Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Erkeğin Kadının Özel Hayatına İlişkin Görüntüleri İfşa Etmesine Rağmen Boşanmaya Neden Olaylarda Kadının Ağır Kusurlu Sayılmasının Usule Uygun Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 8 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek ve davalı-davacı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle karşılıklı boşanma ile tazminat, velayet ve nafaka taleplerinde bulunmuşlardır. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davalarının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, erkeğin kadının özel hayatına ilişkin görüntüleri ifşa etmek suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğini tespit etmekle birlikte, genel kusur değerlendirmesinde kadının yine de ağır kusurlu olduğunu kabul ederek hüküm kurmuştur. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesi, velayet, nafaka ve tazminatlara ilişkin kararını usul ve kanuna uygun bularak kararın ONANMASINA karar vermiştir. |
| Üvey Çocuğa Kötü Davranan Ve Eşine Para Vermeyerek Ekonomik Şiddet Uygulayan Erkeğe Karşı Açılan Boşanma Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 3 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Cevap ve Savunma: Davalı erkek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davacı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davalı erkeğin, eşinin önceki evliliğinden olan çocuğuna kötü davrandığını ve evin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla eşine para vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığını tespit etmiştir. Bu durumun evlilik birliğini çekilmez kıldığı ve kadının dava açmakta haklı olduğu belirtilerek, davanın reddi kararı bozulmuş ve boşanmaya karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
| Eşini Sürekli Boşanmakla Tehdit Eden Erkeğin Kusurlu Olduğu Ve Kadının Açtığı Boşanma Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 7 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın boşanma davası açmış; davalı-karşı davacı erkek de karşı boşanma davası açarak tarafların boşanmalarını talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davacı-karşı davalı kadın asıl davasının kabulünü ve karşı davanın reddini savunarak kararı temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı erkeğin davasının ise kabulüne karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davacı-karşı davalı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin eşini sürekli olarak boşanmakla tehdit ettiğini ve bu sebeple boşanmaya yol açacak derecede kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Kadının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek davasının kabulü gerekirken reddedilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuş, hüküm kadın yararına BOZULMUŞTUR. |
| Eşine Fiziksel Şiddet Uygulayan Ve Baskıcı Davranan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 6 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Cevap ve Savunma: Davalı erkek, davanın reddini ve taraf kusurlarının değerlendirilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş, kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine hükmedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davacı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığını ve baskıcı davranışlarda bulunduğunu tespit etmiştir. Erkeğin davacı kadına göre ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların eşit kusurlu sayılması ve kadın lehine TMK m. 174/1-2 uyarınca tazminata hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı bulunmuş, karar kadın yararına BOZULMUŞTUR. |
| Boşanma Davasında Kadının Baba Evine Sığınması Halinde Yerleşim Yeri Mahkemesinin Yetkili Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 5. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 14.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Cevap ve İlk İtiraz: Davalı erkek, süresi içinde yetki ilk itirazında bulunarak tarafların dava açılmadan önce KKTC'de ve öncesinde Adana'da ikamet ettiklerini, MÖHUK m. 41 uyarınca yetkili mahkemenin Adana Aile Mahkemeleri olduğunu beyan etmiş ve davanın yetkisizlikten reddini savunmuştur. Mahkemelerin Yetkisizlik Kararları: İslahiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla), tarafların Kıbrıs'tan önceki son ikametgahlarının Adana olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Adana 9. Aile Mahkemesi ise dava tarihi itibarıyla kadının adres kayıt sistemindeki yerleşim yerinin İslahiye olduğunu, sığındığı baba evi adresinin boşanma davasında yetkili mahkeme sayılması gerektiğini belirterek karşı yetkisizlik kararı vermiştir. Yargı Yeri Belirlenmesi ve Yargıtay Kararı: Olumsuz yetki uyuşmazlığı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Hukuk Dairesi; dava tarihi itibarıyla yerleşim yeri İslahiye olan davacının davasını TMK m. 168/1 maddesine uygun olarak kendi yerleşim yerinin bulunduğu mahkemede açarak yetkili mahkemeyi seçtiğini tespit etmiştir. Bu gerekçeyle İslahiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi sıfatıyla) yargı yeri olarak belirlenmesine kesin olarak karar verilmiştir. |
| Uzlaştırma Teklifinin Telefonla Yapılamayacağı Ve Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadan İletişim Kurulamadığından Bahisle Uzlaşmanın Sağlanamadığına Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 6. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 14.09.2026 | 14 |
Oku
Dava ve Talep: Tehdit suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK m. 106/1-1 uyarınca açılan davada Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma ihbarında bulunulmuştur. Cevap ve Savunma: Dosya kapsamında kanun yararına bozma ihbarına ilişkin işlemler yürütülmüştür. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının TCK m. 58/6 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi; uzlaştırmacı tarafından sanığa telefon ile ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosunca gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edilmesi gerekçesiyle uzlaşma sağlanamadığına dair rapor düzenlenmesini hukuka aykırı bulmuştur. Uzlaştırma teklifinin telefonla yapılması imkanının bulunmadığı, taraflara öncelikle açıklamalı ihtar içeren tebligat yapılması, tebligatın dönmesi halinde ise MERNİS şerhi verilerek Tebligat Kanunu m. 21/2 uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın kanun yararına bozma sonucu kesinleşme tarihinin değişmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ifade edilmiş ve karar sanık yararına BOZULMUŞTUR. |
| Eşine Erkek Diye Hitap Eden Fiziksel Özellikleriyle Aşağılayan Ve Ters İlişkiye Zorlayan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 13.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın ve davalı-karşı davacı erkek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak karşılıklı boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunarak kararları temyiz etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek karşılıklı boşanmalarına karar verilmiş, eşit kusur tespiti nedeniyle kadının maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının ceza davasındaki şikayetinden vazgeçmesinin eşini cezadan kurtarma amaçlı olduğunu ve af niteliğinde sayılamayacağını belirtmiştir. Ayrıca erkeğin eşine 'oğlum' diye hitap ettiği, 'popon sepet gibi' diyerek fiziksel özellikleri üzerinden aşağıladığı ve eşini ters ilişkiye zorladığı tespit edilmiştir. Bu eylemler sebebiyle erkeğin ağır kusurlu olduğu, kadının kişilik haklarının saldırıya uğradığı kabul edilerek kadın lehine TMK m. 174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararı tazminatlar yönünden kadın yararına bozulmuştur. |
| Hafta Tatiline Denk Gelen Çalışmanın Fazla Çalışma Hesabından Dışlanması Gerektiği Ve Mükerrer Ödemeye Yol Açılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 13.09.2026 | 20 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı vekili, davacının işi bıraktığını, feslin haklı nedene dayandığını, alacakların zamanaşımına uğradığını ve fazla çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince fesih haksız kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi istinaf taleplerini kabul ederek davanın kabulüne yeniden karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Davalı vekili kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; haftanın 7 günü çalışmanın kabul edildiği durumlarda, hafta tatiline denk gelen günlerdeki 7,5 saatlik çalışmanın hafta tatili alacağı olarak hüküm altına alındığını, aynı çalışma süresinin ayrıca fazla çalışma hesabına katılarak mükerrer ödemeye sebebiyet verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Hafta tatiline denk gelen 7,5 saatlik sürenin fazla çalışma hesabından düşülmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı yararına BOZMUŞTUR. |
| Menfi Tespit Davasında Taraf Olmayan Üçüncü Kişileri Etkileyecek Şekilde İhtiyati Tedbir Kararı Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 19. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 13.09.2026 | 19 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, davalıdan alınan tuğlaların ayıplı çıkması sebebiyle verilen çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, çekin icraya konulmaması için İİK m. 72 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ayıplı mal nedeniyle oluşan zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı vekili ayıp ihbarının süresinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı ve İtiraz: Mahkemece çek dayanak yapılarak açılacak takipların durdurulmasına tedbiren karar verilmiştir. Çeki takibe koyan yetkili hamil konumundaki dava dışı 3. kişi tedbir kararına itiraz etmiştir. Mahkemece teminat alınmış olması ve yargılamanın sürmesi gerekçesiyle 3. kişinin tedbire itirazı reddedilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Dava dışı 3. kişi vekili reddedilen itiraz kararını temyiz etmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasının tarafı olmayan 3. kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini vurgulayarak, 3. kişinin tedbire itirazının reddedilmesini usul ve kanuna aykırı bularak kararı BOZMUŞTUR. |
| Başkasının Telefonundaki Arama Kayıtlarına Rıza Dışında Bakma Eyleminin Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Değil Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 13.09.2026 | 15 |
Oku
Dava ve Şikayet: Katılan vekili; sanığın katılan ile bir dönem duygusal birliktelik yaşadığını, katılanın hazırlandığı sırada rızası dışında cep telefonunu alarak arama kayıtlarına baktığını belirterek sanık hakkında kamu davası açıldığını ve cezalandırılması gerektiğini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Sanık ikrar içeren savunmasında cep telefonundaki arama kayıtlarına baktığını kabul etmiş; suç kastının olmadığını savunmuştur. İlk Derece Kararı: Asliye Ceza Mahkemesi, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu ve sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle TCK m. 244/4 yerine CMK m. 223/2-a-e maddeleri uyarınca sanığın beraatine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; haberleşme kayıtlarının (kimle, ne zaman, ne kadar süre görüşüldüğü) haberleşme içeriği olmayıp kişisel veri niteliğinde olduğunu belirterek, rıza dışı arama kayıtlarına bakan sanık hakkında TCK m. 136/1 uyarınca verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Beraat kararını hukuki nitelendirmede yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle oy çokluğuyla bozmuştur. |