Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Trafik Sigortasına Karşı Açılan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davasında Görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 16 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, müvekkilinin desteğinin kullandığı araca çarpan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı şirketten destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Cevap: Davalı tarafın cevabı metinde yer almamaktadır; davalı vekili mahkemenin kararını temyiz etmiştir. İlk Derece Kararı: Mahkemece, uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna ve görevsizlik kararı verilmesine hükmedilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; sigorta sözleşmesinin davacı ile davalı sigorta şirketi arasında yapılmadığını, taraflar arasında 6502 sayılı Kanun anlamında bir Tüketici ilişkisinin bulunmadığını belirtmiştir. Davanın 6102 sayılı TTK'da düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklandığını ve ticari dava niteliğinde olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu vurgulayarak Tüketici Mahkemesini görevli sayan İlk Derece Mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozmuştur. |
| Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmelerinde Araç Malikinin İşleten Sıfatının Sona Erip Ermediğinin Araştırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 21 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin davalı sürücü idaresindeki aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek malik, kiracı ve sigorta şirketinden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep etmiştir. Cevap: Araç maliki şirket vekili, aracın uzun süreli kiralandığını, fiili hakimiyet ve işleten sıfatının kiracıda olduğunu belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, davanın kabulü ile maddi ve manevi tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; 2918 sayılı KTK m. 3 ve m. 85 uyarınca araç malikinin uzun süreli kiralama ile fiili hakimiyeti ve ekonomik yararlanmayı kiracıya devretmesi durumunda işleten sıfatının kalmayacağını belirtmiştir. Mahkemece kiralama sözleşmesi, ek protokoller, araç teslim durumu, vergi ve ticari defter kayıtları incelenerek malik şirketin işleten sıfatının devam edip etmediği belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasını eksik inceleme olarak değerlendirip kararı araç maliki şirket yararına bozmuştur. |
| Hafriyat Alanında Meydana Gelen Kazanın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında Sayılıp Sayılmayacağının Keşifle Tespiti Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, hafriyat döküm sahasında araç çarpması sonucu ölen desteğin anne, baba ve kardeşleri için maddi ve manevi tazminat ile defin gideri talep etmiştir. Cevap: Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, olayın meydana geldiği yerin hafriyat alanı olması nedeniyle trafik kazası ve iş kazası sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesinin gerekmediğini, karayolu ile bağlantısı bulunan alanlarda gerçekleşen kazaların da bu kapsamda değerlendirileceğini vurgulamıştır. Mahkemece kaza yerinde trafik bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak alanın karayolu bağlantısının ve KTK kapsamında kalıp kalmadığının tespiti gerekirken eksik incelemeyle davanın reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bularak kararı bozmuştur. |
| Aynı Trafik Kazasında Oğlunun Ölümü ve Kızının Yaralanması Nedeniyle Annenin Manevi Tazminat Miktarının Ayrıştırılması ve Avans Faizi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 16 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, anne için oğlunun ölümü sebebiyle destek tazminatı ve manevi tazminat, kızının yaralanması sebebiyle tedavi gideri, maluliyet ve manevi tazminat ile diğer çocuk lehine manevi tazminat talep etmiş; ıslah ile taleplerini artırmıştır. Cevap: Davalılar davanın reddini, sigorta şirketi poliçe limiti ve kusur oranında sorumluluğu bulunduğunu savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek anne için maddi ve manevi tazminata, diğer çocuk için maluliyet, tedavi gideri ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; davacı annenin aynı kazada oğlunun ölümü ve kızının yaralanması sebebiyle talep ettiği manevi tazminatların ayrı ayrı hükme bağlanması gerekirken ayrım yapılmadan toplu karar verilmesini hatalı bulmuştur. Ayrıca tazminat miktarının az olduğunu ve kazaya karışan aracın otobüs (ticari araç) olması sebebiyle yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı davacılar yararına bozmuştur. |
| İcra İstihkak Davalarında Temyiz Parasal Sınırının Altında Kalan Kararların Kesin Nitelikte Olması Nedeniyle Temyiz Dilekçesinin Reddi Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 7 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı tarafça açılan istihkak davasında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Cevap: Davalı alacaklı vekili karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Kararı: İcra Hukuk Mahkemesi istihkak davasının kabulüne karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; 2004 sayılı İİK m. 363 ve Ek m. 1 uyarınca 2012 yılında istihkak davalarında temyiz parasal sınırının 1.870,00 TL olduğunu, takip hukukuna dayalı istihkak davalarında dava değerinin alacak miktarı ile hacizli mal değerinden az olanı üzerinden belirleneceğini vurgulamıştır. Somut olayda hacizli mal değerinin 1.050,00 TL olması nedeniyle kararın kesin nitelikte bulunduğunu belirterek davalı alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Yolcu Murislerin Emniyet Kemeri Takmamaları Ve Taşıma Sınırı Üzerinde Araca Binmeleri Halinde Müterafik Kusur İndirimi Ve Makul Cenaze Giderinin Tespiti Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin yolcu olduğu aracın tek taraflı kaza yapması sonucu vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderlerinin davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle talebini yükseltmiştir. Cevap: Davalı vekili, cenaze giderlerinin teminat dışı olduğunu, kusur ve zarar yönünden bilirkişi raporu alınması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, yolcu olan murislerin kusursuz olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatları ve 9.500 TL cenaze/defin giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; araçta taşıma sınırının üzerinde yolcu bulunması ve murislerin emniyet kemeri takıp takmadıklarının araştırılarak Borçlar Kanunu m. 44 uyarınca müterafik kusur indirimi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesini eksik inceleme olarak görmüştür. Ayrıca cenaze gideri hesaplanırken Müftülükten zorunlu masraflar sorulup makul tutar belirlenmesi gerekirken fahiş miktara hükmedilmesini hatalı bularak kararı bozmuştur. |
| Trafik Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat Miktarının Az Olması Nedeniyle Bozma Kararı Verilmesi Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 10 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalılara ait kamyonun çarpışması sonucu vefat ettiğini belirterek eş ve çocuklar lehine maddi tazminat (sigorta tarafından ödenmesi üzerine konusuz kalmıştır) ile manevi tazminat talep etmiştir. Cevap: Davalılar sürücünün kusuru olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk Derece Kararı: Mahkemece, maddi tazminat konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ve çocuk lehine 5.000'er TL, diğer çocuklar lehine 2.000'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, davalıların temyiz itirazlarını reddetmiştir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; davacıların kazada kusursuz olan eş ve babalarını kaybettiklerini, Borçlar Kanunu m. 47 (TBK m. 56) uyarınca takdir edilen manevi tazminat miktarlarının duyulan acıyı ve çekilen sıkıntıyı hafifletecek düzeyde bulunmadığını, miktarların az olduğunu belirterek hükmün davacılar yararına bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Anne ve Babanın Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Desteğin Evlenme İhtimaline Göre Kademeli Pay Ayrılması ve Vekalet Ücreti İle Yargılama Giderlerinin Doğru Hesaplanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, davalıların karıştığı kaza sonucu yayaya çarparak vefatına sebep olduğunu belirterek anne ve baba için maddi ve manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep etmiş; ıslah ile tutarı yükseltmiştir. Cevap: Davalılar kusura, zarara ve poliçe limitlerine itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kusur oranları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile anne ve baba için destekten yoksun kalma ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; vefat edenin 20 yaşında bekar olduğu gözetildiğinde, anne ve babaya ayrılacak destek payının bakiye yaşam süresince sabit %15 olarak değil, evleneceği ve çocuk sahibi olacağı dönemler varsayılarak kademeli olarak azaltılması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, AAÜT m. 10/4 uyarınca maddi ve manevi tazminatlar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve reddedilen manevi tazminat için davalı lehine verilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilenden fazla olamayacağını (AAÜT m. 10/2) vurgulamıştır. Son olarak yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiği gerekçeleriyle kararı bozmuştur. |
| Tek Taraflı Trafik Kazalarında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Çerçevesinde Uzamış Ceza Zamanaşımının Uygulanması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 11 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin tek taraflı trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili zamanaşımı nedeniyle davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kazanın tek taraflı olması ve desteğin sürücü olup ölmüş bulunması nedeniyle cezayı gerektiren bir durum olmadığı gerekçesiyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; desteğin tam kusuruyla sebep olduğu tek taraflı ölümlü kazanın TCK m. 179/2 uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturduğunu, TCK m. 66/1-e gereğince 8 yıllık ceza zamanaşımına tabi olduğunu ve KTK m. 109/2 uyarınca bu uzamış ceza zamanaşımının tazminat davası için de geçerli olduğunu belirtmiştir. Dava 8 yıllık süre içinde açıldığından işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın zamanaşımından reddedilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur. |
| İş Kazasından Doğan Tazminat Davalarında Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirim Yapılması ve Bekletici Mesele Yapılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 19 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin iş kazası sonucu vefat etmesi sebebiyle eş ve çocuklar lehine maddi ve manevi tazminat ödetilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı tarafın cevabi beyanları kararda yer almamaktadır. İlk Derece Kararı: Asliye Hukuk Mahkemesi, meydana gelen olayda tüm kusurun ölen kazalıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi; olayın SGK'ya bildirilmediğini, iş kazası tespitinin ön sorun olduğunu ve SGK'nın hak alanını ilgilendirdiğini belirtmiştir. Mahkemece davacılara olayı SGK'ya ihbar etmeleri, kabul edilmezse SGK ve işveren aleyhine 'iş kazasının tespiti' davası açmaları için önel verilerek bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Olayın iş kazası olduğunun tespiti halinde iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi; aksi halde davanın genel hükümlere tabi haksız fiil davası sayılarak bakılması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. |