Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Etnik Temizlik İddiasını İçeren Broşür Dağıtma Eyleminin Devletin Askeri Ve Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 7 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanıklar hakkında, bölgede yaşanan olaylarla ilgili devletin etnik temizlik yaptığını iddia eden broşürleri vatandaşlara dağıtarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suretiyle açık ve yakın tehlikeye yol açma (TCK m. 216/1) suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanıklar savunmalarında broşürleri dağıttıklarını kabul etmekle birlikte suç işleme kasıtlarının olmadığını beyan etmişlerdir. İlk Derece Kararı: Ahlat Asliye Ceza Mahkemesince sanıkların TCK m. 216/1 uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; broşür dağıtma eyleminde halkı kin ve düşmanlığa tahrik açısından somut açık ve yakın tehlikenin oluşmadığını, eylemin Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Bu doğrultuda TCK m. 301/1 ve 301/4 uyarınca Adalet Bakanlığından soruşturma izni alınarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca lehe basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi zorunluluğunu vurgulayarak mahkumiyet kararlarını BOZMUŞTUR. |
| Düğünde Etnik Sloganlar Atarak Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme Ve Tehdit Suçlarının Yargılaması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 7 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında, katılanın kız kardeşinin nişan töreninde Kürtçe müzik çalınması üzerine etnik sloganlar atarak topluluğu kışkırttığı ve sonrasında mağdurun evinin önüne giderek tehdit ettiği iddiasıyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) ve tehdit (TCK m. 106/1) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık temyiz dilekçesinde, atılı suçların unsurlarının oluşmadığını ve beraatine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Biga Asliye Ceza Mahkemesince sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 10 ay hapis, tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB kararı verilmiş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hükümler açıklanmıştır. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. Tehdit suçu yönünden ise suçun sonradan uzlaşma kapsamına alınması (CMK m. 253) ve lehe olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251) uygulanması zorunluluğu karşısında kararı BOZMUŞTUR. |
| Etnik Kökene Dayalı Hakaret İçeren Paylaşımların TCK 216/2 Maddesindeki Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 6 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabı üzerinden katılan şahsı etiketleyerek etnik kökene yönelik hakaret ve tehdit içerikli yazılar yazması nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) ve hakaret suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık savunmasında olay günü alkollü olması nedeniyle söz konusu paylaşımları yaptığını beyan etmiştir. İlk Derece Kararı: Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesince eylem nedeniyle somut açık ve yakın tehlikenin oluşmadığı gerekçesiyle TCK m. 216/1 suçundan beraat kararı verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi; TCK m. 216/2 fıkrasında yer alan halkın bir kesimini ırk veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçunda açık ve yakın tehlike şartının aranmadığını, sanığın paylaşımlarının TCK m. 216/2 uyarınca mahkumiyetini gerektirdiğini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda lehe olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi gerektiğini belirterek beraat kararını BOZMUŞTUR. |
| Başkasının Telefonundaki Arama Kayıtlarına Rıza Dışında Bakma Eyleminin Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Değil Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 13.09.2026 | 14 |
Oku
Dava ve Şikayet: Katılan vekili; sanığın katılan ile bir dönem duygusal birliktelik yaşadığını, katılanın hazırlandığı sırada rızası dışında cep telefonunu alarak arama kayıtlarına baktığını belirterek sanık hakkında kamu davası açıldığını ve cezalandırılması gerektiğini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Sanık ikrar içeren savunmasında cep telefonundaki arama kayıtlarına baktığını kabul etmiş; suç kastının olmadığını savunmuştur. İlk Derece Kararı: Asliye Ceza Mahkemesi, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu ve sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle TCK m. 244/4 yerine CMK m. 223/2-a-e maddeleri uyarınca sanığın beraatine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; haberleşme kayıtlarının (kimle, ne zaman, ne kadar süre görüşüldüğü) haberleşme içeriği olmayıp kişisel veri niteliğinde olduğunu belirterek, rıza dışı arama kayıtlarına bakan sanık hakkında TCK m. 136/1 uyarınca verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Beraat kararını hukuki nitelendirmede yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle oy çokluğuyla bozmuştur. |
| Köy Muhtarının Muhatap Adına Teslim Aldığı Tebligatı Verme Yükümlülüğü Bulunmadığından Tebligat Kanunu'na Muhalefet Suçundan Beraati Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 7. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Şikayet: Katılan, hakkında başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin köy muhtarı olan sanığa tebliğ edildiğini, ancak sanığın tebligatı kendisine vermeyerek borca itiraz süresini kaçırmasına neden olduğunu belirterek şikayetçi olmuştur. Davada sanık hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık muhtar, tebligatları ilgililerine ulaştırmaya çalıştığını, katılanı gördüğünde tebligatı teslim ettiğini, suç kastı olmadığını belirterek beraatini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, sanığın Tebligat Kanunu'na muhalefet suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 7. Ceza Dairesi; 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca köy muhtarının muhatap adına kendisine tebligat yapılacak kişilerden olmadığını, teslim edilen evrakı sadece muhafaza etmekle mükellef olup ilgilisine ulaştırma yükümlülüğünün bulunmadığını vurgulamıştır. Unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini hukuka aykırı bularak İlk Derece Mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozmuştur. |