Adi Kiraya İlişkin İcra Takibinde Borçlunun İtiraz Sebeplerini Değiştirmesi ve İtirazın Genişletilmesi Yasağı Yargıtay Kararı
Davacı/Alacaklı Talebi: Alacaklı taraf, Örnek 13 nolu ödeme emrine itiraz eden borçlunun itirazının kaldırılması ve kiralananın tahliyesi talebiyle icra mahkemesine başvurmuştur.
Davalı/Borçlu Cevabı: Borçlu icra dairesinde alacağa, zamanaşımına ve faize itiraz etmiş; mahkemedeki cevap dilekçesinde ise sözleşmeyi ve bağımsız bölümlerin teslim tarihlerini kabul etmediğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: İcra Mahkemesi, davanın kısmen kabulü ile takibin 1.734.011,65 TL asıl alacak, 14.254,00 TL damga vergisi ve 720.495,45 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istem ile tahliye talebinin reddine karar vermiştir.
İstinaf Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, bağımsız bölümlerin teslim edilip edilmediği ve kira ilişkisinin başladığı hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar vermiştir.
Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m. 269/2 ve m. 63 uyarınca borçlunun icra dairesine bildirdiği itiraz sebepleri dışındaki savunmalarının itirazın genişletilmesi yasağı kapsamında kalıp dinlenemeyeceğini, borçlunun sözleşmedeki imzaya açıkça itiraz etmeyerek akdi kabul etmiş sayıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR.
Adi kiraya ve hasilat kiralarına ait takipte örnek 13 nolu ödeme emrinin borçluya tebliğinin ardından borçlunun borca itiraz etmesi sonrası alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince davanın kısmen kabulü ile takibin 1.734.011,65 TL asıl alacak, 14.254,00 TL damga vergisi, 720.495,45 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ve tahliye isteminin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, takip dayanağı kira sözleşmesinde kiralanan dairelerin "Mal sahibi adına kayıtlı olan tüm bağımsız bölümler" olarak belirtildiği, kiranın başlangıcı olarak da "Bağımsız bölümler teslim edildiğinde" açıklamasının bulunduğu, itirazın kaldırılması ve tahliyeye konu edilen bağımsız bölümlerin kira sözleşmesinin kapsamında kalıp kalmadığının, söz konusu bağımsız bölümlerin inşaatı tamamlanarak arsa sahibine teslim edildiğine ve kira ilişkisinin başladığına dair bir tespitin bulunmadığı, alacaklıya ait dairelerin borçluya teslim tarihi hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğu, sözleşmenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, takip konusu edilen alacağın varlığı ile miktarının yargılamayı gerektirdiği belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise, akdi kabul etmiş sayılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.
İİK'nın 63. maddesi uyarınca, itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Bu hüküm uyarınca, borçlunun borca itirazında alacağın zamanaşımına uğradığı, borca ve faize itiraz ettiği, itirazın kaldırılması ve tahliye yargılamasındaki sunduğu cevap dilekçesinde ise kira sözleşmesini kabul etmediğini, borçlunun elinde bulunan kira sözleşmesi ile alacaklının beyan ettiği kira sözleşmesinin farklı olduğunu, bağımsız bölümlerin teslim tarihinin farklı olduğunu ileri sürmesi itirazın genişletilmesi kapsamında olup dinlenemez.
Öte yandan,... Tapu Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 28.05.2016 tarihinde tapuya şerh edildiği ve müdürlükten gönderilen kira sözleşmesi örneğinde ise kira ilişkisine konu bağımsız bölümlerin tek tek yazılı olduğu görülmektedir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun itiraz dilekçesi de dikkate alınarak istinaf dilekçesi kapsamında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 14.11.2025 tarih ve 2025/1894 E.- 2025/2062 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 42 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 41 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 37 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 42 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 38 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 37 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 37 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 35 kez okundu