Tek Taraflı Ölümlü Trafik Kazalarında Uzamış Ceza Zamanaşımı Süresinin Uygulanması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 09.09.2026
10
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas: 2014/6498 Karar: 2016/375
Özet

Dava ve Talep: Davacılar vekili, desteğin tek taraflı trafik kazasında vefat etmesi sebebiyle sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.

Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.

İlk Derece Kararı: Mahkemece, kazanın tek taraflı olması ve desteğin sürücü olması nedeniyle cezayı gerektiren bir durumun bulunmadığı, bu nedenle ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2918 sayılı KTK m. 109/2 uyarınca davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması halinde uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını, tek taraflı ölümlü kazalarda dahi TCK m. 85/1 ve m. 66/1-d uyarınca 15 yıllık ceza zamanaşımının geçerli olduğunu vurgulamıştır. Mahkemenin işin esasına girip karar vermesi gerekirken davanın zamanaşımından reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozmuştur.

Tam Orijinal Karar Metni

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacılar vekili, davalıya trafik sigortalı aracın, davacılar desteğinin sevk ve idaresinde iken tek taraflı kaza yapması sonucu desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; kazanın tek taraflı olması, desteğin sürücü olması nedeniyle cezayı gerektiren bir durumun olmadığı, bu nedenle uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçe gösterilerek zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davacıların murisinin ölümü nedeni ile Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Haksız fiillere uygulanacak üç zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Bunlar, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak iki yıllık zamanaşımı; fiilin vukuundan itibaren işleyecek on yıllık zamanaşımı ve fiilin aynı zamanda ceza kanunlarında düzenlenmiş olması halinde uygulanacak olan ceza zamanaşımı süreleridir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza Kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Eylemin suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 10.10.2001 gün 2001/19-652 E. 2001/705 K. sayılı kararı). Kaldı ki; Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/17-2198 Ε. 2015/1495 K. sayılı kararında, tek taraflı kazalarda dahi, ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

5237 sayılı TCK'nin 85/1 maddesine göre "Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, TCK'nin 66/1-d maddesi gereğince 15 yıl zamanaşımına tabidir.

Somut olayda; dava konusu kaza 20/10/2010 tarihinde meydana gelmiştir. Meydana gelen kaza nedeniyle davacıların desteği, kaza tarihinde ölmüştür. Buna göre, dava açılması uzamış ceza zamanaşımına tabi olup, mahkemece yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik