SGK Bildirimi Öncesindeki Kapıcılık Çalışmasının Tanık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Kıdem Tazminatı Hesabında Tüm Çalışma Süresinin Esas Alınması Gerekir

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 12.09.2026
17
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas: 2026/254 Karar: 2026/1923
Özet

Dava ve Talep: Davacı vekili, müvellelinin davalılara ait apartmanda kapıcı olarak 01.05.1988-18.09.2019 tarihleri arasında çalıştığını, sigortasının geç yapıldığını, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, arabuluculuk sürecinde yapılan 30.000,00 TL'lik kısmi ödemeden arta kalan eksik kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir.

Cevap ve Savunma: Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini istemiş; davacının çalışmasının 01.10.2008 tarihinde başladığını ve aslında istifa ettiğini, buna rağmen iyiniyetle arabuluculuk sürecinde 30.000,00 TL ödeme yapıldığını savunmuştur.

İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, dinlenen tanıkların ortak beyanları doğrultusunda davacının SGK bildirim tarihinden önce de çalıştığı sabit görülerek 01.05.1988-18.09.2019 tarihleri arasındaki 31 yıl 4 ay 18 günlük hizmet süresi üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kararın kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebini esastan reddetmiştir.

Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki belgelere, ispat kurallarına ve mahkemenin hukuki değerlendirmesine dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA karar vermiştir.

Tam Orijinal Karar Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1980 E., 2025/2205 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 16. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/1 E., 2024/314 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların maliki olduğu.. Apartmanı işyerinde, sigorta girişi 17.01.2017 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) denetimi neticesinde yapılmakla birlikte 01.05.1988-18.09.2019 tarihleri arasında, kapıcılık işinde, asgari ücrete ilaveten kapıcı konutunda elektrik, su, doğalgaz giderleri işverenlikçe ödenmek suretiyle ikamet ederek yaklaşık 2.000,00-2.500,00 TL menfaat sağlanması karşılığında çalıştığını, fazla çalışma ücretleri ödenmeksizin, hafta tatili izinleri kullandırılmaksızın, çalıştığı süre boyunca dinî ve milli bayramlarda çalışmış olmasına rağmen genel tatil ücretleri ödenmeksizin, uzun yıllar sigortasız çalıştırılması ve işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin işçi tarafından [X.] Noterliğinin 18.9.2019 tarih ve yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiğini, fesih sonrası müracaat edilen arabuluculuk süreci sonunda kıdem tazminatı açısından 30.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, diğer işçilik alacakları yönünden tamamen anlaşmaya varıldığını ileri sürerek eksik ödenen kıdem tazminatı alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, taleplerin belirsiz alacak davasına uygun olmadığını, davacının davalı işyerindeki çalışmasının 01.10.2008 tarihinde başlamakla beraber sigorta girişinin 01.10.2008 tarihinde gerçekleştirildiği, aslında istifa eden davacıya iyiniyetle hareket eden işverenlikçe 08.11.2019 tarihinde sona eren arabuluculuk süreci kapsamında 30.000,00 TL kıdem tazminatı ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine davacının diğer tanıkları da dinlenilerek dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacını SGK'ya bildirim tarihinden önce davalı işyerinde çalıştığına dair ortak beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının hizmet süresi iddiasını ispatladığı, davacının 01.05.1988-18.09.2019 tarihleri arasında davalıların maliki olduğu apartmanda 31 yıl 4 ay 18 gün süreyle çalıştığı kabul edilerek kısmi ödemenin mahsubuyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; SGK kayıtlarına göre hizmet süresinin belirlenmesi gerektiğini, davacının iş sözleşmesini bizzat kendisinin sonlandırdığını, 01.10.2008 tarihinden bu yana hakettiği tüm ücretlerinin eksiksiz ve tam olarak ödendiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının çalışma süresine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik