Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 04.09.2026
36
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2016/1993 Karar: 2017/6785
Özet

Dava Türü: Boşanma, Tazminat ve Nafaka Davası

Davacı Talebi: Davacı kadın, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile nafaka ödenmesini ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: Davalı erkek, boşanma kararını bildiği için kararın kesinleşmesini beklemeden yeni bir hayat kurmaya çalıştığını savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece erkeğin kararın kesinleşmesini beklemeden hayat kurmasının sadakatsizlik sayılamayacağı ve tarafların menfaatinin kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kadının tazminat talepleri reddedilmiştir.

Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin feragat tarihinden sonra başka bir kadınla yaşamaya başladığını ve sadakatsiz olduğunu, bu durumda erkeğin tam kusurlu sayılması gerektiğini belirtmiştir. Gerçekleşen sadakatsizliğin kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu vurgulanarak kadın lehine TMK m. 174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle hükmü BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2016/1993 E. , 2017/6785 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafaka miktarları ile yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece boşanma kararı verildiğini bilen davalının, sosyal-kültürel durumu da gözetilerek kararın kesinleşmesini beklemesi gerektiği bilincinde olmaksızın kendisine yeni bir hayat kurmaya çalışmasının sadakatsizlik olarak değerlendirilemeyeceği sonuç ve vicdani kanaati ile tarafların ve toplumun evlilik birliğinden beklediği herhangi bir menfaatin kalmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına kararı verilmiş ise de; toplanan delillerden, davalı erkeğin feragat tarihinden sonra başka bir kadınla yaşamaya başladığı ve sadakatsiz olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkek tam kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımaktadır. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek (TMK m.4, TBK m.50, m.52) uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.06.2017 (Pzt.)

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik