Tasfiye Edilerek Ticaret Sicilinden Terkin Edilen Şirketin İhya Edilmesi Gerektiği Kararı
Dava Türü: Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan Teminat Mektubunun İadesi ve Karşı Dava
Davacı (Karşı Davalı) Talebi: Özel güvenlik şirketi vekili, davalının haksız olarak 300.000,00 TL bedelli teminat mektubunu nakde çevirdiğini ileri sürerek söz konusu bedelin tahsilini talep etmiştir.
Davalı (Karşı Davacı) Cevabı ve Talebi: İş sahibi şirket vekili, işçi alacaklarına binaen teminatın nakde çevrildiğini savunarak davanın reddini; karşı davasında ise eksik verilen teminat mektubu bedeli için 416.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
İlk Derece, İstinaf ve Yargıtay Bozma Süreci: İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş; istinaf başvurusu reddedilmiştir. Yargıtay bozma ilamı sonrası mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yargılama sırasında davalı-karşı davacı şirketin tasfiye edilip ticaret sicilinden terkin edildiğini ve dava ehliyetini kaybettiğini tespit etmiştir. Şirketin ihya edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gerekçesiyle karar re'sen BOZULMUŞTUR.
YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/719 Karar No: 2026/2144[cite: 55]
"İçtihat Metni"[cite: 55]
MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi[cite: 55]
SAYISI: 2024/187 E. , 2024/706 K.[cite: 55]
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı-karşı davacı ... Yönetim ve Dan. Hiz... Ltd. Şti. vekili tarafından duruşmalı, davacı-karşı davalı ... Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.[cite: 55]
Belli edilen günde davalı-karşı davacı vekili Avukat geldi.[cite: 55] Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:[cite: 55]
I. DAVA[cite: 55]
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında özel güvenlik hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiği ve SGK borcu yoktur yazısını davalı iş sahibine ibraz ettiği halde, davalının haksız olarak 300.000,00 TL bedelli teminat mektubunu nakde çevirdiğini, gönderilen ihtarlara rağmen bu bedeli iade etmediğini ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.[cite: 55]
II. CEVAP[cite: 55]
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamında çalışan personel tarafından müvekkiline karşı işçilik alacaklarına dayalı olarak açılan davaların aleyhe sonuçlanma ihtimaline binaen, teminat mektubunun nakde çevrildiğini, kıdem tazminatı borçlarından davacının sorumlu olduğunu, sözleşmede her türlü zarara karşılık teminat mektubunun on yıl süreyle iş sahibi müvekkilinde kalacağına dair bir hüküm bulunduğunu, davacının talebinin haksız olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemiş, açtığı karşı davasında ise sözleşmeye göre davalı özel güvenlik şirketinin 330.000,00 USD bedelli teminat mektubu vermesi gerekirken, eksik ifada bulunarak 300.000,00 TL bedelli teminat mektubu verdiğini, bu yöndeki sorumluluğunun devam ettiğini ek teminat vermesi gerektiğini ileri sürerek, 416.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.[cite: 55]
2. Karşı davada davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.[cite: 55]
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI[cite: 55]
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararı ile dava tarihi itibariyle dava dışı işçiler tarafından açılan davaların sonuçlanmadığı, davalı-karşı davacı iş sahibi tarafından işçilere bir ödeme yapılmadığı, henüz zarar doğmadan ve doğacağı yolunda kesin bir delil bulunmadan teminat mektubunun iş sahibi tarafından nakde çevrilmesinin haksız olduğu, her ne kadar iş sahibinin bir kısım işçilere yargılama sırasında ödeme yaptığı belirlenmiş ise de bu durumun ayrıca açılacak bir rücu davasının konusu olabileceği, bu itibarla yüklenicinin asıl davadaki talebinin kabulü gerektiği, karşı dava yönünden yapılan incelemede; sözleşmede 330.000,00 USD teminat mektubu verileceği kararlaştırılmış olup yüklenicinin 300.000,00 TL bedelli mektup sunduğu, iş sahibinin bu teminat mektubunu ihtirazi kayıt koymadan kabul ettiği, sözleşme sona erdikten sonra ek teminat verilmesi isteminin dayanaksız ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 300.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.[cite: 55]
IV. İSTİNAF[cite: 55]
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı iş sahibi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.[cite: 55]
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ[cite: 55]
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı-karşı davacı iş sahibi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 16.01.2024 tarih ve 2022/5398 Esas, 2024/185 Karar sayılı kararı ile dava dışı işçilerin kıdem tazminatı dahil çeşitli işçilik alacaklarının tahsili amacıyla davalar açtıkları, asıl işveren konumundaki iş sahibi şirketin bu işçilerin bir kısmına kıdem tazminatları için ödemeler yaptığına ilişkin ödeme belgelerini dosyaya sunduğu, sözleşmenin 9.1. maddesine göre dava konusu kesin teminat mektubunun, iş sahibinin uğradığı veya uğrayacağı her türlü zararın, sözleşmedeki cezai şartlar ve faizler dahil olmak üzere her türlü borcun teminatın teşkil etmek üzere verildiği, dava dışı işçilere yapılan ve işçilik alacakları için açılan ve karara bağlanan davalarda yapılması muhtemel ödemelerin de bu kapsamda olduğu, sonuç itibariyle, iş sahibinin söz konusu işçi alacakları ödenene kadar teminat mekbunu uhdesinde tutma hakkı bulunduğu, bu durumda, davalı-karşı davacı iş sahibinin, dava dışı işçilere ödediği veya işçilik alacakları için açılan ve karara bağlanan davalarda ödemek zorunda kalacağı toplam tutarlar belirlenerek, teminat mektubu bedelinin kısmen ya da tamamen iadesinin gerekip gerekmediği değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar asıl davada davalı iş sahibi şirket yararına bozulmuş, karşı davada verilen karara yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.[cite: 55]
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı iş sahibi şirketin, davacı yüklenici şirket tarafından verilen dava konusu 300.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu nakde çevirerek, dava dışı işçilere toplam 129.684,93 TL ödeme yaptığı, söz konusu tutarın mahsubu halinde davalı iş sahibi şirketin bakiye 170.315,07 TL'yi iade etmekle yükümlü olduğu, karşı davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 170.315,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.[cite: 55]
VI. TEMYİZ[cite: 55]
A. Temyiz Sebepleri[cite: 55]
1. Davacı-karşı davalı ... Güvenlik ve Koruma Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın tümden kabulü gerektiğini, henüz işçi alacaklarının muaccel olmadığı bir dönemde teminat mektubunun nakde çevrilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.[cite: 55]
2. Davalı-karşı davacı ... Yönetim ve Dan. Hizmt. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; teminat mektubunun doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatı olduğunu, karşı davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.[cite: 55]
B. Değerlendirme ve Gerekçe[cite: 55]
1. Dosyanın temyiz incelemesinde olduğu sırada Dairemizin 10.09.2025 tarihli geri çevirme kararı üzerine dosyaya gelen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20.01.2026 tarihli yazısında, davalı-karşı davacı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin tasfiyesinin sona erdiği 07.02.2018 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği bildirilmiştir.[cite: 55]
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca devam eden davası bulunan Limited Şirket'in ticaret sicilinden terkini mümkün değil ise de terkin işleminin yasaya aykırı olarak yapıldığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacı şirketin dava ehliyeti ortadan kalkmış bulunmaktadır.[cite: 55]
Dava ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava şartlarındandır.[cite: 55] Dava açan ve davalı konumunda bulunan her gerçek ya da tüzel kişi bu davanın devamı ve hüküm kesinleşinceye kadar bu ehliyetini korumuş olmalıdır.[cite: 55]
Bu hükümler ve açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davanın açıldığı tarih itibariyle dava ehliyeti bulunan davalı-karşı davacı şirketin, davanın devamı sırasında ve hükümden önce terkin edildiği anlaşılmakla dava ehliyeti ortadan kalkmış durumdadır.[cite: 55] Bu durum dava şartı olup, davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gereken bir durum olduğundan Dairemizce de re'sen nazara alınarak kararın bozulması gerekmiştir.[cite: 55]
O halde mahkemece yapılacak iş, davalı-karşı davacı ... Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin, davanın devamı sırasında ticaret sicil kaydı terkin edilmekle, dava ehliyetini kaybettiği anlaşıldığından, anılan şirketin, ihya edilerek yeniden sicile kaydının sağlanması ve usulünce taraf teşkili sağlanarak davaya devamla esas hakkında karar verilmesinden ibaret olup, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.[cite: 55]
2. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.[cite: 55]
VII. KARAR[cite: 55]
Açıklanan sebeplerle;[cite: 55]
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA,[cite: 55]
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,[cite: 55]
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,[cite: 55]
Peşin alınan harçların istek hâlinde taraflara iadesine,[cite: 55]
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.[cite: 55]
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 41 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 40 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 36 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 41 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 37 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 36 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 36 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 34 kez okundu