Evlatlığın Saklı Payını İhlal Kastıyla Yapılan Bağışlamalarda Tenkis Talebinin Kabulü Kararı
Dava Türü: Sağlararası Tasarrufların Tenkisi Davası
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilini evlat edinen murisin ölümünden dört yıl önce iki taşınmazını davalı Vakfa bağışlayarak müvekkilinin saklı payını ihlal ettiğini ileri sürerek kazandırmaların tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: Davalı vekili, temliklerin ölümden dört yıl önce yapıldığını, murisin saklı payı ihlal etme kastının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi ve Özel Daire Kararı: İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesince murisin tek mirasçısı olan evlatlığın saklı payını ihlal kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi saklı payı zedeleme kastının kanıtlanamadığı gerekçesiyle kararı bozmuş; mahkeme direnmiştir.
Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, murisin 76 yaşında 45 yaşındaki davacıyı evlat edindiğini, mal varlığının çok büyük bir bölümünü oluşturan taşınmazları aralarının açıldığı dönemde Vakfa bağışlamasının evlatlığın saklı payını zedeleme kastını ortaya koyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin direnme kararını USUL VE YASAYA UYGUN BULMUŞ ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı Özel Daireye göndermiştir.
Hukuk Genel Kurulu 2022/380 E. , 2024/192 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/144 E., 2020/376 K.
KARAR: Davanın kısmen kabulüne
ÖZEL DAİRE KARARI: Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2016/11291 Esas, 2019/6014 Karar sayılı BOZMA kararı
1. Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la değişikliği öncesi hâliyle 438 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davalı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi
4. Davacı vekili, müvekkilini evlat edinen murisin 06.03.2012 tarihinde vefat ettiğini ve tek mirasçı olarak müvekkilini bıraktığını, murisin müvekkilinin saklı payını ihlâl etmek amacıyla İstanbul ve Bursa illerinde bulunan iki taşınmazını davalı Vakfa ölümünden yaklaşık dört yıl önce bağışladığını ileri sürerek yaptığı sağlararası tasarrufların tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabı
5. Davalı vekili, çekişme konusu temliklerin miras bırakanın ölümünden dört yıl önce yapıldığını, işlemin ancak saklı payı ihlâl etme kastıyla yapılması hâlinde tenkise tâbi olabileceğini, miras bırakanın saklı payı ihlal kastının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararı
6. İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2012/238 Esas, 2015/456 Karar sayılı kararı ile; murisin başkaca taşınmazının olmadığı, davalıya yaptığı bağışlamalarda ise tek mirasçısı olan davacının saklı payını ihlal etmek kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 169.018,28 TL tenkis bedelinin seçimlik hakkını kullanıldığı 05.11.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
8. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2016/11291 Esas, 2019/6014 Karar sayılı kararı ile; "...Mirasbırakanın çekişmeli temlikleri saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı kanıtlanmış değildir. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir..." gerekçesiyle karar oy çokluğuyla bozulmuştur.
Direnme Kararı
9. Mahkemenin 24.11.2020 tarihli ve 2020/144 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararı ile; önceki karar gerekçesinin yanında, tanık ifadelerinden davacı ile murisin aralarının 2008 yılında açıldığının anlaşıldığı, temliklerin de bu sırada yapıldığı dikkate alındığında murisin temlik amacının evlatlığını mirasından mahrum bırakmak olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi
10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, murisin bağışlamalarının tek mirasçısı olan davacının saklı payını ihlâl etmek amacıyla yapıldığının kabul edilip edilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
27. Somut olaydaki gibi bir sağlararası tasarrufin, 4721 sayılı Kanun'un 565 inci maddesinin dördüncü bendine göre tenkis edilebilmesi için; saklı payın ihlal edilmiş olması yanında, tasarrufun miras bırakan tarafından saklı pay kurallarını ihlal etmek amacıyla yapılmış olması gerekir.
30. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; başkaca çocuğu bulunmayan miras bırakan ...'ın 76 yaşında iken 45 yaşında olan davacıyı evlat edindiği, tanık beyanlarına göre davacının miras bırakanın her türlü ihtiyacıyla ilgilendiği, yalnızca 2008 yılında davacının başka kente tayininin çıkması üzerine araları açılmış ise de sonrasında miras bırakanın hastalığında ve ölümünde dahi davacının yanında olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu bağış şeklindeki tasarrufların davacı ile murisin aralarının açıldığı 2008 yılında yapılması, diğer yandan miras bırakanın terekesine bakıldığında mal varlığının çok büyük bir bölümünü oluşturan dava konusu taşınmazları intifa hakkını uhdesinde tutarak çıplak mülkiyetini davalı Vakfa bağışlaması göz gönünde bulundurulduğunda, yapılan tasarrufların evlatlık olan davacının saklı payını zedelemek amacıyla yapıldığını ortaya koymaktadır.
32. Hâl böyle olunca, direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerindedir.
33. Ne var ki, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Direnme uygun bulunduğundan, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440 ıncı maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.04.2024 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy çokluğuyla karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 41 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 40 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 36 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 41 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 37 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 36 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 36 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 34 kez okundu