Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Onanması Hakkında Yargıtay Kararı
Dava ve Suçlama: Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, sanık müdafisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 14. Ceza Dairesi; 5271 sayılı CMK'nın 288, 289 ve 294. maddeleri çerçevesinde yapılan incelemede istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddiyle mahkumiyet hükmünün oy çokluğuyla onanmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ : Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.09.2018 gün ve 2017/434 Esas, 2018/286 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafisinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebebiarı yerinde görülmediğinden, sanık müdafisinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine, 27.02.2020 tarihinde üye [A.B.] ile [C.D.]'un karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut olayda, mağdure [E.F.] nin 17 yıl 6 aylık, sanık [G.H.]'ın ise 25 yaşında olduğu,
Olay öncesi instagramda tanıştıkları, daha sonra buluştukları, minibüs ile pastaneye gittikleri, ordan da sanığın ayarladığı bir eve geçerek orada mağdure beyanına göre sanığın zorla mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin himen elastiki, organ sokmaya müsait olduğu, mağdurede çene altında 3 adet 0,3-0,4 cm lik ekimozlar olduğu, cinsel ilişki sonrası sanığın mağdurenin çıplak resimlerini çektiği, bu resimlerden birisinin telefonda ele geçirildiği, cinsel ilişki sonrası sanığın mağdurenin annesini arayarak mağdureye ulaşmaya çalıştığı, anne babasına kızlarının elinde resminin olduğunu söylediği,
Sanığın TCK'nın cinsel istismar suçundan 103/2'den 18 yıl, hürriyetten yoksun kılma suçundan 109/2, 109/3f, 109/5. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezasına mahkum edildiği,
Mağdurenin minibüse bindirme, eve götürme ve cinsel ilişkinin zorla olduğunu beyan ettiği, Ancak sanığın tüm gerçekleşmelerin rızaya dayalı olduğunu ve mağdurenin kendisine 19 yaşında olduğunu söylediğini savunduğu,
Olayda Sayın Çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık suçun sübuta erip ermediği hususundadır.
Mağdure ilk beyanında, sanıkla instagramdan tanıştığını, ısrarla buluşma isteğini arkadaşlığı sonlandırmak amacıyla kabul ettiğini, 15.06.2017 tarihinde saat 15 civarı buluştuklarını, bir anda dolmuşa bindiklerini, şüphelinin kendisini bu yönde zorladığını, şüphelinin minibüste elini tutmaya çalıştığını, Karabağlar civarında akdeniz pastanesinde bir süre oturduktan sonra, pastanenin yanında bulunan apartmana kendisini soktuğunu, evin ikinci katına şüphelinin kendisini çıkardığını, eve girer girmez kendisine sarılmaya çalıştığını, evin yatak odasına ittirdiğini, üstüne çıktığını, öpmeye çalıştığını, kendisini engellemeye çalışmasına rağmen önce tokat attığı, sonra sırtüstü yere düştükten sonra kalkmaya çalıştığını, şüphelinin alnına kafa atarak, ben ne istiyorsam yapacaksın dediğini, kendisini tehdit ederek soyduğunu, 4 adet çıplak fotoğrafını çektiğini, bilahare tekrar üzerine çıkarak tecavüz ettiğini, şüphelinin 10 dakika arayla 3-4 kez kendisi ile birlikte olduğunu, ancak şüphelinin özel bölgesinden sıvı gelip gelmediğini hatırlamadığını bildirmiş,
Mağdure duruşmada da aynı yönde beyanda bulunmuştur.
Sanık savunmasında ise, tüm olayın mağdurenin rızası dahilinde olduğunu, fotoğrafı elinde olduğu için korkarak şikayetçi olduğunu bildirmiştir.
Olayı bizzat gören, herhangi bir görgü tanığı veya kamera görüntüsü bulunmamaktadır.
Mahkeme gerekçeli kararında "her ne kadar sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanık savunmasının doğrulanmaması ve mağdurenin tüm aşamalardaki samimiyetinden şüpheye düşülecek bir tutarsızlık görülmediği, mağdurenin tüm aşamalarda dosyaya yansıyan ve sanığa iftira atmasına neden olacak bir husumetinin bulunmadığı ve dahi bir kadının iffetini namusunu nedensiz ortaya atamayacağı gözönüne alındığında, sanık savunmasının kendisini cezadan kurtarmak amaçlı olduğu kanaatine varılarak sanık savunmasına itibar edilmeyerek mağdurenin beyanına itibar edilmiştir" denmektedir.
Dosya kapsamına göre, sanığın ve mağdurun beyanları ile doktor raporu dışında herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Mağdura sanığın kendisini zorla minibüse bindirdiğini belirtmekte, ancak neden etraftan yardım istemediğini açıklayamamaktadır. Yine mağdure, eve kendisini sanığın zorla götürdüğünü bildirmekte, gitmemesi durumunda sanığın ne yaptığını söylememektedir.
Mağdura sanığın kendisine tokat attığını ve alnına kafa attığını bildirmekte, ancak bu hususlar doktor raporu ile doğrulanmamaktadır. Doktor raporuna göre, çene altında küçük 3 tane ekimoz bulunmaktadır. Bu ekimozların ilişki sırasında emme ile oluşabilmesi muhtemeldir. Sanık kendisine tecavüz ederken, mağduren ne şekilde direndiğini, direnmesi ile sanıkta nasıl bir iz, emare kaldığını açıklamamaktadır.
Olay sonrası sanığın mağdurenin annesi, babası ve kardeşini araması üzerine mağdurenin olayı rıza dışı olarak anlatması çok normaldir, ancak bu husus, eve gitme ve cinsel ilişkinin de rıza dışı gerçekleştiği anlamına gelmeyecektir.
Sanık hiçbir şekilde savunmasını ve suçsuzluğunu ispatlamak zorunda değildir, Devlet sanığın suçluluğunu ispatlayacaktır.
Mağdurenin herhangi bir delille desteklenmeyen soyut beyanı tek başına sanığın mahkumiyetine esas alınması mümkün değildir.
Bu nedenlerle, eylemin mağdurenin rızası rızası dışında gerçekleştiğinin ispatlanamamasından dolayı, sanığın aşamalarda mağdurenin yaşını 19 olarak kendisine söylediğini de gözeterek hata hükümlerinin değerlendirilmesi ve sonuca göre sanığın beraatine veya TCK'nın 104. maddesi uyarınca reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, TCK'nın 103/2. maddesi uyarınca hükümlülük kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi ile ilgili istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir BAM 15. Ceza Dairesinin 27/12/2018 tarih ve 2018/2971-2079 sayılı kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 42 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 41 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 37 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 42 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 38 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 37 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 37 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 35 kez okundu