Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Akıl Hastalığı Bulunan Sanık Hakkında Dini Değerleri Aşağılama Suçundan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Ve Sağlık Tedbiri Kararının Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 4 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında Facebook profil hesabından yapılan çok sayıdaki paylaşımla halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3, 43/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık savunmasında paylaşımları kendisinin yaptığını kabul etmekle birlikte dini değerleri aşağılama kastının olmadığını beyan etmiş; sanık müdafii ise beraat kararı verilmesi gerektiğini savunarak temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesince alınan sağlık kurulu raporu doğrultusunda sanık hakkında TCK m. 32/1 ve CMK m. 223/3-a uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK m. 57 uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiş; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımlarının kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu ve suçun unsurları itibarıyla oluştuğunu, ancak sanığın akıl hastalığına ilişkin adli tıp raporu doğrultusunda ceza verilmesine yer olmadığına dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi ile hükmün ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Belediye Başkanı Ve Milletvekillerine Eskişehirspor Nedeniyle Hakaret Edilmesinde Görev Nedenselliği Bulunmadığı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 4 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla Eskişehir Milletvekilleri [A. B.] ve [C. D.] ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı [E. F.]'e hakaret ettiği iddiasıyla kamu görevlisine görevinden dolayı zincirleme şekilde alenen hakaret (TCK m. 125/1-4, 125/3-a, 43) ve imam atamalarına ilişkin paylaşımı nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık paylaşımları kendisinin yaptığını kabul etmekle birlikte suç işleme kastı bulunmadığını belirterek beraatini talep etmiş; temyiz dilekçesinde ise hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın her iki suçtan mahkumiyetine ve cezaların ertelenmesine karar verilmiş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi ise halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan beraat kararı vermiş, kamu görevlisine hakaret suçundan istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan verilen beraat kararını ONAMIŞTIR. Kamu görevlisine hakaret suçu yönünden ise; mağdur ve katılanların Eskişehirspor yönetimi ile resmi bir görev bağı bulunmadığından eylemin görevden dolayı işlenmediğini, bu nedenle cezanın TCK m. 125/1-4 maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğini ve şartları oluşan HAGB hususunda bir değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Siyasi Parti Seçmenlerine Yönelik Sosyal Medya Eleştirilerinin Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 5 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla siyasi parti gruplarını ve seçmenlerini hedef alarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. İddia Makamı / İtiraz: Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, sanığın eyleminin TCK m. 216/2 uyarınca halkın bir kesimini alenen aşağılama suçunu oluşturduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmiş; Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince başvuru esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın ifadelerinin bir siyasi partinin seçmenlerine yönelik olduğunu, bu kitle TCK m. 216 maddesinde sayılan "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesim" niteliğinde bulunmadığından suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek Beraat kararının ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sosyal Medyadaki Dua Ve Diyanet Eleştirilerinin Dini Değerleri Alenen Aşağılama Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 4 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabı üzerinden Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, hoparlörden okunan duaları ve dini inançları hedef alan paylaşımı nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık savunmasında suç kastının bulunmadığını, paylaşımlarının eleştiri mahiyetinde olduğunu belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesince suç vasfı değiştirilerek sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın İslam dinince kutsal sayılan değerleri aşağılamaya yönelik paylaşımının kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu ve TCK m. 216/3 maddesindeki suçun unsurlarının oluştuğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 14. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 10 |
Oku
Dava ve Suçlama: Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, sanık müdafisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 14. Ceza Dairesi; 5271 sayılı CMK'nın 288, 289 ve 294. maddeleri çerçevesinde yapılan incelemede istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddiyle mahkumiyet hükmünün oy çokluğuyla onanmasına karar vermiştir. |
| Uyuşturucu Etkisindeki Kişiye Sağlık Yardımı Çağırmama Olayında Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali Suçu ve Vekalet Ücreti Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekilleri; sanıkların olası kastla nitelikli öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğini ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. Davalı/Sanıklar Savunması: Sanıklar ve müdafiileri, atılı suçlamaları reddederek beraat ve reddiyat taleplerinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık ...'ın olası kastla nitelikli öldürme suçundan beraatine; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan TCK m. 98/2 uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanık ... hakkındaki cezayı ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre düzelterek istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi; maktulün kendi iradesiyle uyuşturucu kullandığı, sanıkların durumu görmelerine rağmen vakit kaybetmeksizin sağlık kuruluşuna haber vermedikleri olayda eylemin yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali (TCK 98/2) oluşturmasını ve olası kastla öldürmeden verilen beraat kararını uygun bulmuştur. Sanık ...'in ceza miktarı nedeniyle temyiz talebini REDDETMİŞ; katılan vekilinin olası kast yönünden temyizini ONAMIŞ; ancak mahkumiyet alan sanık ... yönünden katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak kararı bu yönüyle DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Düğün Eğlencesinde Silahla Ateş Edilmesi Sonucu Seken Mermiyle Yaralanma Olayında Olası Kast ve Bilinçli Taksir Ayrımı Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekili, sanık hakkında temel cezanın üst hadden belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğini belirterek verilen hükmü temyiz etmiştir. Davalı/Sanık Savunması: Sanık müdafii, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, suç vasfının bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/2-a, 21/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın kalabalık ortamda birilerinin yaralanabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ettiği, suç vasfının olası kastla yaralama olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. Karşı oy yazısında ise eylemin bilinçli taksir sınırları içinde kaldığı savunulmuştur. |
| Eczanede Reçetesiz İlaç Satılması Nedeniyle Uyuşturucu Ticareti Suçundan Mahkumiyet Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Suç Türü: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suçu Sanık ve Savcı Talebi: Sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı; sanığın suç kastının bulunmadığını, delillerin yetersiz olduğunu ve üzerine atılı suçu işlemediğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanık eczacının sattığı hapsin suistimal edilip edilmeyeceğini bilemeyeceği ve suç kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise yüksek dozda uyuşturucu etkisi doğuran Lyrica isimli ilacın reçetesiz, sistem kayıtlarına girmeden ve kasa hesabına dahil edilmeden nakit satılması sebebiyle beraat kararı kaldırılarak sanığın TCK 188/3, 188/6, 188/8, 62 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine göre beyaz reçeteye tabi pregabalin etkin maddeli ilacın eczacı tarafından reçetesiz ve kayıt dışı satılamayacağını, sanığın mesleği gereği bu durumu bildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. |
| Uyuşturu Madde Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık ve Ceza Tayini Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 10 |
Oku
Suç Türü: Uyuşşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma Suçu Sanıklar Talebi / Temyiz Sebepleri: Sanıklar müdafileri; suçun unsurlarının oluşmadığını, delillerin hukuka aykırı toplandığını, aramanın usulsüz olduğunu, etkin pişmanlık indirim oranının yetersiz olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Ağır Ceza Mahkemesince sanık ... hakkında TCK 188/3, 188/4-a, 62/1 uyarınca 15 yıl hapis ve 45.000 TL adli para cezası; sanık ... hakkında ise etkin pişmanlık uygulanarak TCK 188/3, 188/4-a, 192/3, 58 uyarınca 12 yıl hapis ve 36.000 TL adli para cezası verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, önleme araması kararı, olay ve arama tutanakları ile ele geçirilen uyuşdurucu maddelerin sübut için yeterli olduğunu, sanık ... hakkında diğer sanığın suçunun ortaya çıkarılmasına yardım etmesi sebebiyle 1/3 oranında etkin pişmanlık indirimi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümleri ONAMIŞTIR. |
| Mağdur Beyanındaki Çelişkiler ve Delil Yetersizliği Nedeniyle Cinsel İstismar Suçundan Beraat Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 10 |
Oku
Suç Türü: Çocuğun Nitelikli/Basit Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Katılan / Mağdur Talebi: Mağdur ve katılan Bakanlık vekilleri, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin sabit olduğunu belirterek cezalandırılmasını ve mahkûmiyet kararının onanmasını talep etmişlerdir. Suça Sürüklenen Çocuk Savunması: Suça sürüklenen çocuk müdafii, suçlamaları kabul etmeyerek olayın vukubulduğu iddia edilen tarihlerde yatılı okulda olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu ve iftiraya uğradığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Süreci: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar vermiş ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Direnme kararı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu; olayın üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra adli mercilere intikal etmesi, mağdurun eylemin gerçekleştiği yer ve sayı hususundaki çelişkili beyanları ve görgü tanığının bulunmaması karşısında, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince suçun sabit olmadığını belirterek direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |