Etnik Kökene Dayalı Hakaret İçeren Paylaşımların TCK 216/2 Maddesindeki Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 17.09.2026
5
Yargıtay 8. Ceza Dairesi Esas: 2021/4223 Karar: 2023/10179
Özet

İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabı üzerinden katılan şahsı etiketleyerek etnik kökene yönelik hakaret ve tehdit içerikli yazılar yazması nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) ve hakaret suçlarından kamu davası açılmıştır.

Sanık Savunması: Sanık savunmasında olay günü alkollü olması nedeniyle söz konusu paylaşımları yaptığını beyan etmiştir.

İlk Derece Kararı: Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesince eylem nedeniyle somut açık ve yakın tehlikenin oluşmadığı gerekçesiyle TCK m. 216/1 suçundan beraat kararı verilmiştir.

Temyiz ve Yargıtay Kararı: Katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi; TCK m. 216/2 fıkrasında yer alan halkın bir kesimini ırk veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçunda açık ve yakın tehlike şartının aranmadığını, sanığın paylaşımlarının TCK m. 216/2 uyarınca mahkumiyetini gerektirdiğini ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda lehe olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251) değerlendirilmesi gerektiğini belirterek beraat kararını BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/471 Esas, 2016/151 Karar
SUÇ: Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli kararıyla sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmiştir. Hakaret suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; karar itirazın reddi ile 07.04.2016 tarihinde kesinleşmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın sosyal paylaşım ağı olan ... hesabı üzerinden katılan [A.] ile tartışmaya girdiği ve katılanın sosyal medya hesabındaki adresine etiket yaparak "s.k. edeyim sizi siz kimsiniz öcalanın karıları!! biz sizin soyunuzu kurutcaz g... varmı kürtlerin fethiyeye gelmeye, alayınızı s.k. edeyim la sizin senin kardeşinide s.k. edeyim ananına s.k. edeyim karısı bide cenazeyemi gittin seyretmeye şehidin!!," şeklinde yazı yazıp atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında olay günü alkollü olduğundan dava konusu yazıları yazdığını kabul etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme ile kamu barışını korumak amacıyla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesiminin alenen aşağılanması suç sayılmıştır.
Sanığın eylemi nedeniyle açık ve yakın tehlike oluşmadığından beraat kararı verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde olup bu fıkranın oluşması için açık ve yakın tehlike şartı aranmadığı anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın sosyal paylaşım ağı olan hesabı üzerinden katılan [A.] ile tartışmaya girdiği ve katılanın sosyal medya hesabındaki adresini etiket yaparak "s.k. edeyim sizi sizkimsiniz öcalanın karıları!! biz sizin soyunuzu kurutcaz g.. varmı kürtlerin fethiyeye gelmeye, alayınızı s.k. edeyim la sizin senin kardenişinide s.k. edeyim ananına s.k. edeyim karısı bide cenazeyemi gittin seyretmeye şehidin!!," şeklindeki yazıları nedeniyle açık ve yakın tehlike bulunduğuna dair iddia veya başkaca bir delil tespit edilemediğinden 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç oluşmasa da; aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen suçtan sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi;
2. (1) nolu bozma nedenine göre; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerekliliği; nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik