İcra Takibinde Resmi Sicile Kayıtlı İş Makinesi Haczi ve İstihkak Davasının Reddi Gerektiği Yargıtay Kararı
Davacı/Alacaklı Talebi: Alacaklı, İİK'nın 99. maddesi uyarınca borçlu şirket ile davalı 3. kişi arasında organik bağ bulunduğunu ve ticari faaliyetlerin 3. kişi üzerinden yürütüldüğünü ileri sürerek istihkak iddiasının reddini ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı/3. Kişi Cevabı: Davalı 3. kişi, haczedilen mahcuzun kendi adına kayıtlı ve zilyetliğinde olduğunu belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi, borçlu ile 3. kişi arasında organik bağ bulunduğu ve devralan 3. kişinin TBK 202 uyarınca borçlardan sorumlu olacağı gerekçesiyle alacaklının davasının kabulüne karar vermiştir.
İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, davalı 3. kişi ve alacaklının istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; haczin 3. kişinin adresinde yapıldığını, mülkiyet karinesinin 3. kişi lehine olduğunu, haczedilen iş makinesinin resmi sicile kayıtlı bulunup borcun doğumundan çok önce (2013 yılında) 3. kişi adına tescil edildiğini ve borçludan devralınmadığını tespit etmiştir. Mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamayan alacaklının davasının reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK 99. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince borçlu ile davacı 3. kişi arasında organik bağ bulunduğu, devrelan 3. kişinin TBK 202. maddesi uyarınca işletmenin borçlarından sorumlu olacağı, icra alacağı nedeniyle... Şirketinin pasif hale getirilerek ticari faaliyetlerin ...San. ve ....Şti. üzerinden yürütüldüğü gerekçesiyle alacaklının davasının kabulüne karar verilmiş, kararın esasa ilişkin üçüncü kişi, tazminata yönelik alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı üçüncü kişi ve alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; dava konusu haciz 15.11.2021 tarihinde, üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde yapılmıştır, bu adresin ödeme emri tebliğ adresi olmadığı, haciz anında borçlunun hazır olmadığı, borçlu adına da evrak bulunmadığı görülmüştür. O halde karinenin aksini ispat yükü alacaklıdadır.
Dava konusu hacizde, davalı üçüncü kişi şirket adına trafik siciline kayıtlı 37... plakalı iş makinesi fiili olarak haczedilmiş, kaydi olarak haciz talebi icra müdürlüğünce daha sonra reddedilmiştir. Mahcuzun zilyetliği de üçüncü kişi davalıda olduğu görülmüştür.
Dairemizce ilk tescilden itibaren trafik tescil kayıtları istenmiş, aracın ilk tescilinin 2001 yılında yapıldığı, 19.11.2013 tarihinde de davalı üçüncü kişi adına tescil edildiği görülmüştür. Borcun doğum tarihinden önce aracın üçüncü kişi adına tescil edildiği, ayrıca borçludan devralınmadığı görülmüştür.
O halde mahcuzun resmi sicile kayıtlı olması, borçludan devralınnamış olması, borcun doğumundan önceki bir tarihte davacının mülkiyetine geçmiş olması nedeniyle davasını ispat edemeyen alacaklının davasının reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, mahkeme gerekçesinde haciz tarihinin 01.07.2020 tarihi olarak gösterilmesi, bu tarihli hacizde mahcuzun (beton santrali) farklı olmasına rağmen, kıymet takdirinin 1.200.000,00 TL olarak belirlendiği yönündeki gerekçe dosya kapsamına uymamaktadır.
İstihkak davalarında takip konusu alacak yada mahcuzun değerinin karşılaştırılması, hangi tutar az ise onun üzerinden yargılama giderlerinin hesaplanması gerekirken, mahcuzun kıymet takdirinin yapılmadığı, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar ve ilam harcının maktu alındığı görülmüştür.
Dairemizce aynı taraflar arasında daha önce temyiz incelenmesinden geçen 2025/3583 Esas sayılı dosyada mahcuzun sicile kayıtlı olmaması, her somut olayın özelliğine göre inceleme ve irdeleme yapılması nedeniyle emsal alınmamıştır.
SONUÇ:
Yukarıda yazılı nedenlerle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 08.05.2025 tarih ve 2022/1286 E. 2025/860 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 20.04.2022 tarih ve 2021/1463 E.-2022/452 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 42 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 41 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 37 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 42 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 38 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 37 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 37 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 35 kez okundu