Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Düğün Eğlencesinde Silahla Ateş Edilmesi Sonucu Seken Mermiyle Yaralanma Olayında Olası Kast ve Bilinçli Taksir Ayrımı Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekili, sanık hakkında temel cezanın üst hadden belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğini belirterek verilen hükmü temyiz etmiştir. Davalı/Sanık Savunması: Sanık müdafii, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, suç vasfının bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/2-a, 21/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın kalabalık ortamda birilerinin yaralanabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ettiği, suç vasfının olası kastla yaralama olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. Karşı oy yazısında ise eylemin bilinçli taksir sınırları içinde kaldığı savunulmuştur. |
| Beraat Eden Sanığın Haksız Tutuklama Tazminatı Hakkı Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından tutuklandığını, yargılama neticesinde kasten öldürme suçundan beraat ettiğini, kasten yaralama eylemlerinden ise düşme ve HAGB kararları verildiğini belirterek haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, davanın yasal şartlarının oluşmadığını savunarak reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, ceza davasında verilen beraat kararı ile birlikte tutuklamanın haksız hale geldiğini ve kasten yaralama suçları yönünden CMK'nın 100/4. maddesi uyarınca tutuklama yasağı bulunmasına rağmen tutuklama yapıldığını tespit etmiştir. CMK'nın 141/1-a maddesindeki şartların oluştuğunu belirterek makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddedilmesini kanuna aykırı bulmuş ve hükmü BOZMUŞTUR. |
| Eşe Karşı Basit Yaralamadan HAGB Kararının Jandarma İhtisaslaşmaya Engel Teşkil Etmediği Kararı | Danıştay 2. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Bireysel İşlemin ve Jandarma Genel Komutanlığı İhtisaslaşma Yönergesi'nin İlgili Maddelerinin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, Jandarma Astsubay olan müvekkilinin ihtisas seçimi başvurusunun, eşine karşı işlediği kasten basit yaralama suçundan verilen HAGB kararı gerekçe gösterilerek reddedilmesine ilişkin bireysel işlem ile dayanağı JGY 52-11 (C) Jandarma Genel Komutanlığı İhtisaslaşma Yönergesi'nin 11. maddesinin ve Ek-2 cetvelindeki ilgili ibarelerin iptalini talep etmiştir. Davalı İdarelerin Cevabı: Davalı idareler vekilleri, ihtisaslaşma şartlarını belirleme konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğunu, katalog suçlardan verilen HAGB kararlarına hukuki sonuç bağlanmasının hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir. Danıştay (2. Dairesi - İlk Derece) Kararı: Danıştay 2. Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada; Yönerge düzenlemesinin kamu hizmetinin etkinliği ve idarenin takdir yetkisi kapsamında hukuka uygun olduğuna karar vererek Yönerge'nin iptali istemini REDDETMİŞTİR. Ancak bireysel işlem yönünden; davacının eyleminin TCK m. 86/2 kapsamında 'basit yaralama' niteliğinde olduğunu, eşe karşı işlenmesinin (m. 86/3-a) cezayı artıran nitelikli hal olduğunu ve Yönerge'de basit yaralama suçunun ihtisaslaşmaya engel suçlar dışında (istisna) tutulduğunu belirterek Yönerge'nin hatalı uygulanmasıyla tesis edilen bireysel işlemin İPTALİNE karar vermiştir. |