Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Adli Para Cezasından Çevrilen Hapiste Firar Edenlerin Kapalıya İadesi Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 15 |
Oku
Süreç ve İnfaz Kararı: Adli para cezasından çevrilme hapis cezasını doğrudan açık ceza infaz kurumunda infaz etmekte iken firar eden hükümlü hakkında Ceza İnfaz Kurumu tarafından kapalı kuruma iade kararı verilmiş ve İnfaz Hakimliğinin onayına sunulmuştur. İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi Kararı: İzmir 1. İnfaz Hakimliği, adli para cezasından çevrilen hapis cezalarının infazına doğrudan açık cezaevinde başlandığını, doğrudan açığa gönderilenlerin kapalıya iade edileceğine dair açık hüküm bulunmadığını belirterek talebi reddetmiştir. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi de yapılan itirazı reddetmiştir. Yargıtay Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, adli para cezasından dönüştürülüp doğrudan açık cezaevinde infaza başlanan hükümlülerin firar etmesi halinde kapalı cezaevine gönderileceğine dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığını, ceza hukukunda sanık/hükümlü aleyhine kıyas yasağı ilkesinin geçerli olduğunu belirterek Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebinin REDDİNE karar vermiştir. |
| Denetimli Serbestlikteyken Tutuklanan Hükümlünün Kapalı Cezaevine İadesi Yargıtay Kararı | Yargıtay 6. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 16 |
Oku
Davacı/Hükümlü Talebi: Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilmekte olan hükümlünün, başka bir suçtan tutuklanması üzerine kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi gerekip gerekmediğine ilişkin talep değerlendirilmiştir. Mahkeme Süreci ve İtiraz: İskenderun İnfaz Hakimliği, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine yer olmadığına karar vermiş; bu karara yapılan itiraz İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 5275 sayılı Kanun'un 105/A-7 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanırken CMK 100 uyarınca tutuklama kararı verilen hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İtirazın kabulü yerine reddedilmesini kanuna aykırı bularak İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Beraat Eden Sanığın Haksız Tutuklama Tazminatı Hakkı Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından tutuklandığını, yargılama neticesinde kasten öldürme suçundan beraat ettiğini, kasten yaralama eylemlerinden ise düşme ve HAGB kararları verildiğini belirterek haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, davanın yasal şartlarının oluşmadığını savunarak reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, ceza davasında verilen beraat kararı ile birlikte tutuklamanın haksız hale geldiğini ve kasten yaralama suçları yönünden CMK'nın 100/4. maddesi uyarınca tutuklama yasağı bulunmasına rağmen tutuklama yapıldığını tespit etmiştir. CMK'nın 141/1-a maddesindeki şartların oluştuğunu belirterek makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddedilmesini kanuna aykırı bulmuş ve hükmü BOZMUŞTUR. |
| Yol Tutuklamasında Makul Süre Aşımı ve Tazminat İstemi Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, hakkında çıkarılan yakalama kararına istinaden gözaltına alındıktan sonra yol tutuklaması kararıyla cezaevine konulduğunu, bir saatlik mesafedeki esas mahkemesine 12 gün boyunca çıkarılmadığını ve en kısa sürede hakim huzuruna çıkarılmadığını belirterek Hazine'den 2.000 TL tazminat talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, tazminat istemine konu ceza davasının derdest olduğunu ve haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, tazminat istemine konu ceza davasının henüz sonuçlanmadığı (derdest olduğu), tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahkumiyet halinde cezadan mahsubunun mümkün olduğu ve derdest davalarda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açılamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, CMK 141/1 maddesinde yer alan bazı koruma tedbiri ihlallerinde (yakalama, makul sürede hakim önüne çıkarılmama gibi) davanın esası hakkında karar verilmesinin veya hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığını belirtmiştir. Yakalandığı yer ile mahkemenin bulunduğu yer arası 1 saatlik mesafe olmasına rağmen sanığın 12 gün boyunca cezaevinde tutulmasının makul süre olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Örgütsel Saikle Tahliye Kararı Verilmesi Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 16 |
Oku
Suç Türü: Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257/1) Sanık Talebi / Temyiz Sebepleri: Sanık hâkim, nöbetçi olduğu gün usulsüz dinleme iddiasıyla tutuklu bulunan polis memurları hakkında verdiği tahliye kararının hukuki takdir hakkı kapsamında olduğunu, örgüt talimatıyla hareket etmediğini ve beraat etmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararını temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, sanık hâkimin görevi kötüye kullanma suçundan TCK'nın 257/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/1-5 maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ve hak yoksunluğu ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Ceza Genel Kurulu, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunmasını, usulsüz dinleme suçundan tutuklanan polis memurlarını Kurban Bayramı nöbetinde örgütsel saikle tahliye etmesini takdir hakkı kapsamında değerlendirmemiştir. Delillerin takdirinde keyfilik göstererek şüphelilere menfaat sağladığını ve görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini belirten Ceza Genel Kurulu, Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararının ONANMASINA karar vermiştir. |
| Bizzat Davalının İkrarını Duyan Komşu Tanığın Beyanı İle Ziynet Alacağının İspatı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 19 |
Oku
Dava Türü: Ziynet Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, dava konusu ziynet eşyalarının davalı koca tarafından elinden alındığını belirterek aynen iadesini veya bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı koca, ziynet eşyalarının kadın tarafından götürüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince, ziynet eşyalarının kadının üzerinde bulunmasının olağan olduğu ve kadının aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kural olarak ziynetlerin kadının üzerinde olduğunun kabul edildiğini ancak somut olayda dinlenen komşu tanığın 'davalının ziynetleri kendisinin aldığını beyan ettiğini' aktardığını belirtmiştir. Tanığın aktarımının duyuma değil bizzat davalının ikrarına dayandığı ve kadının iddiasını ispatladığı gözetilerek davanın kabulü gerekirken reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |
| Sağlık Raporları Arasındaki Çelişki Nedeniyle Ceza Ehliyetinin Üst Kurulca Tespiti Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Suç Türü: Nitelikli Kasten Öldürme Sanık Müdafii Talebi: Sanık müdafii, sanığın zeka geriliği rahatsızlığı sebebiyle Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini ve illiyet bağı bulunmadığından eylemin kasten yaralama olarak değerlendirilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında TCK 82/1-d, 62 uyarınca müebbet hapis cezası verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, hastane sağlık kurul raporunda sanığa 'zeka geriliği' tanısı konularak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azaldığı belirtilmesine karşın Adli Tıp İhtisas Kurulunca ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiğini, raporlar arasında açık çelişki bulunduğunu belirtmiştir. TCK'nın 32. maddesi kapsamında sanığın akıl hastalığı ve ceza ehliyeti durumunun Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınarak netleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Faydalanma Amacı Olmadan Cep Telefonu Kırma Eyleminin Yağma Suçunu Oluşturmayacağı Kararı | Yargıtay 6. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Suç Türü: Nitelikli Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Sanık ve Katılan Talebi: Sanık müdafii; suça konu telefonun kıskançlık tartışmasında kırıldığını, faydalanma amacı olmadığını belirterek beraat istemiş; Katılan kurum vekili ise cezanın alt sınırdan uzaklaşarak verilmesi ve vekalet ücreti yönünden kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan davanın düşmesine, hürriyetten yoksun kılma suçundan beraate karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kararlar kaldırılarak sanığın nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yağma suçunun oluşabilmesi için 'faydalanma kastı' (mal edinme, sahiplenme veya ekonomik yarar sağlama) bulunması gerektiğini, kıskançlık tartışmasında telefonun duvara vurularak kırılmasında bu kastın bulunmadığını; ayrıca hürriyetten yoksun kılma suçunun da sübut bulmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Eczanede Reçetesiz İlaç Satılması Nedeniyle Uyuşturucu Ticareti Suçundan Mahkumiyet Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 13 |
Oku
Suç Türü: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suçu Sanık ve Savcı Talebi: Sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı; sanığın suç kastının bulunmadığını, delillerin yetersiz olduğunu ve üzerine atılı suçu işlemediğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanık eczacının sattığı hapsin suistimal edilip edilmeyeceğini bilemeyeceği ve suç kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise yüksek dozda uyuşturucu etkisi doğuran Lyrica isimli ilacın reçetesiz, sistem kayıtlarına girmeden ve kasa hesabına dahil edilmeden nakit satılması sebebiyle beraat kararı kaldırılarak sanığın TCK 188/3, 188/6, 188/8, 62 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine göre beyaz reçeteye tabi pregabalin etkin maddeli ilacın eczacı tarafından reçetesiz ve kayıt dışı satılamayacağını, sanığın mesleği gereği bu durumu bildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. |
| Affedilen Eylemlerin Kusur Sayılamayacağı ve Yoksulluk Nafakası Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı kadın, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile lehine yoksulluk nafakası ve tazminat verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi boşanma davasının kabulünü talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince erkek tam kusurlu bulunarak davasının reddine, kadının davasının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise erkeğin mesaj atarak barışma isteğinin af sayılmayacağı, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davası da kabul edilerek kadının nafaka ve tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin mesaj kayıtlarında eşini sevdiğini ve af dilediğini belirterek kadının önceki davranışlarını affettiğini, affedilen davranışların kusur yüklenemeyeceğini ve erkeğin tam kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Kadının boşanma davası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden erkeğin boşanma davası konusuz kalmış olup karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, tam kusurlu erkek karşısında kadına yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve maddi tazminat (TMK m. 174/1) ödenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |