Eski Hükme Atıf Yapılarak Hüküm Fıkrası Kurulmadan Verilen Direnmenin Bozumu

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 04.09.2026
7
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2026/249 Karar: 2026/236
Özet

Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası

Davacı-Karşı Davalı Talebi: Taraflar evlilik birliğinin temelden sarsılması hukuki sebebine dayanarak karşılıklı boşanma kararı verilmesini istemişlerdir.

Davalı-Karşı Davacı Cevabı: Davalı taraf davanın reddini ve kendi davasının kabulü ile fer'ilerine hükmedilmesini savunmuştur.

İlk Derece ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince verilen bozmaya uyma kararı sonrasındaki hüküm Yargıtay 2. Hukuk Dairesince kısmen bozulmuş, mahkemece bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, direnme kararında HMK 297 ve 294. maddelerine uygun eda hükmü içeren, hak ve borçları açıkça gösteren bağımsız bir kısa ve gerekçeli karar kurulmayıp yalnızca önceki karara atıf yapılmakla yetinilmesini usule aykırı bularak direnme kararını USULDEN BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2026/249 E. , 2026/236 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
SAYISI: 2025/607 E., 2025/772 K.

1. Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 7. Aile Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2018/87 Esas, 2020/654 Karar sayılı kararı ile her iki davanın kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları esastan reddedilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/8310 Esas, 2022/10137 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

2. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Antalya 7. Aile Mahkemesinin 31.12.2024 tarihli ve 2023/87 Esas, 2024/1102 Karar sayılı kararı ile boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.06.2025 tarihli ve 2025/3435 Esas, 2025/6642 Karar sayılı kararı ile kısmen bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda önceki kararda direnilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonrasında gereği düşünüldü:

4. Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen bozma kararı üzerine mahkemesince verilen direnme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

5. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesinde ise "Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur" hükmüne yer verilmiştir.

7. Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikârdır.

8. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.03.2019 tarihli ve 2019/13-113 Esas, 2019/248 Karar; 04.02.2021 tarihli ve 2021/4-100 Esas, 2021/41 Karar; 31.01.2024 tarihli ve 2023/1-43 Esas, 2024/68 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.

9. Somut olaya gelince; Mahkemece bozma öncesi verilen 31.12.2024 tarihli kararda tarafların ayrı ayrı "maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiş, Özel Daire bozma kararı sonrasında usule uygun karar oluşturulmamış, direnmeye ilişkin kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında "Her ne kadar mahkememiz kararı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2025 tarihli ve 2025/3435 Esas, 2025/6642 Karar sayılı kararı ile "kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen maddi ve manevi tazminat" talepleri yönünden bozulmuş ise de mahkememiz 2023/87 Esas 2024/1102 Karar sayılı karar gereği Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 30.06.2025 tarihli bozma ilamına karşı direnilmesine" denilmekle yetinilmiş, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa ve gerekçeli karar kurulmamıştır.

10. Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.

11. O hâlde mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği, açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.

12. Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kararı usule uygun değildir.

13. Direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Direnme kararının yukarıda gösterilen usuli nedenden dolayı BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik