Hakimin Yargılama Faaliyetinden Kaynaklanan Tazminat Davasında Direnme Yasağı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 03.09.2026
13
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2025/165 Karar: 2025/940
Özet

Dava Türü: Hâkimin Hukuki Sorumluluğuna Dayalı Tazminat (HMK m. 46)

Davacı Talebi: Davacı vekili, boşanma davasında hâkimin ağır ihmalle koruma kararı vermeksizin çocuğu babaya yatılı teslim ettiğini ve çocuğun baba tarafından öldürüldüğünü belirterek 809.928,44 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabı ve Fer'i Müdahil Beyanı: Davalı Hazine ve fer'i müdahil hâkim, davanın süresinde açılmadığını, hâkimin ağır ihmal veya kastının bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi (Yargıtay 2. HD) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla davanın kabulüne karar vermiştir.

Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) ve Direnme Süreci: Hukuk Genel Kurulu kararı bozmuş; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozmaya karşı direnme kararı vermiştir. Yeniden temyiz üzerine Hukuk Genel Kurulu, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Özel Dairenin Hukuk Genel Kurulu bozma kararına karşı direnme yetkisinin bulunmadığını belirterek direnme kararını USULDEN BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2025/165 E. , 2025/940 K.[cite: 39]

"İçtihat Metni"[cite: 39]

MAHKEMESİ : Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)[cite: 39]
SAYISI : 2024/5 E., 2024/11 K.[cite: 39]

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 2. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı ... fer'î müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonunda bozulmasına karar verilmiş ve Özel Dairece, Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına karşı direnilmiştir.[cite: 39]

2. Karar davalı ... fer'î müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.[cite: 39]

3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:[cite: 39]

I. YARGILAMA SÜRECİ[cite: 39]
Davacı İstemi[cite: 39]
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, eşi ... aleyhine boşanma davası açtığını, boşanma davası devam ederken mahkemece 20.10.2017 tarihli ara karar ile baba ...'nun ortak çocuk ile kişisel görüşme talebinin kabul edildiğini, baba ile ortak çocuk arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu Cumartesi günü kişisel ilişki kurulduğunu, müvekkili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde babanın ortak çocuğu öldürmeye teşebbüs ettiğinin bildirilerek koruma talep edildiğini, buna rağmen davaya bakan hâkimin anılan kararı verdiğini, babanın ortak çocuğu bu karara istinaden 04.11.2017 tarihinde ilk Cumartesi günü aldığını ve 05.11.2017 tarihinde çocuğu öldürdüğünü, hâkimin ağır ihmâlle açıkça kanuna aykırı karar verdiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 323. maddelerinin ihlâl edildiğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı hüküm kurulduğunu, hâkimin ağır ihmâli ile verdiği karar sonucunda müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, eylem ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğunu, müvekkilinin maddi zararının destekten yoksun kalma tazminatı şeklinde tezahür ettiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 20.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 809.928,44 TL olarak artırmıştır.[cite: 39]

Davalı Cevabı[cite: 39]
5. Davalı Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın Hazine aleyhine açılması gerekirken dava dilekçesinde ihbar olunan hâkimin davalı olarak gösterildiğini, müvekkili aleyhine açılan bir davanın bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet düşmediğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 46. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.[cite: 39]

6. Fer'î müdahil 14.06.2021 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesinin okunmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının dava dilekçesinde yazdığı hususları teyit eden ve araştırma yapılmasını gerektirecek herhangi bir bilgiye ve delile dilekçe ekinde yer verilmediğini, hukuk yargılamasında taraflarca getirilme ilkesinin bulunduğunu, davacının iddiasını somutlaştırmadığını, çocuk lehine tedbir kararı verilmiş olsa bile bu durumun ortak çocukla baba arasında şahsi ilişki tesisine engel olmayacağını, şahsi ilişki tesisine ilişkin karara karşı davacı annenin bir itirazda bulunmadığını, HSK tarafından yapılan soruşturma sonucunda ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, somut olayda ihmâlinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.[cite: 39]

Özel Daire Kararı[cite: 39]
7. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2021/4 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararı ile; "...Hukukumuzda, hâkimin hukuki sorumluluğu kabul edilmiştir.[cite: 39] Bu sorumluluk haksız fiilden, hâkimin yargısal faaliyetinden veya idari faaliyetinden kaynaklanabilir.[cite: 39] Tazmin sorumluluğu hangi sebepten kaynaklanırsa kaynaklansın sorumluluğun genel koşullarına tabiidir.[cite: 39] Buna göre öncelikle sorumluluğu gerektiren hukuka aykırı bir halin varlığı, kusur, zarar ve illiyet bağı bulunmalıdır.[cite: 39] Somut davadaki sorumluluk, hâkimin yargısal faaliyetinden kaynaklanmaktadır.[cite: 39] Hukuka aykırı fiiller HMK'nın 46. maddesinde 6 bent halinde sayılmıştır.[cite: 39] Bu maddede sayılan hallerden birinin gerçekleşmesi halinde hukuka aykırı eylemin varlığından söz edilir.[cite: 39] Dava dilekçesi verilip çocuğun ve davacının esenliğinin tehlike altında olduğu bildirilerek koruma talep edilmesine rağmen hâkimin sadece davacı kadın yönünden koruma kararı verip çocuk için herhangi bir karar vermediği; çocuğu şiddet yanlısı olan babadan koruması gerekmesine ve böyle bir talep geldiğinde öncelikle sosyal inceleme raporu alması gerekmesine rağmen, rapor dahi almaksızın babası ile yatılı olarak kişisel ilişki kurmasına karar verdiği anlaşılmaktadır.[cite: 39] Bu durumda, hâkimin delil ve belge aramaksızın tedbir kararı vermek, bu kararı geciktirmemek, gerekirse uygun barınma yeri sağlamak, kişisel ilişki kurmanın çocuğun üstün yararı ile sınırlı olduğu ve gerekirse reddedilebileceğini gözönüne almak ve geçici önlemleri talep olmasa dahi re'sen almakla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği ve bu suretle HMK 46/1-c maddesini ihlal ettiği belirlenmiştir.[cite: 39] Hukuka aykırı halin varlığı açıktır.[cite: 39] Kanunun açık ve amir hükümlerine aykırı davranıldığı için kusur mevcuttur.[cite: 39] Hâkimin hukuka aykırı fiili ile daha evvel öldürülmesine teşebbüs edilen ve acilen korunması gereken çocuk şiddet yanlısı babaya teslim edilmiş ve bunun sonucu olarak da zarar doğmuştur.[cite: 39] TBK.nın 49.maddesinde gösterilen illiyet bağı da mevcuttur.[cite: 39] Bu nedenle HMK 46/1 maddesi gereğince Devletin tazminatla sorumlu olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.[cite: 39]

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,[cite: 39]
1- Davanın kabulüyle;[cite: 39]
a) 809.928,44 TL. maddi tazminatın 05.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine,[cite: 39]
b) Takdiren 30.000 TL. manevi tazminatın 05.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine,[cite: 39]
2- Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,[cite: 39]
3- Dosya Adli Yardımlı olduğundan re'sen yapılan 2.947,75 TL. yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,[cite: 39]
4- Davacı vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesine göre nispi olarak hesaplanan 107.092 TL. nispi vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine,[cite: 39]
5- Davacı vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1 maddesine göre takdiren 17.800,00 TL. maktu vekâlet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine..." oy birliği ile karar verilmiştir.[cite: 39]

Hukuk Genel Kurulu Kararı[cite: 39]
8. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı fer'î müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.[cite: 39]

9. Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2023 tarihli ve 2023/2-858 Esas, 2023/1399 Karar sayılı kararı ile; "...43. Bu durumda, Hazinenin hâkimin hukuki sorumluluğu kapsamında destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulması doğru değildir.[cite: 39] 44. Bu çerçevede yapılacak değerlendirmede; 6098 sayılı Kanun'un 50/2 nci maddesinde yer alan hüküm uyarınca durumun gereği, hâkimin kusurlu olduğu, özellikle davacı annenin de olaydaki tutumu dikkate alınarak davacı yararına (destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmeden) uygun bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmelidir..." gerekçesiyle Özel Dairenin kararı oy çokluğuyla bozulmuştur.[cite: 39]

Özel Dairenin Direnme Kararı[cite: 39]
10. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve 2024/5 Esas, 2024/11 Karar sayılı kararı ile direnme kararı verilmiştir.[cite: 39]

Direnme Kararının Temyizi[cite: 39]
11. Direnme kararı süresi içinde davalı fer'î müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.[cite: 39]

II. ÖN SORUN[cite: 39]
12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle; ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılamada, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin kararının Hukuk Genel Kurulunca bozulması üzerine Özel Daire tarafından direnme kararı verilip verilemeyeceği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.[cite: 39]

III. GEREKÇE[cite: 39]
13. Dava, HMK'nın 46 ve devamı maddeleri uyarınca, hâkimin hukuki sorumluluğu kapsamında açılmış olan tazminat istemine ilişkindir.[cite: 39]
14. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır.[cite: 39]
15. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 47. maddesinde "Davaların açılacağı mahkeme" düzenleme altına alınmıştır.[cite: 39]
16. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesinde ise direnme kararlarına ilişkin düzenleme mevcuttur.[cite: 39]
21. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesinin 7. fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi, Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorundadır.[cite: 39] Açıklanan nedenlerle yasa yolu incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca nihayete erdirileceğinin kabulü gerekmektedir.[cite: 39]
25. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesine göre sadece ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, Yargıtayın bozma kararına direnebileceğinden ilk derece mahkemesiyle yargılama yapan Özel Daire tarafından Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına direnilmesi mümkün değildir.[cite: 39]
27. Hâl böyle olunca, direnme kararının usulden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.[cite: 39]

IV. KARAR[cite: 39]
Açıklanan sebeplerle;[cite: 39]
Direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı usulden BOZULMASINA,[cite: 39]
Bozma nedenine göre davalı fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,[cite: 39]
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,[cite: 39]
25.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.[cite: 39]

"KARŞI OY"[cite: 39]
...İlk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılamada, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararının Hukuk Genel Kurulunca bozulması üzerine Özel Daire tarafından direnme kararı verilebileceği görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyoruz.[cite: 39]

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik