Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Örgütsel Saikle Tahliye Kararı Verilmesi Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 23 |
Oku
Suç Türü: Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257/1) Sanık Talebi / Temyiz Sebepleri: Sanık hâkim, nöbetçi olduğu gün usulsüz dinleme iddiasıyla tutuklu bulunan polis memurları hakkında verdiği tahliye kararının hukuki takdir hakkı kapsamında olduğunu, örgüt talimatıyla hareket etmediğini ve beraat etmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararını temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, sanık hâkimin görevi kötüye kullanma suçundan TCK'nın 257/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/1-5 maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ve hak yoksunluğu ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Ceza Genel Kurulu, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunmasını, usulsüz dinleme suçundan tutuklanan polis memurlarını Kurban Bayramı nöbetinde örgütsel saikle tahliye etmesini takdir hakkı kapsamında değerlendirmemiştir. Delillerin takdirinde keyfilik göstererek şüphelilere menfaat sağladığını ve görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini belirten Ceza Genel Kurulu, Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararının ONANMASINA karar vermiştir. |
| Bizzat Davalının İkrarını Duyan Komşu Tanığın Beyanı İle Ziynet Alacağının İspatı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 25 |
Oku
Dava Türü: Ziynet Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, dava konusu ziynet eşyalarının davalı koca tarafından elinden alındığını belirterek aynen iadesini veya bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı koca, ziynet eşyalarının kadın tarafından götürüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince, ziynet eşyalarının kadının üzerinde bulunmasının olağan olduğu ve kadının aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kural olarak ziynetlerin kadının üzerinde olduğunun kabul edildiğini ancak somut olayda dinlenen komşu tanığın 'davalının ziynetleri kendisinin aldığını beyan ettiğini' aktardığını belirtmiştir. Tanığın aktarımının duyuma değil bizzat davalının ikrarına dayandığı ve kadının iddiasını ispatladığı gözetilerek davanın kabulü gerekirken reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |
| Sağlık Raporları Arasındaki Çelişki Nedeniyle Ceza Ehliyetinin Üst Kurulca Tespiti Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 19 |
Oku
Suç Türü: Nitelikli Kasten Öldürme Sanık Müdafii Talebi: Sanık müdafii, sanığın zeka geriliği rahatsızlığı sebebiyle Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini ve illiyet bağı bulunmadığından eylemin kasten yaralama olarak değerlendirilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında TCK 82/1-d, 62 uyarınca müebbet hapis cezası verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, hastane sağlık kurul raporunda sanığa 'zeka geriliği' tanısı konularak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azaldığı belirtilmesine karşın Adli Tıp İhtisas Kurulunca ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiğini, raporlar arasında açık çelişki bulunduğunu belirtmiştir. TCK'nın 32. maddesi kapsamında sanığın akıl hastalığı ve ceza ehliyeti durumunun Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınarak netleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Faydalanma Amacı Olmadan Cep Telefonu Kırma Eyleminin Yağma Suçunu Oluşturmayacağı Kararı | Yargıtay 6. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Suç Türü: Nitelikli Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Sanık ve Katılan Talebi: Sanık müdafii; suça konu telefonun kıskançlık tartışmasında kırıldığını, faydalanma amacı olmadığını belirterek beraat istemiş; Katılan kurum vekili ise cezanın alt sınırdan uzaklaşarak verilmesi ve vekalet ücreti yönünden kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan davanın düşmesine, hürriyetten yoksun kılma suçundan beraate karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kararlar kaldırılarak sanığın nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yağma suçunun oluşabilmesi için 'faydalanma kastı' (mal edinme, sahiplenme veya ekonomik yarar sağlama) bulunması gerektiğini, kıskançlık tartışmasında telefonun duvara vurularak kırılmasında bu kastın bulunmadığını; ayrıca hürriyetten yoksun kılma suçunun da sübut bulmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Eczanede Reçetesiz İlaç Satılması Nedeniyle Uyuşturucu Ticareti Suçundan Mahkumiyet Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Suç Türü: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suçu Sanık ve Savcı Talebi: Sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı; sanığın suç kastının bulunmadığını, delillerin yetersiz olduğunu ve üzerine atılı suçu işlemediğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanık eczacının sattığı hapsin suistimal edilip edilmeyeceğini bilemeyeceği ve suç kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise yüksek dozda uyuşturucu etkisi doğuran Lyrica isimli ilacın reçetesiz, sistem kayıtlarına girmeden ve kasa hesabına dahil edilmeden nakit satılması sebebiyle beraat kararı kaldırılarak sanığın TCK 188/3, 188/6, 188/8, 62 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine göre beyaz reçeteye tabi pregabalin etkin maddeli ilacın eczacı tarafından reçetesiz ve kayıt dışı satılamayacağını, sanığın mesleği gereği bu durumu bildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. |
| Affedilen Eylemlerin Kusur Sayılamayacağı ve Yoksulluk Nafakası Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı kadın, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile lehine yoksulluk nafakası ve tazminat verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi boşanma davasının kabulünü talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince erkek tam kusurlu bulunarak davasının reddine, kadının davasının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise erkeğin mesaj atarak barışma isteğinin af sayılmayacağı, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davası da kabul edilerek kadının nafaka ve tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin mesaj kayıtlarında eşini sevdiğini ve af dilediğini belirterek kadının önceki davranışlarını affettiğini, affedilen davranışların kusur yüklenemeyeceğini ve erkeğin tam kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Kadının boşanma davası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden erkeğin boşanma davası konusuz kalmış olup karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, tam kusurlu erkek karşısında kadına yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve maddi tazminat (TMK m. 174/1) ödenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Uzun Süreli Haksız Tutuklama Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 19 |
Oku
Dava Türü: Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat (CMK 141 vd.) Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin uyuşturucu ticareti suçundan 2604 gün haksız yere gözaltında ve tutuklu kaldığını, yargılamanın yenilenmesi sonucu beraat ettiğini belirterek 3.000.000 TL maddi ve 3.000.000 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, davanın reddini, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunmuştur. İlk Derece ve Bozma Süreci: İlk Derece Mahkemesince verilen kararın manevi tazminat miktarının azlığı sebebiyle Yargıtay tarafından bozulması üzerine; Mahkemece bozmaya uyularak davacı lehine 1.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Maddi tazminat yönünden bozma öncesi karar verilmiş ancak ikinci kararda açıkça hüküm kurulmamıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bozma sonrası maddi tazminat hakkında yeniden yazılı bir karar kurulmamış olmasının mahallinde her zaman verilebilecek bir karar olduğunu kabul etmiş; 2604 günlük tutukluluk süresi, tutuklama tarihi ve hak nesafet ilkeleri dikkate alındığında 1.000.000 TL manevi tazminatın makul olduğunu belirterek yerel mahkeme kararlarını ONAMIŞTIR. |
| Şirket Mülkiyetinin Boşaltılması ve Kötüniyetli Faaliyet Nedeniyle Limited Şirketin Feshi Kararı | Yargıtay 11. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: Haklı Nedenlerle Limited Şirketin Feshi, Kar Payı ve Sermaye Payının Tahsili Davacı Talebi: Davacı %50 ortak, diğer ortağın şirketi boşalttığını, eşi adına rakip şirket kurdurarak müşteri portföyünü ve şirket faaliyetlerini bu şirkete aktardığını, bilgi ve defterlere erişimini engellediğini ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshine, kar payı ve sermaye payının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı şirket vekili, davacının şirketi zarara uğrattığını, kar payı dağıtım kararı bulunmadığını ve iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Asliye Ticaret Mahkemesince; davalı şirket yöneticisinin eşi adına şirket kurdurup faaliyetleri buraya yönlendirmesi, şirketi gayrifaal hale getirmesi haklı fesih sebebi kabul edilerek feshine ve tasfiyesine; genel kurul kararı olmaması sebebiyle kar payı talebinin reddine karar verilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin çekilmez derece zedelendiği ve şirketin işlemez hale getirildiği gerekçesiyle verilen fesih ve tasfiye kararını usul ve yasaya uygun bularak ONAMIŞTIR. |
| Uyuşturu Madde Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık ve Ceza Tayini Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Suç Türü: Uyuşşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma Suçu Sanıklar Talebi / Temyiz Sebepleri: Sanıklar müdafileri; suçun unsurlarının oluşmadığını, delillerin hukuka aykırı toplandığını, aramanın usulsüz olduğunu, etkin pişmanlık indirim oranının yetersiz olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Ağır Ceza Mahkemesince sanık ... hakkında TCK 188/3, 188/4-a, 62/1 uyarınca 15 yıl hapis ve 45.000 TL adli para cezası; sanık ... hakkında ise etkin pişmanlık uygulanarak TCK 188/3, 188/4-a, 192/3, 58 uyarınca 12 yıl hapis ve 36.000 TL adli para cezası verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, önleme araması kararı, olay ve arama tutanakları ile ele geçirilen uyuşdurucu maddelerin sübut için yeterli olduğunu, sanık ... hakkında diğer sanığın suçunun ortaya çıkarılmasına yardım etmesi sebebiyle 1/3 oranında etkin pişmanlık indirimi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümleri ONAMIŞTIR. |
| İrade Fesadı ve Aşamalı Hak Kaybına Yol Açan İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının Geçersizliği Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının İptali (Geçersizliğinin Tespiti) Davası Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, müvekkilinin psikolojik rahatsızlığı (anksiyete ve depresif bozukluk) ve kullandığı ilaçların ağır yan etkileri altında bulunduğu gün işveren tarafından apar topar arabulucuya götürüldüğünü, fahiş oranda eksik ödemeyi içeren arabuluculuk tutanağının gabin ve irade fesadı nedeniyle iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, davacının kendi isteğiyle çalışmak istemediğini, sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü ve davacının rahatsızlığının iradesini sakatlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, fesih tarihi ile arabuluculuk tutanağının aynı gün düzenlendiği, işçiye düşünme süresi verilmediği, makul yarar sağlanmadığı gerekçesiyle tutanağın geçersizliğine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince işverenin dayatmasıyla aynı gün süreç yürütüldüğü, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, arabuluculuğun salt işçinin dava açmasını engellemek amacıyla kullanılamayacağını belirterek kararı ONAMIŞTIR. |