Kadının Ev Ve Arabayı Eşinden Habersiz Devrettiğini Ve Eşini Aşağıladığını Buna Karşın Erkeğin Eşine Hakaret Edip Aşağıladığını Boşanmakla Tehdit Ettiğini Sürekli İş Değiştirmesi

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 04.09.2026
16
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2021/10572 Karar: 2022/2311
Özet

Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası

Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı erkek, boşanma kararı verilmesini, kadının davasının reddini, kusur belirlemesini ve tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir.

Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı kadın, erkeğin davasının reddini, kusur belirlemesini, kendi davasının kabulünü, velayet, kişisel ilişki, nafakalar ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının ev ve arabayı eşinden habersiz devrettiğini ve eşini aşağıladığını; buna karşın erkeğin eşine hakaret edip aşağıladığını, boşanmakla tehdit ettiğini, sürekli iş değiştirip düzenli çalışmayarak birlik görevlerini ihlal ettiğini ve eve geldiğinde sürekli televizyon izleyerek ailesiyle ilgilenmediğini tespit etmiştir. Erkeğin ağır kusurlu olduğunu belirten Özel Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını kusur belirlemesi ile kadın yararına maddi ve manevi tazminat verilmesi gerektiği gerekçesiyle kadının yararına BOZMUŞ, diğer kısımları ONAMIŞTIR.

Tam Orijinal Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2021/10572 E. , 2022/2311 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı-davacı kadın ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, velâyet, kişisel ilişki, çocuk yararına hükmolunan nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.

2-İlk derece mahkemesince, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş, tarafların istinaf kanun yolu incelemesi talebi üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Yapılan incelemede; ev ve aracın kadın üzerine kayıtlı olduğu ve kadının eşinden habersiz üçüncü kişiye devrettiği dikkate alındığında, "eşini ev ve arabayı satmakla tehdit ettiği" vakıasının davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, davalı-davacı kadının evde sürekli telefonla ilgilenerek birlik görevlerini ihmal ettiğinin ise ispatlanamadığı, yine davacı-davalı erkeğin mahkemece yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında sürekli iş değiştirerek ve düzenli çalışmayarak birlik görevlerini ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre; eşini aşağılayan, ev ve arabayı eşinden habersiz devreden kadına göre, başkaları yanında eşine hakaret edip aşağılayan, boşanmakla tehdit eden, sürekli iş değiştirerek, düzenli çalışmayarak birlik görevlerini ihlal eden ve eve geldiğinde sürekli televizyon izleyerek eşi ve ortak çocukla ilgilenmeyen erkeğin ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylara tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi kararının KALDIRILARAK, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 10.03.2022(Prş.)

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik