Birlik Görevlerini İhmal Eden Ve Güven Sarsıcı Yerlere Giden Kocaya Karşı Sadakatsiz Davranışlar Sergileyen Kadının Açtığı Boşanma Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 11.09.2026
13
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2013/20443 Karar: 2014/3624
Özet

Dava ve Talep: Davacı-davalı koca ile davalı-karşı davalı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak karşılıklı boşanma davası açmışlardır.

Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davalı-karşı davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek kadının açtığı boşanma davasının reddine karar verilmiştir.

Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının sadakatsiz davranışlar sergilemesine karşılık, kocanın da düzenli işte çalışmayarak birlik görevlerini ihmal ettiği, genelev ve pavyon gibi uygunsuz yerlere giderek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu tespit etmiştir. Olaylarda kadın ağır kusurlu olmakla birlikte her iki tarafın da kusurlu olduğu, kocanın da boşanmak istediği gözetildiğinde kadının davasına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay, TMK m. 166/2 uyarınca kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kadın yararına bozmuştur.

Tam Orijinal Karar Metni

MAHKEMESİ: Çifteler Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ: 29.04.2013
NUMARASI: Esas no: 2012/170 Karar no: 2013/93

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Yerel mahkemece davalı-davacı kadın, tam kusurlu kabul edilip boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-davacı kadının sadakatsiz davranışlar sergilemesine karşılık davacı-davalı kocanın da düzenli işte çalışmayıp birlik görevlerini ihmal ettiği, genelev ve pavyon gibi uygunsuz yerlere gitmek suretiyle güven sarsıcı davranışlar sergilediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda her iki tarafın da kusuru bulunmakla birlikte davalı-davacı kadın daha ziyade kusurludur. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı kadın da boşanma davası açmakta haklıdır. Davacı-davalı kocanın boşanma davası açıp boşanmayı istemiş olması karşısında, davalı-davacı kadının boşanma davasındaki boşanma isteğine ilişkin itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün bulunmamasına göre, davalı-davacı kadının boşanma davasının da kabulüne (TMK md. 166/2) karar verilecek yerde, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kocanın boşanma davası ve fer'ileri ile ilgili olarak yeniden karar verilmesi gerekeceğinden bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.02.2014 (Pzt.)

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik