Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Duruşmasındaki Soyut Sözlü Beyanların Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinden Feragat Sayılamayacağı ve Tasfiye Alacağı Haklarını Ortadan Kaldırmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 20 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde edinilen malların ve şirket hisselerinin davalı adına tescil edildiğini, davalının mal rejiminden kaynaklanan alacakları ödeme taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek şimdilik gayrimenkuller için 150.000,00 TL, hisse devri için 62.500,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 29]. Davalı Cevabı ve Karşı Dava: Davalı-karşı davacı vekili; anlaşmalı boşanma duruşmasında davacının 'paylaşacak bir malları olmadığını' beyan ettiğini, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise davacı adına kayıtlı 3 taşınmaz yönünden şimdilik 50.000,00 TL katılma alacağı talep etmiştir[cite: 29]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bakırköy 1. Aile Mahkemesince; tarafların anlaşmalı boşanma duruşmasında 'paylaşılacak bir malları ve eşya talepleri olmadığını' beyan ettikleri, bu durumun mal rejimini tasfiye ettikleri anlamına geldiği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir[cite: 29]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir[cite: 29]. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin boşanma protokolünde ve kararda mal rejimine ilişkin hüküm bulunmadığı, duruşmadaki soyut beyanların somutlaştırılmış bir haktan feragat sayılamayacağı yönündeki bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir[cite: 29]. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın mali sonuçlarının tazminat ve nafakaları kapsadığını, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'isi olmadığını ve ayrıca açıkça protokolde veya hükümde yer almadıkça sırf duruşmadaki muğlak 'paylaşacak malımız yoktur' beyanıyla tasfiyeden feragat edilmiş sayılamayacağını vurgulayarak direnme kararını BOZMUŞTUR[cite: 29]. |
| Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 17 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, düğün günü alınan ziynetlerinin iade edilmediğini belirterek boşanmalarına, velayete, maddi-manevi tazminata, tedbir ve yoksulluk nafakasına, ayrıca ziynet eşyalarının aynen iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir[cite: 26]. Davalı-Karşı Davacı Erkek Cevabı: Erkek vekili; iddiaları reddederek kadının hakaret ettiğini, ev işleriyle ilgilenmediğini, ziynet eşyalarını yanına alarak evden ayrıldığını savunmuş; boşanma, velayet ve tazminat talepli karşı dava açmıştır[cite: 26]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Sivas 1. Aile Mahkemesi; tarafları eşit kusurlu kabul ederek her iki boşanma davasının kabulüne, velayetin anneye verilmesine, tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile ispatlanamayan ziynet alacağı davasının reddine karar vermiştir[cite: 26]. Ek kararla erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir[cite: 26]. İstinaf Kararı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, kadının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 26]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Dairenin ziynet eşyalarına ilişkin yeni ilkesel görüşünü hatırlatmış[cite: 26]; erkeğin mesajlarında "ziynetleri getireceğini" beyan etmesiyle ispat yükünün erkeğe geçtiğini, erkeğin ise ziynetleri kadına iade ettiğini kanıtlayamadığını belirtmiştir[cite: 26]. Bu doğrultuda ziynet alacağı davasının reddi usul ve yasaya aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden kadının yararına BOZULMUŞ, diğer yönlerden ONANMIŞTIR[cite: 26]. |
| Boşanma Davasında Islah Olmaksızın Talep Edilen Tazminat, Hakkaniyete Uygun Manevi Tazminat Miktarı ve Kesinleşen Yönler Hakkında Yeniden Hüküm Kurulamayacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, vekalet ücreti, tazminatlar ile nafakaların miktarları ve tanık hakkında yalancı tanıklıktan işlem yapılmaması yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili; kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatlar ile nafakalar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile nafakaya hükmedilmiş, boşanma ve reddedilen tazminatlar dahil kesinleşen kısımlar hakkında da yeniden karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında maddi tazminat talep edilmediği, tahkikat aşamasında usulünce yapılmış bir ıslah işlemi veya erkeğin muvafakati olmaksızın talepte bulunulmasının iddianın genişletilmesi yasağını ihlal ettiğini belirterek maddi tazminat hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca kadın yararına takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu (TMK m. 174/2) ve önceki temyiz aşamasında temyiz edilmeyerek kesinleşen yönler hakkında bozmadan sonra yeniden hüküm kurulamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Boşanma Davasında Kadının Güven Sarsıcı Behaviors Boyutundaki Sadakatsizliği Nedeniyle Eşit Kusur Tespiti ve Tazminat ile Yoksulluk Nafakası Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 14 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Erkek Talebi: Erkek vekili; katılma yoluyla kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, tedbir nafakası ve manevi tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Kadın Talebi: Kadın vekili; kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, tedbir nafakası, aleyhe hükmedilen manevi tazminat ile reddedilen maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Antalya 6. Aile Mahkemesi, tarafları eşit kusurlu kabul ederek asıl ve birleşen davanın kabulüne, tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına 1.000,00 TL tedbir nafakası ile 4.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar vermiştir. İstinaf Kararı: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, erkeğe yüklenen sadakatsizlik kusurunu sabitleyemeyip kusur olmaktan çıkarmış; erkeğe tehdit, hakaret ve abonelik iptali kusurlarını yüklemiş, kadının sadakatsizliğinin süregelen nitelikte olduğu gerekçesiyle kadını ağır kusurlu bularak kadının yoksulluk nafakasını reddetmiş ve erkek yararına 100.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadına yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığını, gerçekleşen diğer kusurlarla birlikte değerlendirildiğinde tarafların eşit kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Eşit kusurlu eş lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği (TMK m. 174) ve eşit kusurlu kadının yoksulluk nafakası şartlarının (TMK m. 175) araştırılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kusur belirlemesi, erkek lehine tazminat ve kadının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| Affedilen Eylemlerin Kusur Sayılamayacağı ve Yoksulluk Nafakası Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı kadın, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile lehine yoksulluk nafakası ve tazminat verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi boşanma davasının kabulünü talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince erkek tam kusurlu bulunarak davasının reddine, kadının davasının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise erkeğin mesaj atarak barışma isteğinin af sayılmayacağı, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davası da kabul edilerek kadının nafaka ve tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin mesaj kayıtlarında eşini sevdiğini ve af dilediğini belirterek kadının önceki davranışlarını affettiğini, affedilen davranışların kusur yüklenemeyeceğini ve erkeğin tam kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Kadının boşanma davası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden erkeğin boşanma davası konusuz kalmış olup karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, tam kusurlu erkek karşısında kadına yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve maddi tazminat (TMK m. 174/1) ödenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Şiddet Dışındaki Dayanılmayan Vakıaların Kusur Sayılamayacağı ve Tazminat Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 19 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedenine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı erkek, eşinin şiddet uyguladığı iddiasıyla boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı kadın, iddiaları reddederek davanın reddini, boşanmaya karar verilmesi halinde lehine tazminat ve nafaka verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince, tarafların karşılıklı hakaret ettiği, kadının agresif, kıskanç olduğu, kocasını bıçakla yaraladığı; erkeğin ise başka kadınlarla gezdiği ve ailesine bakmadığı gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş, kadının tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacı erkeğin dilekçesinde yalnızca şiddet vakıasına dayandığını, dayanılmayan vakıaların kusur yüklenemeyeceğini (HMK m. 25/1) belirtmiştir. Erkeğin gerçekleşen kusurlarının kadına nazaran daha ağır olduğunu, erkeğin ağır kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek kadın lehine maddi ve manevi tazminat verilmesi, yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi ve re'sen tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı davalı kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| Kadının Ev Ve Arabayı Eşinden Habersiz Devrettiğini Ve Eşini Aşağıladığını Buna Karşın Erkeğin Eşine Hakaret Edip Aşağıladığını Boşanmakla Tehdit Ettiğini Sürekli İş Değiştirmesi | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 15 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı erkek, boşanma kararı verilmesini, kadının davasının reddini, kusur belirlemesini ve tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı kadın, erkeğin davasının reddini, kusur belirlemesini, kendi davasının kabulünü, velayet, kişisel ilişki, nafakalar ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının ev ve arabayı eşinden habersiz devrettiğini ve eşini aşağıladığını; buna karşın erkeğin eşine hakaret edip aşağıladığını, boşanmakla tehdit ettiğini, sürekli iş değiştirip düzenli çalışmayarak birlik görevlerini ihlal ettiğini ve eve geldiğinde sürekli televizyon izleyerek ailesiyle ilgilenmediğini tespit etmiştir. Erkeğin ağır kusurlu olduğunu belirten Özel Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını kusur belirlemesi ile kadın yararına maddi ve manevi tazminat verilmesi gerektiği gerekçesiyle kadının yararına BOZMUŞ, diğer kısımları ONAMIŞTIR. |
| İkrarın Zina İspatına Yeterli Olmadığı Ve Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası (Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması) Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmaya, tazminat ve nafakaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, zina (TMK m. 161) ve terditli olarak evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle karşı boşanma davası açmıştır. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince kadın zina sebebiyle ağır kusurlu sayılarak erkeğin zina davası kabul edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince taraflar eşit kusurlu kabul edilerek erkeğin tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının eve bir erkeğin kitap getirdiğine dair beyanının zinayı ispata yeterli ikrar sayılamayacağını, zinanın kanıtlanamadığını vurgulamıştır. Kadının sosyal medya paylaşımı ile güven sarsıcı davranışta bulunarak az kusurlu olduğu, erkeğin ise kadına ekonomik ve psikolojik şiddet uygulayarak ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir. Erkeğin zinaya dayalı davasının reddi ile kadının boşanması kesinleştiğinden erkeğin terditli davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kadın yararına kararı BOZMUŞTUR. |
| Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 37 |
Oku
Dava Türü: Boşanma, Tazminat ve Nafaka Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile nafaka ödenmesini ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek, boşanma kararını bildiği için kararın kesinleşmesini beklemeden yeni bir hayat kurmaya çalıştığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece erkeğin kararın kesinleşmesini beklemeden hayat kurmasının sadakatsizlik sayılamayacağı ve tarafların menfaatinin kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kadının tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin feragat tarihinden sonra başka bir kadınla yaşamaya başladığını ve sadakatsiz olduğunu, bu durumda erkeğin tam kusurlu sayılması gerektiğini belirtmiştir. Gerçekleşen sadakatsizliğin kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu vurgulanarak kadın lehine TMK m. 174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle hükmü BOZMUŞTUR. |
| Zinaya Karşılık Şiddet Uygulanmasında Eşit Kusur Ve Tazminat Verilemeyeceği Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 6 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, boşanma kararı verilerek kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kararın temyizen incelenmesini istemiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, zina iddiasıyla karşı boşanma davası açarak boşanma ve tazminat ödenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkesi Kararı: Mahkemece kadın eş ağır kusurlu kabul edilerek dava ve birleşen davanın kabulü ile boşanmalarına ve erkek yararına maddi/manevi tazminata karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının zina eylemine karşılık erkeğin de eşine sürekli şiddet uyguladığını belirterek tarafların eşit kusurlu sayılması gerektiğini vurgulamıştır. Eşit kusurlu eş lehine TMK m. 174/1-2 uyarınca tazminata hükmedilemeyeceğini hatırlatarak erkeğe tazminat verilmesini usul ve yasaya aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |