Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Yargı Kararıyla Göreve İade Edilen Sözleşmeli Er Adayının Çelişkili Sağlık Raporları Sebebiyle Hakem Hastaneye Sevk Edilmesi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 2 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle ön sözleşmesi feshedilen ve bu işlemin iptaline ilişkin yargı kararının ardından yeniden göreve başlatılan müvekkilinin, aradan 1 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle sevk edildiği hastaneden 'sözleşmeli er olamaz' raporu alması üzerine ön sözleşmesinin tekrar feshedilmesine ilişkin idari işlemin iptalini ve Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idare vekili, mevzuat gereği sağlık kurulu raporlarının geçerlilik süresinin 1 yıl olduğunu, 1 yılı aşkın süre geçmesi nedeniyle alınan yeni sağlık raporuna dayanılarak tesis edilen fesih işleminin usul ve hukuka uygun bulunduğunu belirterek temyiz isteminin reddini savunmuştur. İlk Derece, Bölge İdare ve Danıştay Daire Süreci: İlk Derece Mahkemesi, idarenin yargı kararını uygulayarak davacıyı eğitimine kaldığı yerden devam ettirmesi gerekirken yeniden sağlık muayenesine tabi tutarak adaylığına son vermesinde hukuka uyarlık görmeyerek işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, raporun 1 yıllık geçerlilik süresi dolduğundan idarece yeni rapor istenmesinde engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Danıştay 12. Dairesi söz konusu kararı bozmuş, ancak Bölge İdare Mahkemesi davanın reddi yönündeki ilk kararında ısrar etmiştir. Temyiz (Danıştay İDDK) Kararı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 1 yıllık geçerlilik süresi dolan sağlık raporu yerine yeni rapor istenmesinin mevzuata uygun olduğunu; ancak davacının ilk alımda aldığı 'sözleşmeli er olabilir' raporu ile yeni alınan 'sözleşmeli er olamaz' raporu arasında çelişki bulunduğunu vurgulamıştır. Sağlık şartlarını taşıyıp taşımadığının kesin tespiti için davacının hakem hastaneye sevk edilmesi gerektiği belirtilerek, eksik incelemeye dayalı Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının BOZULMASINA oyçokluğuyla karar verilmiştir. |
| HAGB İle Birlikte Verilen Müsadere Kararının İnfazına Karşı Açılan Davanın Adli Yargının Görevinde Olduğu Kararı | Danıştay 8. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Zoralımına (Müsaderesine) Karar Verilen Konteynerin Teslimi İşleminin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, orman alanına konteyner koymaktan hakkında açılan ceza davasında verilen HAGB kararı ile birlikte zoralımına karar verilen 1 adet konteynerin idareye teslimi aksi halde masrafların tahsil edileceğine ilişkin Orman İşletme Şefliği işleminin iptalini talep etmiştir. Davalı İdare Cevabı: Davalı idare vekili, ormanlık alandaki kaçık yapılaşmaya el koyma yetkisi uyarınca işlemin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince HAGB kararına bağlı zoralım kararının da askıda olduğu ve infaz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise idarenin ormanlık alanı koruma yetkisi dahilinde davanın reddine karar vermiştir. Temyiz (Danıştay 8. Dairesi) Kararı: Danıştay 8. Dairesi, adli yargı ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen müsadere kararının infazına yönelik idari bildirimin bağımsız bir idari işlem sayılamayacağını, uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiğini belirterek davanın görev yönünden reddi gerekirken esasa girilerek karar verilmesini hatalı bulmuş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Mağdur Beyanındaki Çelişkiler ve Delil Yetersizliği Nedeniyle Cinsel İstismar Suçundan Beraat Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 10 |
Oku
Suç Türü: Çocuğun Nitelikli/Basit Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Katılan / Mağdur Talebi: Mağdur ve katılan Bakanlık vekilleri, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin sabit olduğunu belirterek cezalandırılmasını ve mahkûmiyet kararının onanmasını talep etmişlerdir. Suça Sürüklenen Çocuk Savunması: Suça sürüklenen çocuk müdafii, suçlamaları kabul etmeyerek olayın vukubulduğu iddia edilen tarihlerde yatılı okulda olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu ve iftiraya uğradığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Süreci: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar vermiş ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Direnme kararı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu; olayın üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra adli mercilere intikal etmesi, mağdurun eylemin gerçekleştiği yer ve sayı hususundaki çelişkili beyanları ve görgü tanığının bulunmaması karşısında, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince suçun sabit olmadığını belirterek direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |