Yargılama Sırasında Yürürlüğe Giren Yasa Değişikliği Nedeniyle Kayıp-Kaçak Bedeli Davasının Konusuz Kaldığının Tespiti Ve Yargılama Giderleri İle Vekalet Ücretinin Davacı Lehine Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 11.09.2026
14
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2021/6270 Karar: 2021/11848
Özet

Dava ve Talep: Davacı vekili, elektrik faturalarından haksız olarak tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, perakende satış, sayaç okuma, iletim ve mükerrer alınan bedellerin istirdadı amacıyla tazminat talep etmiş; ıslah ile talebini artırmıştır.

Cevap: Davalı vekili, kesintilerin ilgili mevzuat ve yasal zorunluluk çerçevesinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Kararı ve Onama: Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada mükerrer alınan bedelin kabulüne, yasal değişiklik nedeniyle kayıp-kaçak vb. bedellerin reddine karar verilmiş; Yargıtay ilgili dairesince hüküm onanmıştır. Taraflar karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasal düzenleme nedeniyle kayıp-kaçak ve diğer kalemlere ilişkin talebin 'konusuz kaldığını', mahkemece 'karar verilmesine yer olmadığına' kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Dava açıldığı tarihteki hukuki duruma göre davacı haklı olduğundan, davacının haksız duruma düşmediği gözetilerek dava konusu haksız bedeller nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ve tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerektiğini belirterek onama kararını kaldırmış ve yerel mahkeme kararını düzelterek onamıştır.

Tam Orijinal Karar Metni

MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkesi

Davacı [A.] Turizm Marina Yat ve İşletmesi A.Ş. ile davalı [B.] Sigorta A.Ş. aralarındaki alacak davasına dair Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 09/09/2020 tarihli ve 2019/911 E. 2020/533 K. sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 19/04/2021 tarihli ve 2021/1392 E. 2021/4242 K. sayılı karara karşı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.

Düzeltme isteklerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, elektrik abonesi bulunduğu davalı şirketin düzenlediği faturalar ile kendisinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, dağıtım, perakende satış hizmet, sayaç okuma ve iletim bedellerini tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 3.500 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 28/12/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 277.143,53 TL'ye artırmıştır.

Davalı; istirdadı istenilen bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, davaya konu mükerrer tahsil olunan kaçak elektrik kullanımı bedeli olan 44.010,58 TL'nin 3.500 TL'sinin dava tarihinden, 40.510,58 TL'sinin ıslah tarihi olan 28/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairece karar onanmıştır. Bu defa onama kararına karşı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında benimsenen mahkeme kararındaki gerekçelere göre; davalının tüm, davacının sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Dava, elektrik abonesi olan davacıdan hukuka aykırı olarak tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, perakende satış hizmet, sayaç okuma ve iletim bedelleri ile mükerrer alınan kayıp-kaçak bedelinin istirdatı talebine ilişkindir.

Bu aşamada, davacı tarafından talep edilen ve mahkemece de reddedilen kayıp-kaçak, dağıtım, perakende satış hizmet, sayaç okuma ve iletim bedellerine yönelik kısım bakımından açıklama yapılmasında fayda bulunmaktadır.

İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.

Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık değerlendirildiğinde; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, hukuka aykırı olarak tahsil edildiği belirtilerek dava konusu edilen hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Diğer bir anlatımla, geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle, bu bedellere ilişkin dava konusuz kalmıştır.

Bu noktada, mahkemece; HMK'nın 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, konusuz kalan bedellere yönelik davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tesbiti ve o tarafın yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekir.

Eldeki davada; davacı, hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini bildirdiği bedeller bakımından, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Eş söyleyişle, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.

Hal böyle olunca, mahkemece; yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa değişiklikleri nedeniyle hukuka aykırı olarak tahsil edildiği bildirilen bedeller hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hukuka aykırı olarak tahsil edildiği bildirilen bedellere ilişkin istemin reddine, buna bağlı olarak yargılama giderlerinin haklılık oranında taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle, HUMK'nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekirken, zuhulen onandığı bu defa yapılan inceleme ile belirlendiğinden, davacı tarafın bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair karar düzeltme isteğinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteklerinin kabulü ile Dairece verilen 19/04/2021 tarihli ve 2021/1392 E. 2021/4242 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hüküm fıkrasının 2, 4, 6, 7, 8 ve 9 nolu bendleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla;
"2-Hukuka aykırı olarak alınan bedellere ilişkin istemin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,",
"4-Davacı tarafından peşin yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 59,78 TL peşin harç ile 2.946,58 TL nispi harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,",
"6-Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,",
"7-Davacı tarafından yapılan (bilirkişi ücreti, tebligat gideri vs.) toplam 3.475,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,",
"8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının taraflara iadesine," bendlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde davacıya iadesine, 490,00 TL para cezasının düzeltme isteyen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydettirilmesine, HUMK'nın 440 ıncı maddesi uyarınca 23/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik