Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Kararı Kesinleşinceye Kadar Tarafın Anlaşma İradesinden Dönebileceği ve Davanın Çekişmeli Boşanma Olarak Görülmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 08.09.2026 | 16 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, eşiyle aralarında karakter farklılığı sebebiyle anlaşamadıklarını belirterek dava dilekçesine ekli protokol doğrultusunda TMK m. 166/3 uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.[cite: 7] Cevap: Davalı erkek, duruşmada boşanmayı ve davacının taleplerini kabul ettiğini beyan etmiştir.[cite: 7] İlk Derece Kararı: Mahkemece, tarafların boşanma ve mali sonuçları konusunda uzlaştığı ve protokolün hukuka uygun olduğu gerekçesiyle TMK m. 166/3 uyarınca boşanmaya, nafaka, velayet, eğitim, sigorta masrafları ve mal rejimine ilişkin düzenlemelerin tespitine karar verilmiştir.[cite: 7] İstinaf / Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karar kesinleşinceye kadar tarafın anlaşmalı boşanma iradesinden dönmesini engelleyen yasal bir hüküm bulunmadığını, davanın çekişmeli boşanma olarak görülmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.[cite: 7] İlk Derece Mahkemesi, davayı kabul beyanının kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.[cite: 7] Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, anlaşmalı boşanma davalarında davayı kabulün HMK m. 308 anlamındaki kabulden farklı olduğunu, hüküm kesinleşinceye kadar tarafın anlaşma iradesinden dönebileceğini ve bu durumda davanın TMK m. 166/1-2 uyarınca çekişmeli boşanma olarak sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak direnme kararını bozmuştur.[cite: 7] |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 28 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı, 03.06.2014 tarihli protokol doğrultusunda TMK m. 166/3 uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı, duruşmada boşanmayı kabul ettiğini ve davacının taleplerini onayladığını ifade etmiştir. İlk Derece Kararı: Mahkeme, protokoldeki kişisel ilişki düzenlemesini uygun bulmayarak resen yeni bir kişisel ilişki tesisi ile tarafların boşanmalarına ve diğer mali sonuçlara karar vermiştir. İstinaf / Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, anlaşmalı boşanma iradesinden dönülebileceğini ve davanın çekişmeli olarak görülmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Mahkeme ise mahkeme içi ikrardan dönülemeyeceğini belirterek önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hakimin protokolda yaptığı değişiklik önerisini taraflara sunması gerektiğini, taraflarca bu değişikliğin kabul edilmemesi halinde davanın TMK m. 166/1 uyarınca çekişmeli boşanma davası olarak sürdürülmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tarafların onayı alınmadan resen kişisel ilişki düzenlenerek anlaşmalı boşanma kararı verilmesini usule aykırı bularak direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur. |
| Anlaşmalı Boşanma Sonrasında Türk Medeni Kanunu'nun 174. Maddesi Uyarınca Maddi ve Manevi Tazminat İstenemeyeceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; evlilik süresince fiziksel şiddete uğradığını, ölümle tehdit edildiğini, o dönemki boşanma davasında baskı altında nafakadan vazgeçtiğini belirterek TMK m. 178 uyarınca 300,00 TL yoksulluk nafakası ile 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek; davacı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve maddi durumunun yetersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla); zamanaşımı def'i bulunmadığından yargılamaya devam etmiş, önceki boşanma davasında nafakadan vazgeçildiği için yoksulluk nafakası talebini reddetmiş; ancak evlilik birliği içerisindeki fiziksel şiddet ve baskılar sebebiyle davacı yararına 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; anlaşmalı boşanma ile mali sonuçların nihai olarak çözüldüğünü ve tasfiye edildiğini, sonradan TMK m. 174 uyarınca tazminat istenemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi ise önceki boşanmanın TMK m. 166/1-2 uyarınca kabul yoluyla gerçekleştiği ve tazminatlardan feragat edilmediği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; önceki boşanma davasının TMK m. 166/3 uyarınca tarafların karşılıklı serbest iradeleriyle anlaşmalı boşanma şeklinde sonuçlandığını, anlaşmalı boşanma ile tarafların boşanmanın mali sonuçlarını nihai olarak tasfiye ettiklerini ve bu davalarda kusur tespiti yapılmadığı için sonradan yeni bir kusur araştırması yapılarak tazminat verilemeyeceğini vurgulayarak yerel mahkemenin direnme kararını BOZMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Duruşmasındaki Soyut Sözlü Beyanların Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinden Feragat Sayılamayacağı ve Tasfiye Alacağı Haklarını Ortadan Kaldırmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 19 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde edinilen malların ve şirket hisselerinin davalı adına tescil edildiğini, davalının mal rejiminden kaynaklanan alacakları ödeme taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek şimdilik gayrimenkuller için 150.000,00 TL, hisse devri için 62.500,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 29]. Davalı Cevabı ve Karşı Dava: Davalı-karşı davacı vekili; anlaşmalı boşanma duruşmasında davacının 'paylaşacak bir malları olmadığını' beyan ettiğini, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise davacı adına kayıtlı 3 taşınmaz yönünden şimdilik 50.000,00 TL katılma alacağı talep etmiştir[cite: 29]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bakırköy 1. Aile Mahkemesince; tarafların anlaşmalı boşanma duruşmasında 'paylaşılacak bir malları ve eşya talepleri olmadığını' beyan ettikleri, bu durumun mal rejimini tasfiye ettikleri anlamına geldiği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir[cite: 29]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir[cite: 29]. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin boşanma protokolünde ve kararda mal rejimine ilişkin hüküm bulunmadığı, duruşmadaki soyut beyanların somutlaştırılmış bir haktan feragat sayılamayacağı yönündeki bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir[cite: 29]. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın mali sonuçlarının tazminat ve nafakaları kapsadığını, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'isi olmadığını ve ayrıca açıkça protokolde veya hükümde yer almadıkça sırf duruşmadaki muğlak 'paylaşacak malımız yoktur' beyanıyla tasfiyeden feragat edilmiş sayılamayacağını vurgulayarak direnme kararını BOZMUŞTUR[cite: 29]. |
| Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 16 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, düğün günü alınan ziynetlerinin iade edilmediğini belirterek boşanmalarına, velayete, maddi-manevi tazminata, tedbir ve yoksulluk nafakasına, ayrıca ziynet eşyalarının aynen iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir[cite: 26]. Davalı-Karşı Davacı Erkek Cevabı: Erkek vekili; iddiaları reddederek kadının hakaret ettiğini, ev işleriyle ilgilenmediğini, ziynet eşyalarını yanına alarak evden ayrıldığını savunmuş; boşanma, velayet ve tazminat talepli karşı dava açmıştır[cite: 26]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Sivas 1. Aile Mahkemesi; tarafları eşit kusurlu kabul ederek her iki boşanma davasının kabulüne, velayetin anneye verilmesine, tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile ispatlanamayan ziynet alacağı davasının reddine karar vermiştir[cite: 26]. Ek kararla erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir[cite: 26]. İstinaf Kararı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, kadının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 26]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Dairenin ziynet eşyalarına ilişkin yeni ilkesel görüşünü hatırlatmış[cite: 26]; erkeğin mesajlarında "ziynetleri getireceğini" beyan etmesiyle ispat yükünün erkeğe geçtiğini, erkeğin ise ziynetleri kadına iade ettiğini kanıtlayamadığını belirtmiştir[cite: 26]. Bu doğrultuda ziynet alacağı davasının reddi usul ve yasaya aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden kadının yararına BOZULMUŞ, diğer yönlerden ONANMIŞTIR[cite: 26]. |
| Boşanma Davasında Kadının Güven Sarsıcı Behaviors Boyutundaki Sadakatsizliği Nedeniyle Eşit Kusur Tespiti ve Tazminat ile Yoksulluk Nafakası Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Erkek Talebi: Erkek vekili; katılma yoluyla kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, tedbir nafakası ve manevi tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Kadın Talebi: Kadın vekili; kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, tedbir nafakası, aleyhe hükmedilen manevi tazminat ile reddedilen maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Antalya 6. Aile Mahkemesi, tarafları eşit kusurlu kabul ederek asıl ve birleşen davanın kabulüne, tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına 1.000,00 TL tedbir nafakası ile 4.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar vermiştir. İstinaf Kararı: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, erkeğe yüklenen sadakatsizlik kusurunu sabitleyemeyip kusur olmaktan çıkarmış; erkeğe tehdit, hakaret ve abonelik iptali kusurlarını yüklemiş, kadının sadakatsizliğinin süregelen nitelikte olduğu gerekçesiyle kadını ağır kusurlu bularak kadının yoksulluk nafakasını reddetmiş ve erkek yararına 100.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadına yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığını, gerçekleşen diğer kusurlarla birlikte değerlendirildiğinde tarafların eşit kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Eşit kusurlu eş lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği (TMK m. 174) ve eşit kusurlu kadının yoksulluk nafakası şartlarının (TMK m. 175) araştırılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kusur belirlemesi, erkek lehine tazminat ve kadının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| Affedilen Eylemlerin Kusur Sayılamayacağı ve Yoksulluk Nafakası Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 9 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı kadın, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile lehine yoksulluk nafakası ve tazminat verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi boşanma davasının kabulünü talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince erkek tam kusurlu bulunarak davasının reddine, kadının davasının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise erkeğin mesaj atarak barışma isteğinin af sayılmayacağı, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davası da kabul edilerek kadının nafaka ve tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin mesaj kayıtlarında eşini sevdiğini ve af dilediğini belirterek kadının önceki davranışlarını affettiğini, affedilen davranışların kusur yüklenemeyeceğini ve erkeğin tam kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Kadının boşanma davası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden erkeğin boşanma davası konusuz kalmış olup karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, tam kusurlu erkek karşısında kadına yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve maddi tazminat (TMK m. 174/1) ödenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Şiddet Dışındaki Dayanılmayan Vakıaların Kusur Sayılamayacağı ve Tazminat Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 18 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedenine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı erkek, eşinin şiddet uyguladığı iddiasıyla boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı kadın, iddiaları reddederek davanın reddini, boşanmaya karar verilmesi halinde lehine tazminat ve nafaka verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince, tarafların karşılıklı hakaret ettiği, kadının agresif, kıskanç olduğu, kocasını bıçakla yaraladığı; erkeğin ise başka kadınlarla gezdiği ve ailesine bakmadığı gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş, kadının tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacı erkeğin dilekçesinde yalnızca şiddet vakıasına dayandığını, dayanılmayan vakıaların kusur yüklenemeyeceğini (HMK m. 25/1) belirtmiştir. Erkeğin gerçekleşen kusurlarının kadına nazaran daha ağır olduğunu, erkeğin ağır kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek kadın lehine maddi ve manevi tazminat verilmesi, yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi ve re'sen tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı davalı kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| İştirak Olarak Adlandırılan Yoksulluk Nafakası Ve Tazminat İsteminde Karar Verilmesi Zorunluluğu | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 7 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma, Nafakalar ve Tazminat Davası Davacı (Kadın) Talebi: Kadın eş, kendisi ve çocukları için nafaka isteyerek bunun boşanma kararı sonrasında da devam etmesini, ayrıca 30.000 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir. Davalı (Erkek) Talebi: Erkek eş karşı boşanma davası açarak davanın kabulünü savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece karşı davanın kabulüne karar verilmiş, kadının kendisi için talep ettiği nafaka iştirak nafakası olarak adlandırıldığı gerekçesiyle yoksulluk nafakası bulunmadığı kabul edilmiş ve manevi tazminat talebi hakkında karar verilmemiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, olayları açıklamanın taraflara hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğunu hatırlatmıştır. Kadının kendisi için boşanma sonrasında devam edecek nafaka talebinin yoksulluk nafakası niteliğinde olduğunu, yanlış adlandırmanın istem bulunmadığı şeklinde yorumlanamayacağını ve istenen manevi tazminat hakkında olumlu/olumsuz karar verilmemesini usule aykırı bularak kararı BOZMUŞTUR. |
| Düzenli Geliri Bulunan Kadın Lehine Yoksulluk Nafakasına Hükmedilemeyeceği Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 7 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedenine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı kadın eş, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek eş vekili, davanın reddini ve tazminat ile nafaka taleplerinin haksız olduğunu savunarak kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve kadın lehine yoksulluk nafakası ile tazminatlara hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yapılan araştırmada davacı kadının gassal olarak çalışıp aylık 52.000,00 TL düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğunun anlaşıldığını, bu durumda boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğinden kadın lehine yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını yoksulluk nafakası yönünden davalı erkek yararına BOZMUŞ, sair temyiz itirazlarını ise ONAMIŞTIR. |