat istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı davaların reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, erkeğin sosyal medyada başka kadınlarla evlilik birliğinin gerektirdiği güveni zedeleyecek samimi yazışma ve fotoğraflarının bulunduğu, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek kadının davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadın lehine tazminat ve nafakalara, ziynet alacağı davasının ise 128.689,00 TL üzerinden kabulüne, erkeğin karşı davasının reddine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı erkeğin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA karar vermiştir. |
| Düğünde Takılan Ziynet Eşyalarının Erkek Tarafından Bozdurulduğunun Tanıklık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Ziynet Alacağı Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 8 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, düğünde takılan 350 gr ağırlığında 20 adet bilezik, 30 gr set, 2 adet kelepçe bilezik ve 42 adet çeyrek altından oluşan ziynet eşyalarının evde muhafaza zorluğu gerekçesiyle kendisinden alındığını ve iade edilmediğini belirterek ziynetlerin aynen iadesini, olmaması halinde 43.070,00 TL bedelin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek vekili, iddiaları inkar ederek ziynet eşyalarının hiçbir zaman kendisi tarafından alınmadığını, kadının evi terk ederken tüm takıları yanında götürdüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, kadının evi abisiyle birlikte terk ettiği ve takıların erkek zilyetliğine bırakıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş; temyiz üzerine Özel Daire tanık beyanlarının değerlendirilmesi gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yerel Mahkemenin direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı: Hukuk Genel Kurulu, davacı kadının dayandığı tanık beyanlarıyla ziynet eşyalarının güvenlik gerekçesiyle erkeğin ailesinin kasasına konulduğunu ve borçlar ile araba alımı için bozdurulduğunu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatladığını kabul etmiştir. Direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kadın yararına BOZULMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Dayanarak Açılan Tapu İptali ve Tescil Davasının Maktu Harca Tabi Olması Nedeniyle Davacı Lehine Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 14 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, kesinleşen boşanma protokolü gereğince taşınmazın kendisine devredilmesi gerektiğini belirterek davalı adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir[cite: 36]. Davalı Cevabı: Davalı erkek vekili; konut kredisinin devam ettiğini, kredi bedelinin düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur[cite: 36]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Kahramankazan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi; anlaşmalı boşanma protokolüne dayanarak davanın kabulü ile taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar vermiştir[cite: 36]. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi; davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 36]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davanın esasına ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak anlaşmalı boşanma protokolüne dayalı tapu iptal ve tescil davalarının maktu harca tabi olduğunu, bu nedenle davacı lehine nispi değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bu yönden DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR[cite: 36]. |
| Eşin Tehdit ve Baskısıyla Kabul Edilen Anlaşmalı Boşanma Protokolü Karşısında Yargılamanın İadesi Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; müvekkilinin davalı erkek eşin silahlı tehdit ve baskısı altında anlaşmalı boşanma protokolünü ve istinaftan feragat dilekçesini imzalamak zorunda kaldığını, karara tesir eden hileli davranışlar bulunduğunu belirterek yargılamanın iadesine ve boşanma kararının tazminat ile mal rejimine ilişkin hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir[cite: 33]. Davalı Cevabı: Davalı erkek, dava dilekçesine cevap vermemiştir[cite: 33]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Amasra Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi; davacının protokoldeki imzaya veya duruşmaya katılan kişinin kendisi olmadığına yönelik itirazının bulunmadığı ve HMK m. 375'teki yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir[cite: 33]. İstinaf Kararı: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir[cite: 33]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin kadını ve çocuğunu ölümle tehdit ettiği iddiası üzerine ceza mahkemesinde yapılan yargılamada tehdit suçundan cezalandırıldığını ve bu kararın kesinleştiğini belirtmiştir[cite: 33]. Ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağını ve kadının iradesinin serbestçe açıklanmadığının ispatlandığını vurgulayan Daire, yargılamanın iadesi talebinin kabulüyle esastan yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ORTADAN KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR[cite: 33]. |
| Harici Taşınmaz Satış Bedelinin İadesi Talebinde İspat Yükü, Senetle İspat Zorunluluğu ve Göndereni Tespitedilemeyen WhatsApp Ekran Görüntülerinin Delil Başlangıcı Sayılamayacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı; davalıdan 175.000 TL karşılığında haricen taşınmaz satın aldığını, bedeli elden ödemesine rağmen tapunun devredilmediğini ve paranın iade edilmediğini belirterek başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep etmiştir[cite: 31]. Davalı Cevabı: Davalı; ödeme yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiğini ve takibin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatını istemiştir[cite: 31]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi; ispat yükünün davacıda olduğu, senetle ispat sınırı gereği iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacının telefonunda bulunmayan ve göndereni belirlenemeyen WhatsApp ekran görüntülerinin delil başlangıcı sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir[cite: 31]. İstinaf Kararı: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi; davacının iddiasını dosyadaki mevcut delillerle ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir[cite: 31]. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; HMK m. 200 gereğince miktar itibarıyla senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, elektronîk mesajların delil başlangıcı sayılabilmesi için karşı tarafça gönderildiğinin tereddütsüz olması gerektiğini, davalının açık muvafakati olmaksızın tanık dinlenemeyeceğini ve sunulan ekran görüntülerinin delil başlangıcı niteliği taşımadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONANMASINA karar vermiştir[cite: 31]. |
| Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 17 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, düğün günü alınan ziynetlerinin iade edilmediğini belirterek boşanmalarına, velayete, maddi-manevi tazminata, tedbir ve yoksulluk nafakasına, ayrıca ziynet eşyalarının aynen iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir[cite: 26]. Davalı-Karşı Davacı Erkek Cevabı: Erkek vekili; iddiaları reddederek kadının hakaret ettiğini, ev işleriyle ilgilenmediğini, ziynet eşyalarını yanına alarak evden ayrıldığını savunmuş; boşanma, velayet ve tazminat talepli karşı dava açmıştır[cite: 26]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Sivas 1. Aile Mahkemesi; tarafları eşit kusurlu kabul ederek her iki boşanma davasının kabulüne, velayetin anneye verilmesine, tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile ispatlanamayan ziynet alacağı davasının reddine karar vermiştir[cite: 26]. Ek kararla erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir[cite: 26]. İstinaf Kararı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, kadının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 26]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Dairenin ziynet eşyalarına ilişkin yeni ilkesel görüşünü hatırlatmış[cite: 26]; erkeğin mesajlarında "ziynetleri getireceğini" beyan etmesiyle ispat yükünün erkeğe geçtiğini, erkeğin ise ziynetleri kadına iade ettiğini kanıtlayamadığını belirtmiştir[cite: 26]. Bu doğrultuda ziynet alacağı davasının reddi usul ve yasaya aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden kadının yararına BOZULMUŞ, diğer yönlerden ONANMIŞTIR[cite: 26]. |
| İnançlı İşlem ve Ödünç Verme İddiasında Banka Dekontları ile WhatsApp Görüşme Kayıtlarının Delil Başlangıcı Sayılması ve Tanık Dinlenmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 16 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; müvekkilinin oğlunun düğün masrafları için evini davalıya inançlı işlemle satış gösterip kredi kullandırttığını, kredi taksitlerini düzenli ödemesine rağmen taşınmazın banka tarafından icra yoluyla başkasına satıldığını, banka dekontları ve WhatsApp yazışmalarının delil başlangıcı olduğunu belirterek uğradığı zararın, borç verilen tutarların ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekili; taşınmazın gerçek bir satışla satın alındığını, davacının annesinin evde kiracı olarak oturduğunu, davacının ödemeleri kira bedeli olarak yaptığını, borç ve inançlı işlem iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi; inançlı işlemin ve borç ilişkisinin somut, kesin ve yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İstinaf Kararı: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi; WhatsApp kayıtları delil başlangıcı niteliğinde olsa da davalının savunmasının gerekçeli inkar olduğu ve ödemelerin kredi borcuna yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; davacı tarafından sunulan konut kredisi açıklamalı banka dekontları ile taraflar arasındaki borç ve tapu devri içerikli WhatsApp yazışmalarının HMK m. 199 ve 202 uyarınca delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, delil başlangıcının bulunması halinde inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını davacı yararına BOZMUŞTUR. |
| Bizzat Davalının İkrarını Duyan Komşu Tanığın Beyanı İle Ziynet Alacağının İspatı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 18 |
Oku
Dava Türü: Ziynet Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, dava konusu ziynet eşyalarının davalı koca tarafından elinden alındığını belirterek aynen iadesini veya bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı koca, ziynet eşyalarının kadın tarafından götürüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince, ziynet eşyalarının kadının üzerinde bulunmasının olağan olduğu ve kadının aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kural olarak ziynetlerin kadının üzerinde olduğunun kabul edildiğini ancak somut olayda dinlenen komşu tanığın 'davalının ziynetleri kendisinin aldığını beyan ettiğini' aktardığını belirtmiştir. Tanığın aktarımının duyuma değil bizzat davalının ikrarına dayandığı ve kadının iddiasını ispatladığı gözetilerek davanın kabulü gerekirken reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |
| Mal Ayrılığı Rejiminde Ev İçi Katkının İspatlanamaması Sebebiyle Onama Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: Katkı Payı Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, evlilik birliği içinde alınan taşınmazın edinilmesine ziynet eşyaları, konfeksiyon ve temizlik işlerinde çalışarak elde ettiği gelirle katkıda bulunduğunu belirterek 150.000,00 TL katkı payı alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek, taşınmazın kendisine miras kalan malların satışından elde edilen gelirle alındığını, davacının parasal bir katkısının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesi, mal ayrılığı döneminde yapılan katkının parasal bir değerle ispatlanması gerektiğini, ev içi katkının alacağa konu edilemeyeceğini ve tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyadaki delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitekimde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |