Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Gerekçede Çelişki Bulunmasının Bozma Sebebi Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 9 |
Oku
Dava Türü: Zina, Onur Kırıcı Davranış ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedenlerine Dayalı Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; tarafların yurt dışı tatiline giderek aynı odada kalmaları sebebiyle önceki olayları affettikleri gerekçesiyle zina ve onur kırıcı davranışa dayalı davaların reddine; diğer yandan güven sarsıcı davranışlar ve ağır hakaretler sebebiyle tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahkemenin hem tarafların birbirini affettiği gerekçesiyle özel boşanma davalarını reddetip hem de aynı davranışlara dayanarak tarafları eşit kusurlu sayıp genel sebepten boşanmaya karar vermesini çelişkili bulmuştur. Anayasa m. 141/3 ve HMK m. 297 gereğince kararın somut ve çelişkisiz gerekçelendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü sırf bu gerekçe çelişkisi sebebiyle BOZMUŞTUR. |
| Hakimin Sorumluluğunda Davanın İlgili Hakime İhbar Edilmesi Zorunluluğu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 6 |
Oku
Dava Türü: HMK 46 Maddesi Uyarınca Hakimin Yargılama Faaliyetinden Dolayı Tazminat Davacı Talebi: Davacı, Aile Mahkemesince verilen boşanma ve tazminat kararlarında hakimin taraflı davrandığını ileri sürerek 800.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Maliye Hazinesi vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve HMK 46'daki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada HMK 46'daki sebeplerin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve disiplin para cezasına karar vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, duruşmalı inceleme talebini reddettikten sonra; Devlet aleyhine açılan tazminat davasının HMK 48/2 maddesi gereğince kararı veren ilgili hakime resen ihbar edilmesi gerektiğini, bu yasal gereklilik yerine getirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Özel Daire kararını BOZMUŞTUR. |
| Reşit Olmadan Önce İşlenen Suç Kayıtları Esas Alınarak Sözleşme Feshi Yapılamaz Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: Uzman Erbaş Sözleşmesinin Feshi İşleminin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin 7315 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı İdare Cevabı: Davalı idare vekili, davacı hakkındaki adli kayıtlar ve güvenlik soruşturması olumsuzluğu nedeniyle işlemin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince, davacının reşit olmadan önce işlediği cinsel ilişki ve tehdit suçlarından verilen HAGB kararının askerlik hizmetiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunu reddetmiştir. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca 18 yaşından küçüklerle ilgili adli sicil kayıtlarının idari makamlara bildirilemeyeceğini ve temin edilemeyeceğini belirterek, hukuken elde edilmesi mümkün olmayan çocukluk dönemi kayıtlarına dayanılarak tesis edilen fesih işleminde hukuka uyarlık görmemiş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |