Trafik Kazası Sonucu Maluliyet Oranının Kaza Tarihinde Yürürlükte Bulunan Yönetmeliğe Göre Ve İlliyet Bağı Kurularak Belirlenmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 10.09.2026
17
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas: 2015/2423 Karar: 2017/8643
Özet

Dava ve Talep: Davacı vekili, müvekkilinin araç çarpması sonucu iş gücü kaybına uğradığını, mesleğini icra edemediğini belirterek sakat kalan aracı bedeli, çekici masrafı, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Cevap: Davalı vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.

İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 33.234,96 TL maddi tazminat ve 8.500 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; davacının maluliyet oranının belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte olan 'Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği' hükümlerine uygun rapor alınmadığını belirtmiştir. Mahkemece üniversitelerin adli tıp anabilim dalı veya adli tıp şube müdürlüğünden anılan yönetmeliğe göre, davacının önceki maluliyeti de dikkate alınarak şimdiki maluliyetin kazayla illiyet bağı araştırılıp rapor alınması gerekirken yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulmasını eksik inceleme olarak değerlendirip kararı bozmuştur.

Tam Orijinal Karar Metni

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili, 25/01/2009 tarihinde müvekkilinin kullandığı [X.] plakalı araç ile davalı [A.B.]'nın kullandığı ve diğer davalı adına kayıtlı plakalı araçların çarpıştığını, kazada kusurun tamamının davalıya [A.B.]'ya verildiğini, müvekkilinin iş gücü kaybına uğradığını, kolu ile birlikte bir kısım parmaklarını kullanamaz hale geldiğini, müvekkilinin daha önceden ayaklarından sakat olduğunu, sakat aracı kullanması nedeni ile kolundan ve elinden sakat kalması, ikinci bir maluliyetin etkisinin de daha fazla olduğunu, müvekkilinin [Y.] ve [Z.]'a bağlı köylerde sürekli olarak sünnet ve düğünlerde müzisyenlik yaptığını, elinden ve kolunda sakat kalması nedeni ile mesleğini icra edemediğini, mesleğini icra ederken de gerekenden daha fazla efor harcadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000 TL maddi tazminat ile müvekkilinin kullandığı [X.] plakalı araç pert olduğunu, sakat aracı olması nedeni ile Gümrükler Baş Müdürlüğüne teslim edildiğini, piyasa değerinin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/64 D. iş sayılı kararı ile tespit yapıldığını, 7500 TL araç bedeli ile aracın nakli ve çekilmesi içinde 880 TL masraf yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000 TL manevi, 10.380 TL maddi ile tespit masraflarının kaza tarihi olan 25/01/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı [A.B.] vekili, davanın reddini savunmuş, davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, maddi tazminat istemi yönünden (24994,96 TL+ 7500 TL +740 TL) olmak üzere toplam 33.234,96 TL tazminatın davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 8.500 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı [A.B.] vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı [A.B.] vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının dışındaki aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-)Davalı vekilinin maluliyet oranına ilişkin temyiz itirazlarının incelemesine gelince, dava, trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının maluliyet oranının belirlenmesi hususunda Adli Tıp Uzmanı doktor bilirkişiden tüzük hükümlerine göre alınmış rapora göre davacının %8.6 oranında daimi maluliyetinin bulunduğu kabul edilerek aktüer hesabı yaptırılmıştır. Oysa, hükme esas alınan raporun kaza tarihi 25.01.2009 tarihinde yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre düzenlenmediğinden hükme dayanak yapılması mümkün bulunmamaktadır.

O halde mahkemece, en yakın üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan veya Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre davacının daha önceki maluliyeti de nazara alınarak şimdiki maluliyetinin kazayla illiyet bağının varlığının tespitiyle daimi işgücü kaybının tespiti yönünden rapor alındıktan sonra bu maluliyet oranı üzerinden aktüer hesabı yaptırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3-) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı [A.B.] vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı [A.B.]'ya geri verilmesine 05.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik