İhalenin Feshi Şikayetinde Adli Tatil Süreleri, Temyiz Süresinin Aşılması ve Temyiz İsteminin Reddi Yargıtay Kararı
Davacı/Şikayetçi Talebi: Şikayetçi taraf, taşınmaz ihalenin feshi talebiyle sulh hukuk mahkemesine başvuruda bulunmuştur.
Davalı Cevabı: Davalı taraf şikayetin reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi, şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.
İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunun süre aşımından reddine karar vermiş; bu kararın temyiz edilmesi üzerine verilen temyiz talebinin de kesinlik nedeniyle reddine ilişkin ek kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m. 18 ve HMK m. 103/1-h uyarınca ihalenin feshi işlerinin adli tatilde görülecek ivedi işlerden olduğunu, bu nedenle adli tatilde sürenin 1 hafta uzamayacağını belirterek; tebliğden itibaren 2 haftalık temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ek kararını ONAMIŞTIR.
Şikayetçinin ihalenin feshi istemiyle sulh hukuk mahkemesine başvurduğu, İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.06.2025 tarih ve 2025/1 69... /700 Karar sayılı kararı ile şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 6.11.2025 tarih ve 2025/27 62... /2967 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun süre aşımından reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin de kararın kesin nitelikli olduğu gerekçesi ile HMK'nın 366 maddesi yollaması ile 346/1 maddesi gereğince reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2 maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.
Bununla birlikte; 6100 sayılı Huku Muhakemeleri Kanunu'nun 322/2. maddesi "Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hållerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır." hükmünü içermektedir.
Anılan hüküm doğrultusunda uyuşmazlık konusu ihalenin feshi şikayetinde İcra ve İflas Kanunu uygulanmış olup İcra ve İflas Kanununun 18. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 103/1-h maddesi gereğince kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adli tatilde görülecek dava ve işlerdendir. Dolayısıyla bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter, bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 19.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 23.08.2025 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Şikayetçinin temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK'nın 364/2. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının, İİK'nın 364/2 maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 42 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 41 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 37 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 42 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 38 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 37 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 37 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 35 kez okundu