Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı
Dava Türü: Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Sebeplerine Dayalı Boşanma Davası
Davacı (Erkek) Talebi: Davacı erkek, eşinin başka bir erkekle görüşerek zina yaptığı iddiasıyla zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (Kadın) Talebi: Davalı kadın zina iddiasını reddederek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece davanın kabulü ile tarafların Zina (TMK m. 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmiştir.
Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, zina sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için cinsel ilişkinin varlığının kesin veya güçlü karineyle kanıtlanması gerektiğini hatırlatmıştır. Kadının başka bir erkekle telefonda konuştuğu sabit olsa da cinsel birleşmenin kanıtlanamadığı, bu eylemin zina değil "güven sarsıcı davranış" niteliğinde olup TMK m. 166/1-2 gereğince kusur teşkil ettiğini belirterek zina davasının kabulünü usule aykırı bulmuş ve kararı BOZMUŞTUR.
2. Hukuk Dairesi 2016/1282 E. , 2017/7819 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek tarafından zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK166/I) hukuki sebeplerine dayanılarak boşanma isteminde bulunulmuş, mahkemece tarafların zina (TMK m.161) nedeniyle boşanmalarına karar verilmiştir. Zina olayının mevcut sayılabilmesi için en önemli koşul, "cinsel ilişkinin" varlığının kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmış olmasıdır. Davalı kadının bir başka erkekle cinsel ilişkiye girdiği kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmış değildir. Davalı kadının bir başka erkekle telefonda konuştuğu anlaşılmakla beraber, evlilik sırasında, bir başka erkekle cinsel birleşmenin gerçekleştiği dosya kapsamı ve tanık beyanlarından anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davalı kadının bu davranışları zina değil, "güven sarsıcı davranış" niteliğinde olup; Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi gereğince boşanmayı gerektiren kusurlu davranıştır. Bu durumda, zina hukuki sebebine dayanılarak açılmış boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.06.2017 (Salı)
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 41 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 40 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 36 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 40 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 36 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 36 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 35 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 33 kez okundu