Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Eşinin Sağlık Sorunlarıyla İlgilenmeyen Ve Evdeki Odaları Gezerek Başka Erkek Arayan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Nafaka Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 21 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının kendisine ve babasına hakaret ettiğini, aşırı kıskançlık göstererek telefonundaki kişilere mesajlar attığını belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma ve 500.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Birleşen davada davalı-davacı kadın ise erkeğin kendisini aşağıladığını, hakaret ettiğini, harçlık vermediğini, hastalığıyla ilgilenmediğini ve sosyal medyada başka kadınların fotoğraflarını beğendiğini ileri sürerek boşanma, aylık 5.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece; kadının erkeğin babasına hakaret ettiği ve sosyal medyada hakaret içerikli yorum yazdığı; erkeğin ise kadının göz hastalığıyla masraflı olduğu gerekçesiyle ilgilenmediği, harçlık vermediği, evdeki odaları gezerek erkek aramak suretiyle kadını ağır şekilde aşağıladığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile boşanmalarına, erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek kadın lehine 500,00 TL tedbir, 750,00 TL yoksulluk nafakası ile 80.000,00 TL tazminata hükmedilmesine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kusur gerekçesini düzelterek erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğu yönündeki tespiti korumuş; nafaka miktarını az bularak kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, tazminat miktarlarını ise fazla bularak toplam 60.000,00 TL maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak hükmün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Eşine Şiddet Uygulayan Ve Cimri Olan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Toptan Yoksulluk Nafakası Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 22 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının evi terk ettiğini ve sırf emekli maaşına sahip olma niyeti taşıdığını belirterek boşanma ve 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Birleşen davada davalı-davacı kadın ise erkeğin cimri olduğunu, kendisine harçlık vermediğini, çayına attığı şekere dahi karıştığını, üzerine sıcak çay dökerek şiddet uyguladığını ve kendisini hastaneye götürmediğini ileri sürerek boşanma, 100.000,00 TL tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, erkeğin cimri ve ilgisiz olması ile kadının kızıyla yaşamak için evi terk etmesi sebepleriyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek karşılıklı boşanmalarına, tazminat ve nafaka taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kadının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; erkeğin kadına küfrettiği, sıcak çay dökerek şiddet uyguladığı ve başını çarpan kadını hastaneye götürmediği gerekçeleriyle erkeği ağır, kadını ise hafif kusurlu saymıştır. BAM, kararı düzelterek kadın lehine 40.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat, tedbir nafakası ve tarafların sosyo-ekonomik durumuna uygun olarak 40.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesi, tazminat ve toptan yoksulluk nafakasına ilişkin değerlendirmelerini usul ve kanuna uygun bularak hükmün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 16 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili, TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, velayet, nafaka ve tazminat talep etmiştir[cite: 38]. Davalı Cevabı: Davalı erkek vekili, davanın reddini savunmuştur[cite: 38]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bakırköy 5. Aile Mahkemesi; erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayet ve nafakaya karar vermiş, kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini feragat nedeniyle reddetmiştir[cite: 38]. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi; istinaf aşamasında tarafların istinaftan feragat dilekçesi ve anlaşmalı boşanma protokolü sunmaları üzerine, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma olarak görülüp tarafların bizzat dinlenmesi için dosyayı İlk Derece Mahkemesine göndermiştir[cite: 38]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ve gönderme kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı kadının temyiz başvurusunu reddederek kararı ONAMIŞTIR[cite: 38]. |
| Anlaşmalı Boşanma Davasında Davacının Ölümü Halinde Mirasçıların Sağ Kalan Eşin Kusur Tespiti Yönünden Davaya Devam Edemeyecekleri Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı erkek vekili, taraflar arasında imzalanan protokol doğrultusunda anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir[cite: 37]. Davacının vefatı üzerine mirasçıları, davalı kadının kusurlarının tespit edilmesini istemiştir[cite: 37]. Davalı Cevabı: Davalı kadın vekili, anlaşmalı boşanma davasında ölümle davanın konusuz kaldığını, mirasçıların davayı çekişmeli boşanmaya dönüştürerek kusur tespiti isteyemeyeceklerini savunmuştur[cite: 37]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ankara 9. Aile Mahkemesi; erkeğin vefatı ile evlilik birliğinin sona erdiği ve davanın konusuz kaldığı, anlaşmalı boşanma davasında ölen eş dahi kusur tartışması yapamazken mirasçılarının kusur tespiti yapmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir[cite: 37]. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi; davacı erkek mirasçılarının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 37]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı erkek mirasçılarının temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR[cite: 37]. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Dayanarak Açılan Tapu İptali ve Tescil Davasının Maktu Harca Tabi Olması Nedeniyle Davacı Lehine Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, kesinleşen boşanma protokolü gereğince taşınmazın kendisine devredilmesi gerektiğini belirterek davalı adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir[cite: 36]. Davalı Cevabı: Davalı erkek vekili; konut kredisinin devam ettiğini, kredi bedelinin düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur[cite: 36]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Kahramankazan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi; anlaşmalı boşanma protokolüne dayanarak davanın kabulü ile taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar vermiştir[cite: 36]. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi; davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 36]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davanın esasına ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak anlaşmalı boşanma protokolüne dayalı tapu iptal ve tescil davalarının maktu harca tabi olduğunu, bu nedenle davacı lehine nispi değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bu yönden DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR[cite: 36]. |
| Eşin Tehdit ve Baskısıyla Kabul Edilen Anlaşmalı Boşanma Protokolü Karşısında Yargılamanın İadesi Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; müvekkilinin davalı erkek eşin silahlı tehdit ve baskısı altında anlaşmalı boşanma protokolünü ve istinaftan feragat dilekçesini imzalamak zorunda kaldığını, karara tesir eden hileli davranışlar bulunduğunu belirterek yargılamanın iadesine ve boşanma kararının tazminat ile mal rejimine ilişkin hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir[cite: 33]. Davalı Cevabı: Davalı erkek, dava dilekçesine cevap vermemiştir[cite: 33]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Amasra Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi; davacının protokoldeki imzaya veya duruşmaya katılan kişinin kendisi olmadığına yönelik itirazının bulunmadığı ve HMK m. 375'teki yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir[cite: 33]. İstinaf Kararı: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir[cite: 33]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin kadını ve çocuğunu ölümle tehdit ettiği iddiası üzerine ceza mahkemesinde yapılan yargılamada tehdit suçundan cezalandırıldığını ve bu kararın kesinleştiğini belirtmiştir[cite: 33]. Ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağını ve kadının iradesinin serbestçe açıklanmadığının ispatlandığını vurgulayan Daire, yargılamanın iadesi talebinin kabulüyle esastan yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ORTADAN KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR[cite: 33]. |
| Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davasında SGK Tarafından Yapılan Geçici İş Göremezlik Ödemesinin Hesaptan Düşülmesi ve Kusur Tespiti İçin Bilirkişi Raporu Alınması Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 14 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalının ZMSS poliçeli aracının karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının tahsilini talep etmiş; talebini ıslahla 233.994,22 TL sürekli ve 6.242,00 TL geçici iş göremezlik tazminatına yükseltmiştir[cite: 30]. Davalı Cevabı: Davalı vekili; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet ve kusur tespitinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı dışında kaldığını, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur[cite: 30]. Tahkim ve İtiraz Hakem Heyeti Kararı: Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davalıya sigortalı aracın %75 kusurlu kabul edilmesi ve %20 maluliyet oranı üzerinden toplam 245.336,22 TL tazminatın tahsiline karar vermiştir[cite: 30]. İtiraz Hakem Heyeti ise davalı vekilinin itirazlarını reddetmiştir[cite: 30]. Temyiz Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; SGK tarafından davacıya yapılan 802,72 TL geçici iş göremezlik ödemesinin gerçek zararın tespiti ilkesi gereği hesaptan düşülmemesini ve uzman bilirkişiden tarafların kusur oranlarına ilişkin denetime açık rapor alınmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak İtiraz Hakem Heyeti kararını BOZMUŞTUR[cite: 30]. |
| Anlaşmalı Boşanma Duruşmasındaki Soyut Sözlü Beyanların Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinden Feragat Sayılamayacağı ve Tasfiye Alacağı Haklarını Ortadan Kaldırmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 21 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde edinilen malların ve şirket hisselerinin davalı adına tescil edildiğini, davalının mal rejiminden kaynaklanan alacakları ödeme taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek şimdilik gayrimenkuller için 150.000,00 TL, hisse devri için 62.500,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 29]. Davalı Cevabı ve Karşı Dava: Davalı-karşı davacı vekili; anlaşmalı boşanma duruşmasında davacının 'paylaşacak bir malları olmadığını' beyan ettiğini, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise davacı adına kayıtlı 3 taşınmaz yönünden şimdilik 50.000,00 TL katılma alacağı talep etmiştir[cite: 29]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bakırköy 1. Aile Mahkemesince; tarafların anlaşmalı boşanma duruşmasında 'paylaşılacak bir malları ve eşya talepleri olmadığını' beyan ettikleri, bu durumun mal rejimini tasfiye ettikleri anlamına geldiği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir[cite: 29]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir[cite: 29]. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin boşanma protokolünde ve kararda mal rejimine ilişkin hüküm bulunmadığı, duruşmadaki soyut beyanların somutlaştırılmış bir haktan feragat sayılamayacağı yönündeki bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir[cite: 29]. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın mali sonuçlarının tazminat ve nafakaları kapsadığını, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'isi olmadığını ve ayrıca açıkça protokolde veya hükümde yer almadıkça sırf duruşmadaki muğlak 'paylaşacak malımız yoktur' beyanıyla tasfiyeden feragat edilmiş sayılamayacağını vurgulayarak direnme kararını BOZMUŞTUR[cite: 29]. |
| İrade Fesadı ve Aşamalı Hak Kaybına Yol Açan İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının Geçersizliği Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 10 |
Oku
Dava Türü: İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının İptali (Geçersizliğinin Tespiti) Davası Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, müvekkilinin psikolojik rahatsızlığı (anksiyete ve depresif bozukluk) ve kullandığı ilaçların ağır yan etkileri altında bulunduğu gün işveren tarafından apar topar arabulucuya götürüldüğünü, fahiş oranda eksik ödemeyi içeren arabuluculuk tutanağının gabin ve irade fesadı nedeniyle iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, davacının kendi isteğiyle çalışmak istemediğini, sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü ve davacının rahatsızlığının iradesini sakatlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, fesih tarihi ile arabuluculuk tutanağının aynı gün düzenlendiği, işçiye düşünme süresi verilmediği, makul yarar sağlanmadığı gerekçesiyle tutanağın geçersizliğine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince işverenin dayatmasıyla aynı gün süreç yürütüldüğü, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, arabuluculuğun salt işçinin dava açmasını engellemek amacıyla kullanılamayacağını belirterek kararı ONAMIŞTIR. |
| Bozma Kapsamı Dışında Kalarak Kesinleşen Vekalet Ücreti Hakkında Yeniden Hüküm Kurulamayacağı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası (Bozma Sonrası Vekalet Ücreti) Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı erkek vekili, boşanma, velayet, tazminat ve fer'ilerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı kadın vekili, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile tazminat ve nafakaya hükmedilmesini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne ve taraflar yararına vekalet ücretine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Bozma ve Sonrası Süreç: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nafaka miktarlarının azlığı gerekçesiyle kararı nafaka yönünden bozmuş, vekalet ücretine ilişkin kısmı ise bozma kapsamı dışında bırakarak kesinleştirmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduktan sonra verilen kararda tekrar vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vekalet ücretine ilişkin ilk hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğini, bozma sonrası yeniden vekalet ücreti hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını vekalet ücreti yönünden BOZMUŞTUR. |