Araç İşleteni Olan Eşin Kendi Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı
Dava ve Talep: Davacılar vekili, davalıya ZMSS sigortalı aracı kullanan desteğin yaptığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, destekten yoksun kalan eş ve çocuklar için poliçe bedelinin ödenmesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; davacı çocuklar yönünden davanın kabulünü doğru bulmuş, ancak davacı eşin kaza yapan aracın işleteni (sigortalısı) olduğunu belirtmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. A-1 uyarınca sigortanın, işletenin üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluğunu teminat altına aldığını, araç işleteni olan davacı eşin kendisinin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alan kendi sigorta şirketinden tazminat isteyemeyeceğini vurgulayarak hükmü davacı eş yönünden davalı yararına bozmuştur.
MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalıya trafik (ZMSS) sigortalı aracı kullanan desteğin meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin eş ve babalarının desteğinden yoksun kaldığını, poliçe limitinin vefat durumunda kişi başına 150.000,00 TL olduğunu, poliçe bedelinin ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine [X.] 3. İcra Müdürlüğünün 2012/3614 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini belirterek takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davalının, [X.] 3. İcra Müdürlüğünün 2012/3614 Esas sayılı takip dosyası yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına alacağın likit olmadığı dikkate alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacı çocuklar yönünden davanın kabulü doğru olmakla birlikte, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A-1. maddesindeki, "Sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde düzenlemesi karşısında, araç işleteni olan (sigortalı) davacı [A.B.]'nın, kendisinin üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluğunu teminat altına alan davalı şirketinden tazminat talep edemeyeceği gözden kaçırılarak yazılı şekilde bu davacı yönünden davanın kabulü yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 42 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 41 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 37 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 42 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 38 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 37 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 37 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 35 kez okundu