Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Komando Olamaz Sınıfı Görevini Yapar Raporu Alan Uzman Onbaşının Başka Sınıf Veya Branşta İstihdamı Değerlendirilmeden Sözleşmesinin Feshedilemeyeceğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Kayseri Komando Komutanlığında piyade uzman onbaşı olarak görev yapmaktayken hakkında verilen 'Komando olamaz, sınıfı görevini yapar' sağlık kurul raporuna dayanılarak sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali, yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davacının sağlık raporunda sınıfı görevini yapabileceğinin belirtildiği, komando şartlarını kaybetmesi halinde idarenin davacıyı uygun başka bir sınıf veya branşta yetiştirmek üzere görevine devam imkanını değerlendirmesi gerektiği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise davacının komando sınıfında görev yapmak üzere sözleşme imzaladığını ve bu sağlık şartını kaybetmesiyle kendisinden istifade edilememe halinin ortaya çıktığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Danıştay Onikinci Dairesi; davacı hakkında düzenlenen kesin raporda 'sınıfı görevini yapar' ibaresinin yer aldığı, rahatsızlığın askerliğe elverişli (A) diliminde kaldığı dikkate alındığında idarece başka bir sınıf veya branşta istihdam imkanı değerlendirilmeden doğrudan fesih yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Anayasa Mahkemesinin Kendisinden İstifade Edilememe Kuralını İptal Etmesi Nedeniyle Uzman Çavuşun Sözleşme Feshinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Denizli 11. Komando Tugay Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacı, disiplinsizliği nedeniyle askerlik mesleği değerlerini sergilemede istenilen seviyeye ulaşamadığından bahisle kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idarece ilk derece mahkemesinde savunma verilmemiş; temyiz aşamasında ise davacının operasyon öncesi sağlık raporları alarak görevden kaçtığı ve işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davacının aldığı sağlık raporlarının gerçeği yansıtmadığına dair idarece bir tespit yapılmadığı ve hakem hastaneye sevk edilmediği gerekçesiyle işlemin iptaline ve parasal hakların ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise davacının operasyon öncesinde göreve dönmeyerek askerlik mesleğinin manevi değerlerine aykırı davrandığı ve takdir yetkisi kapsamında tesis edilen fesihte hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Danıştay Onikinci Dairesi; dayanak 3269 sayılı Kanun'un 12/3 ve 19. maddelerindeki 'kendisinden istifade edilememe' ibarelerinin Anayasa Mahkemesi'nin E:2022/4, K:2022/64 sayılı kararıyla iptal edildiğini, Anayasa'nın bağlayıcılık ilkesi gereğince iptal edilen yasa kuralına dayalı Yönetmelik hükmü uyarınca tesis edilen fesih işleminde hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Komando Niteliğini Kaybeden Uzman Onbaşının Sözleşmesinin Sağlık Sebebiyle Feshedilmesinde Vazife Sebeb Ve Tesiri İncelemesi İle Sınıf Değişikliği Değerlendirmesi Yapılması Gerektiğine İlişkin Danıştay İDDK Kararı | Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Piyade uzman onbaşı olarak görev yapmakta iken 'komando olamaz' raporu verilmesi üzerine sağlık sebebiyle kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Tesis edilen fesih işleminin hukuka ve usule uygun olduğunu, davacının komando sağlık niteliğini kaybettiğini ve ilköğretim mezunu olması sebebiyle branş değişikliği yapılmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi, davacının durumunun tıbbi, kadro ve ihtiyaç açısından değerlendirilerek başka sınıfta istihdam imkanı araştırılmadan fesih işlemi tesis edilmesini hukuka aykırı bularak işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, davacının komando niteliğini kaybetmesi ve eğitim durumu sebebiyle branş değişikliği yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ve Danıştay 12. Dairesinin bozma kararına karşı ısrar etmiştir. Temyiz/İDDK Kararı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu; 3269 sayılı Kanun'un 12/C maddesi gereğince 4 yıllık hizmet süresini doldurmayan davacının komando niteliğini vazifenin sebep ve tesiriyle mi yoksa başka bir nedenle mi kaybettiğinin tespiti gerektiği, vazifenin sebep ve tesiriyle kaybettiğinin anlaşılması halinde ise lise mezunu olan eğitim durumu da dikkate alınarak uygun bir sınıf/branşta yetiştirilme imkanının idarece değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Sözleşmeli Erin Hava Değişimi Süresi Sebebiyle Sözleşmesinin Feshedilmesi İşlemine Karşı Açılan Davada Süre Aşımı Nedeniyle Red Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 8 |
Oku
Davacı Talebi: Bir yıl içerisinde hava değişimi ve istirahat raporu sürelerinin 3 ayı geçtiğinden bahisle 6191 sayılı Kanun uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 07/03/2019 tarihli işlemin iptali ve yoksun kaldığı tüm mali haklarının yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davanın yasal süre içinde açılmadığını, esas yönünden ise sözleşmeli erlerin sürekli hizmet gereksinimi nedeniyle işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz isteminin kabulünü ve kararın bozulmasını savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, idarenin fesih konusunda bağlı yetki içinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise davacının rahatsızlığının (rotator kuf sendromu) uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddi kararını kaldırarak işlemin iptaline ve mali hakların ödenmesine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi, fesih işleminin davacıya ne zaman tebliğ edildiği tam netleştirilememiş olsa da davacının idareye verdiği 12/09/2019 tarihli dilekçesi ile fesih işleminden haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 7 ve 11. maddelerindeki yasal süreler geçirildikten sonra (29/01/2020 tarihinde) açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi gerekirken işin esasına girilerek iptal kararı verilmesini hukuka aykırı bularak Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 28 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın davacı aracına çarpması neticesinde araçta oluşan maddi hasar bedeli, araç değer kaybı ve aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf davanın haksız olduğunu belirterek reddini savunmuştur. İlk Derece ve Temyiz (Kanun Yararına Bozma) Süreci: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada; hasar bedeli talebi kabul edilmiş, ikame araç kiralandığına dair fatura veya ödeme belgesi sunulamadığı gerekçesiyle araç mahrumiyet bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; TBK m. 50/2 uyarınca davacı araç kiralandığına dair fatura sunamasa bile hakimin zararı belirleyebileceğini, aracın hasar niteliğine göre makul tamir süresi belirlenerek bu süre için ödenmesi gereken ikame araç bedelinin bilirkişi raporuyla tespiti suretiyle talebin kabulü gerekirken reddedilmesini hukuka aykırı bularak yerel mahkeme kararının HMK m. 363 uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Maddi Zarar Doğurmayan İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Somut Zarar Belirlenmeden Zararın Karşılanmadığı Gerekçesiyle HAGB Uygulanmamasına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 5. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 11 |
Oku
Davacı (Müşteki/Katılan) Talebi: Katılan, vekili sıfatıyla dosyasını takip eden sanık avukatın bozma sonrası verilen kararı temyiz etmeyerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini ve cezalandırılması gerektiğini iddia etmiştir. Davalı (Sanık) Cevabı: Sanık avukat; katılan aleyhine reddedilen kısmın Yargıtay bozma kararı kapsamı dışında olduğunu, temyiz edilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, katılanın kararın temyizi yönünde talimatı ve vekalet ücreti ödemesi bulunmadığını belirterek suçun unsurlarının oluşmadığını ve beraatına karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezası verilerek ertelenmesine ve zararın karşılanmadığı gerekçesiyle HAGB uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi; HAGB için aranan zarar koşulunun somut ve belirlenebilir maddi zarar olduğunu, somut eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu denetime imkan verecek şekilde kararda tartışılmadan 'katılanın zararı karşılanmamış olduğundan' şeklindeki yasal ve yetersiz gerekçeyle HAGB uygulanmamasını ve suç tarihinin kararda hatalı gösterilmesini hukuka aykırı bularak hükmün BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Ev Sahibinin Kesinleşen Tahliye Kararını İcraya Koymadan Kiracının Evine Çilingirle Girip Kilidi Değiştirmesi Sebebiyle Konut Dokunulmazlığını İhlal Ve Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçlarına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı (Kullanıcı/Müşteki/Katılan) Talebi: Kiracı olan katılan, kira borcu ve tahliye davası süreci devam ederken ev sahibi sanığın eve girerek kapı kilidini değiştirdiğini ve içeri girmesini engellediğini belirterek sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir. Davalı (Sanık/Şüpheli) Cevabı: Sanık müdafii; kiracının kira borcunu ödememesi üzerine tahliye davası açıldığını ve kararın alındığını, katılanın evi boşalttığını komşulardan ve avukatından teyit ederek eve girdiğini, evin boş ve oturulamaz halde olması sebebiyle konut vasfı taşımadığını, ev sahibi olması nedeniyle hakkı olmayan yere tecavüz suçunun oluşmadığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. İlk Derece ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkûmiyet kararı vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın kesinleşen tahliye kararını yasal icra yollarından infaz etmek yerine çilingirle eve girip kilit değiştirmesini hukuka aykırı bularak konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının ONANMASINA; hakkı olmayan yere tecavüz suçunda ise temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşılmasını çelişki kabul ederek hükmün adli para cezası yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Bozma Kararından Sonra Yapılan Islahın 7251 Sayılı Kanun Değişikliğinden Önce Tamamlanmış İşlemlere Uygulanamayacağına Ve Maddi Manevi Tazminat Davası İçin Ayrı Vekalet Ücretine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: İş kazasında vefat eden sigortalının hak sahipleri, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla tazminat ödenmesini talep etmiş, bozma kararı sonrasında ise 03.10.2016 tarihinde dava değerini ıslah etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece ve Bozma Süreci: İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı vekilinin bozmadan sonra 03.10.2016 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi; 6100 sayılı HMK m. 177'ye 7251 sayılı Kanun ile eklenen ve bozmadan sonra da ıslah yapılabilmesine imkan tanıyan düzenlemenin 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe girdiğini, kanun değişikliğinden önce tamamlanmış işlemlere uygulanamayacağını belirtmiştir. Bu nedenle davacının bozmadan sonra yaptığı ıslah dikkate alınmaksızın karar verilmesi gerekirken ıslaha itibar edilmesini; ayrıca hakkında ıslah talebi bulunmayan davalı kurum yönünden ıslah edilen miktardan sorumluluk yüklenmesini ve maddi-manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücreti verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |
| Güvenlik Soruşturması İptali Sonrası Göreve Başlatılan Subay Adayının Sağlık Raporundaki Diskromatopsi Tanısı Ve İptal Kararına İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 16 |
Oku
Davacı Talebi: Güvenlik soruşturmasının iptali üzerine subay temel askerlik eğitimine başlatıldıktan sonra sevk edildiği hastane raporunda diskromatopsi (renk görme bozukluğu) tespit edildiği gerekçesiyle eğitimine son verilerek ilişiğinin kesilmesine dair 25/07/2019 tarihli işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Yargı kararı sonrası idarece sağlık şartlarının yeniden incelenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, subay adayının güncel sağlık raporunda mevzuatta aranan şartları taşımadığının sabit olduğunu belirterek davanın reddini ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, aradan geçen süreçte sağlık şartlarının yeniden değerlendirilebileceği ve alınan raporlarla diskromatopsi tanısının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise yaptırdığı ara kararı üzerine Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporda davacının renkli görmesinin doğal ve 'muvazzaf subay olur' kararlı olduğu tespitiyle davanın reddi kararını kaldırarak işlemin iptaline karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay İkinci Dairesi, Bölge İdare Mahkemesince alınan hakem hastane raporu doğrultusunda tesis edilen iptal kararını usul ve hukuka uygun bularak kararın ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Güvenlik Soruşturması İptal Kararı Sonrası Göreve İade Aşamasında Yeniden Sağlık Raporu İstenilmesi Ve Hakem Hastane İncelemesi Yapılması Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 14 |
Oku
Davacı Talebi: Güvenlik soruşturması iptali üzerine verilen yargı kararı gereğince astsubaylık eğitimine kaldığı yerden devam etmesi gerekirken, yeniden sağlık kuruluna sevk edilmesi ve 'muvazzaf astsubay olur' raporu alamadığından bahisle ilişik kesme kararının uygulanarak eğitime başlatılmamasına ilişkin 19/03/2019 tarihli işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu, sağlık raporu geçerlilik süresi dolan adayın yeniden sağlık kuruluna sevk edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu belirterek davanın ve temyiz isteminin reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, iptal kararının amacının hukuka aykırı işlemin tüm sonuçlarını ortadan kaldırmak olduğunu belirterek yeniden rapor istenemeyeceği gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise askeri öğrencilerin her zaman sağlık kontrolüne tabi tutulabileceğini ve muharip sınıf için aranan sağlık şartlarını taşımadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay İkinci Dairesi, uzun süre statü dışında kalan adayın göreve iadesinde yeniden sağlık raporu istenmesini hukuka uygun bulmuş; ancak raporda konulan tanı ve sağlık durumu teknik bilgi gerektirdiğinden hakem hastane incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |