Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 37 |
Oku
Başvuru ve Uyuşmazlık: Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri kararları arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla konu Yargıtay 4. Hukuk Dairesine taşınmıştır. Uyuşmazlık, toplu taşıma aracında yolcu olarak bulunan kişinin ölümü ve yaralanması hallerinde taşımacı firma, sigorta şirketi ve diğer sorumlulara karşı açılacak tazminat davalarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa Tüketici Mahkemesi mi olduğuna ilişkindir. Gerekçe ve İçtihatların Birleştirilmesi Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı iki ayrı başlık altında çözüme kavuşturmuştur: 1- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Ölüm Halinde): Desteğin ölümü neticesinde geride kalanların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, mirasçılık sıfatından bağımsız, doğrudan hak sahiplerinin şahsında doğan yansıma bir zarardır. Davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısının da bulunması ve sigorta hukukunun 6102 sayılı TTK'da düzenlenmiş olması sebebiyle bu dava mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle, yolcunun ölümü halinde açılacak destekten yoksun kalma tazminatı davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. 2- Bedensel Zarara İlişkin Tazminat (Yaralanma Halinde): Yolcunun yaralanması halinde açılan bedensel zarar tazminatı davasında, yolcu 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketici, taşıma sözleşmesi ise tüketici işlemidir. 6502 sayılı Kanun m. 83/2 uyarınca diğer kanunlarda düzenleme olsa dahi tüketici kanununun görev hükümleri uygulanacağından, yaralanmalı tazminat davalarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. |
| Yolcu Murislerin Emniyet Kemeri Takmamaları Ve Taşıma Sınırı Üzerinde Araca Binmeleri Halinde Müterafik Kusur İndirimi Ve Makul Cenaze Giderinin Tespiti Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 10 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin yolcu olduğu aracın tek taraflı kaza yapması sonucu vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderlerinin davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle talebini yükseltmiştir. Cevap: Davalı vekili, cenaze giderlerinin teminat dışı olduğunu, kusur ve zarar yönünden bilirkişi raporu alınması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, yolcu olan murislerin kusursuz olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatları ve 9.500 TL cenaze/defin giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; araçta taşıma sınırının üzerinde yolcu bulunması ve murislerin emniyet kemeri takıp takmadıklarının araştırılarak Borçlar Kanunu m. 44 uyarınca müterafik kusur indirimi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesini eksik inceleme olarak görmüştür. Ayrıca cenaze gideri hesaplanırken Müftülükten zorunlu masraflar sorulup makul tutar belirlenmesi gerekirken fahiş miktara hükmedilmesini hatalı bularak kararı bozmuştur. |
| Anne ve Babanın Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Desteğin Evlenme İhtimaline Göre Kademeli Pay Ayrılması ve Vekalet Ücreti İle Yargılama Giderlerinin Doğru Hesaplanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 10 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, davalıların karıştığı kaza sonucu yayaya çarparak vefatına sebep olduğunu belirterek anne ve baba için maddi ve manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep etmiş; ıslah ile tutarı yükseltmiştir. Cevap: Davalılar kusura, zarara ve poliçe limitlerine itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kusur oranları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile anne ve baba için destekten yoksun kalma ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; vefat edenin 20 yaşında bekar olduğu gözetildiğinde, anne ve babaya ayrılacak destek payının bakiye yaşam süresince sabit %15 olarak değil, evleneceği ve çocuk sahibi olacağı dönemler varsayılarak kademeli olarak azaltılması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, AAÜT m. 10/4 uyarınca maddi ve manevi tazminatlar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve reddedilen manevi tazminat için davalı lehine verilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilenden fazla olamayacağını (AAÜT m. 10/2) vurgulamıştır. Son olarak yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiği gerekçeleriyle kararı bozmuştur. |
| Tek Taraflı Trafik Kazalarında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Çerçevesinde Uzamış Ceza Zamanaşımının Uygulanması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 9 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin tek taraflı trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili zamanaşımı nedeniyle davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kazanın tek taraflı olması ve desteğin sürücü olup ölmüş bulunması nedeniyle cezayı gerektiren bir durum olmadığı gerekçesiyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; desteğin tam kusuruyla sebep olduğu tek taraflı ölümlü kazanın TCK m. 179/2 uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturduğunu, TCK m. 66/1-e gereğince 8 yıllık ceza zamanaşımına tabi olduğunu ve KTK m. 109/2 uyarınca bu uzamış ceza zamanaşımının tazminat davası için de geçerli olduğunu belirtmiştir. Dava 8 yıllık süre içinde açıldığından işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın zamanaşımından reddedilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur. |
| Tek Taraflı Ölümlü Trafik Kazalarında Uzamış Ceza Zamanaşımı Süresinin Uygulanması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 9 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, desteğin tek taraflı trafik kazasında vefat etmesi sebebiyle sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kazanın tek taraflı olması ve desteğin sürücü olması nedeniyle cezayı gerektiren bir durumun bulunmadığı, bu nedenle ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2918 sayılı KTK m. 109/2 uyarınca davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması halinde uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını, tek taraflı ölümlü kazalarda dahi TCK m. 85/1 ve m. 66/1-d uyarınca 15 yıllık ceza zamanaşımının geçerli olduğunu vurgulamıştır. Mahkemenin işin esasına girip karar vermesi gerekirken davanın zamanaşımından reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozmuştur. |