Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Zina Veya Hayata Kast Dışındaki Boşanmada Katılma Alacağının Azaltılamayacağı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 26 |
Oku
Dava Türü: Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Artık Değere Katılma Alacağı Davacı Talebi: Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen mallar nedeniyle 55.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, malların kendi kazancı ile alındığını ve TMK 236/2 maddesi gereğince davacının katılma alacağı alamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, boşanma davasının davacının ağır kusuru nedeniyle sonuçlandığı gerekçesiyle TMK 236/2 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 236/2 maddesindeki katılma alacağının azaltılması veya kaldırılması kuralının sadece Zina (TMK m. 161) veya Hayata Kast (TMK m. 162) nedeniyle verilen boşanma kararlarında uygulanabileceğini, temelden sarsılma veya haysiyetsiz hayat sürme gerekçeli boşanmalarda bu maddenin uygulanamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Zina Eyleminin Devam Etmesi Ve Hak Düşürücü Sürenin Hesaplanması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma ve Birleşen Zina Nedeniyle Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı erkek, boşanma ve fer'ilerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Talebi: Davalı-davacı kadın, karşı boşanma davası ve birleşen davada kocasının başka bir kadınla yaşaması sebebiyle zina (TMK m. 161) hukuki sebebine dayalı boşanma kararı verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkesi Kararı: Mahkemece erkeğin davanın reddine, kadının karşı boşanma davasının kabulüne, zina sebebine dayalı birleşen davanın ise 6 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının güven sarsıcı hareketlerine karşılık erkeğin de şiddet uyguladığını belirterek erkeğin boşanma davasının kabulü gerektiğini belirtmiştir. Zina davası yönünden ise, erkeğin birlikte yaşadığı kadından evlilik dışı çocuk sahibi olduğu, doğum tarihi ve tanık beyanlarına göre zina eyleminin devam ettiği, dolayısıyla davanın 6 aylık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldığından zina sebebine dayalı davanın da kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Sonrası Öğrenilen Soybağının Reddinde Görevli Mahkeme Kararı Ve Tazminat Davası | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 13 |
Oku
Dava Türü: Anlaşmalı Boşanma Sonrası Haksız Fiile Dayalı Manevi Tazminat Davacı Talebi: Davacı, anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra evlilik birliği içinde doğan çocuğun kendisinden olmadığını öğrenerek soybağının reddi davası açtığını ve davanın kabul edildiğini, bu durum nedeniyle kişilik haklarının ağır şekilde saldırıya uğradığını ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı, iddiaları reddederek aldatma bulunmadığını ve çocuğun ortak çocuk olduğunu savunup davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla), TMK 174/2 gereğince davalının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 6.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar vermiştir. Özel Daire Bozma Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı boşandıklarını, boşanmadan sonra boşanma sebebiyle tazminat istenemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Direnme Kararı: İlk Derece Mahkemesi, çocuğun soybağının boşanmadan sonra reddedildiğini, bilinmeyen bir vakıadan vazgeçilmiş sayılamayacağını ve davanın boşanmanın fer'i değil haksız fiile dayalı manevi tazminat olduğunu belirterek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanma kararından sonra ortaya çıkan ve kesinleşen soybağının reddine dayalı manevi tazminat talebinin TMK 174/2 anlamında boşanmanın fer'i niteliğinde olmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine dayandığını belirterek davanın Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiğinden direnme kararını bu Değişik Gerekçeyle BOZMUŞTUR. |
| Düzenli Geliri Bulunan Kadın Lehine Yoksulluk Nafakasına Hükmedilemeyeceği Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedenine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı kadın eş, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek eş vekili, davanın reddini ve tazminat ile nafaka taleplerinin haksız olduğunu savunarak kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve kadın lehine yoksulluk nafakası ile tazminatlara hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yapılan araştırmada davacı kadının gassal olarak çalışıp aylık 52.000,00 TL düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğunun anlaşıldığını, bu durumda boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğinden kadın lehine yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını yoksulluk nafakası yönünden davalı erkek yararına BOZMUŞ, sair temyiz itirazlarını ise ONAMIŞTIR. |
| Yetim Aylığı Kesilmesine Karşı Açılan Davada Çelişkilerin Giderilmesi Bozma Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 19 |
Oku
Dava Türü: Kurum İşleminin İptali ve Yetim Aylığının Yeniden Bağlanması Davacı Talebi: Davacı vekili, annesinin vefatı üzerine bağlanan yetim aylığının tutulan tutanak sebebiyle kesildiğini, eski eşiyle fiilen birlikte yaşamadığını ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile aylıkların ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı SGK vekili, denetmen raporu ve muhtarlık beyanlarına göre Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince fiili birliktelik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi davacı ile eski eşin adres kayıtlarının aynı olmasından doğan çelişkilerin giderilmesi ve ihbar eden kişinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş, İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, adres ortaklığı karşısında tanık beyanlarıyla oluşan çelişkilerin giderilmesi, kolluk araştırması yapılması ve ihbarcının dinlenilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını BOZMUŞTUR. |
| Boşandığı Eşiyle Fiilen Birlikte Yaşama Nedeniyle Kesilen Aylıkta Eksik İnceleme Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: Kurum İşleminin İptali, Kesilen Ölüm Aylığının Yeniden Bağlanması ve Borçlu Olunmadığının Tespiti Davacı Talebi: Davacı vekili, babasının vefatından sonra bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesildiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile aylığın bağlanmasını ve borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı SGK vekili, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince fiili birlikteliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi araştırmanın yetersiz olduğu gerekçesiyle kararı iki kez bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi ise direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 5510 sayılı Kanun'un 56/2. maddesi kapsamında komşular, muhtar ve kolluk vasıtasıyla geniş kapsamlı araştırma yapılıp denetmen raporunun aksi ispat edilmeden eksik incelemeyle karar verilemeyeceğini belirterek direnme kararını BOZMUŞTUR. |
| Hakimlerin Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Davasının Reddi Onama Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: HMK 46 Maddesi Uyarınca Hakimin Yargılama Faaliyetinden Dolayı Tazminat Davacı Talebi: Davacı, Aile Mahkemesindeki boşanma davasında hakimin taraflı davrandığını, şahitlerini dinlemediğini ileri sürerek 200.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Maliye Hazinesi vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini ve HMK 46'daki sorumluluk koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Özel Daire Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada, HMK 46. maddesinde sınırlı olarak sayılan sorumluluk sebeplerinden hiçbirinin mevcut olmadığını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine disiplin para cezası ile yargılama giderlerine hükmetmiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yapılan incelemede Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu tespit ederek kararın ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Hakimin Sorumluluğunda Davanın İlgili Hakime İhbar Edilmesi Zorunluluğu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 15 |
Oku
Dava Türü: HMK 46 Maddesi Uyarınca Hakimin Yargılama Faaliyetinden Dolayı Tazminat Davacı Talebi: Davacı, Aile Mahkemesince verilen boşanma ve tazminat kararlarında hakimin taraflı davrandığını ileri sürerek 800.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Maliye Hazinesi vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve HMK 46'daki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada HMK 46'daki sebeplerin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve disiplin para cezasına karar vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, duruşmalı inceleme talebini reddettikten sonra; Devlet aleyhine açılan tazminat davasının HMK 48/2 maddesi gereğince kararı veren ilgili hakime resen ihbar edilmesi gerektiğini, bu yasal gereklilik yerine getirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Özel Daire kararını BOZMUŞTUR. |
| Manevi Tazminat Miktarı Değiştirilerek Verilen Direnme Kararının Usulden Bozulması | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı (Asıl Davacı) Talebi: Asıl davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Cevabı ve Talebi: Karşı davanın kabulü ile boşanmaya ve fer'ilerine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine ve kadın yararına 28.000 TL manevi tazminata karar verilmiştir. İstinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi manevi tazminat miktarını 70.000 TL'ye yükseltmiştir. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi erkeğe yüklenen davranışların kadının kişilik haklarını zedelemediği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddi gerektiğinden kararı bozmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi ise direnme kararı vererek bu kez kadın yararına 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bozulan ilk karar ile direnme kararı arasında manevi tazminat miktarı bakımından farklılık oluşturulduğunu, HMK 297 ve 294. maddelerine uygun şekilde ilk kararla aynı bir hüküm fıkrası kurulmadığını belirterek usulüne uygun bir direnme kararı bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararını USULDEN BOZMUŞTUR. |
| İhtiyati Tedbir Ara Kararına Karşı Doğrudan İstinaf Yoluna Başvurulamayacağı Kararı | İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 15 |
Oku
Dava Türü: Ticari Şirket (Haklı Nedenle Fesih İstemli) ve Denetim Kayyumu Atanması Tedbiri Davacı Talebi: Davacı vekili, ortaklar kurulu kararlarının sahte imzalarla alındığını ve mal kaçırıldığını ileri sürerek davalı şirketlere yönetim kayyumu atanmasını talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekili, temsil yönünden eksiklik bulunmadığını, tedbir şartlarının oluşmadığını savunarak talebin reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince ara karar ile davacı vekilinin talebi kısmen kabul edilerek şirketlere resen denetim kayyumu atanmasına karar verilmiştir. İstinaf (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi) Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı HMK 394/1 uyarınca öncelikle kararı veren ilk derece mahkemesine itiraz edilmesi gerektiğini, itiraz yolu tüketilmeden doğrudan istinaf yoluna başvurulamayacağını belirterek davalılar vekilinin istinaf başvurusunu USULDEN REDDETMİŞTİR. |