Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| İnançlı İşlem ve Ödünç Verme İddiasında Banka Dekontları ile WhatsApp Görüşme Kayıtlarının Delil Başlangıcı Sayılması ve Tanık Dinlenmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 22 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; müvekkilinin oğlunun düğün masrafları için evini davalıya inançlı işlemle satış gösterip kredi kullandırttığını, kredi taksitlerini düzenli ödemesine rağmen taşınmazın banka tarafından icra yoluyla başkasına satıldığını, banka dekontları ve WhatsApp yazışmalarının delil başlangıcı olduğunu belirterek uğradığı zararın, borç verilen tutarların ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekili; taşınmazın gerçek bir satışla satın alındığını, davacının annesinin evde kiracı olarak oturduğunu, davacının ödemeleri kira bedeli olarak yaptığını, borç ve inançlı işlem iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi; inançlı işlemin ve borç ilişkisinin somut, kesin ve yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İstinaf Kararı: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi; WhatsApp kayıtları delil başlangıcı niteliğinde olsa da davalının savunmasının gerekçeli inkar olduğu ve ödemelerin kredi borcuna yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; davacı tarafından sunulan konut kredisi açıklamalı banka dekontları ile taraflar arasındaki borç ve tapu devri içerikli WhatsApp yazışmalarının HMK m. 199 ve 202 uyarınca delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, delil başlangıcının bulunması halinde inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını davacı yararına BOZMUŞTUR. |
| Boşanma Davasında Islah Olmaksızın Talep Edilen Tazminat, Hakkaniyete Uygun Manevi Tazminat Miktarı ve Kesinleşen Yönler Hakkında Yeniden Hüküm Kurulamayacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 18 |
Oku
Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, vekalet ücreti, tazminatlar ile nafakaların miktarları ve tanık hakkında yalancı tanıklıktan işlem yapılmaması yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili; kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatlar ile nafakalar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile nafakaya hükmedilmiş, boşanma ve reddedilen tazminatlar dahil kesinleşen kısımlar hakkında da yeniden karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında maddi tazminat talep edilmediği, tahkikat aşamasında usulünce yapılmış bir ıslah işlemi veya erkeğin muvafakati olmaksızın talepte bulunulmasının iddianın genişletilmesi yasağını ihlal ettiğini belirterek maddi tazminat hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca kadın yararına takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu (TMK m. 174/2) ve önceki temyiz aşamasında temyiz edilmeyerek kesinleşen yönler hakkında bozmadan sonra yeniden hüküm kurulamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Uyuşturucu Etkisindeki Kişiye Sağlık Yardımı Çağırmama Olayında Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali Suçu ve Vekalet Ücreti Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 21 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekilleri; sanıkların olası kastla nitelikli öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğini ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. Davalı/Sanıklar Savunması: Sanıklar ve müdafiileri, atılı suçlamaları reddederek beraat ve reddiyat taleplerinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık ...'ın olası kastla nitelikli öldürme suçundan beraatine; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan TCK m. 98/2 uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanık ... hakkındaki cezayı ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre düzelterek istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi; maktulün kendi iradesiyle uyuşturucu kullandığı, sanıkların durumu görmelerine rağmen vakit kaybetmeksizin sağlık kuruluşuna haber vermedikleri olayda eylemin yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali (TCK 98/2) oluşturmasını ve olası kastla öldürmeden verilen beraat kararını uygun bulmuştur. Sanık ...'in ceza miktarı nedeniyle temyiz talebini REDDETMİŞ; katılan vekilinin olası kast yönünden temyizini ONAMIŞ; ancak mahkumiyet alan sanık ... yönünden katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak kararı bu yönüyle DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Kadının Güven Sarsıcı Behaviors Boyutundaki Sadakatsizliği Nedeniyle Eşit Kusur Tespiti ve Tazminat ile Yoksulluk Nafakası Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 18 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Erkek Talebi: Erkek vekili; katılma yoluyla kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, tedbir nafakası ve manevi tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Kadın Talebi: Kadın vekili; kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, tedbir nafakası, aleyhe hükmedilen manevi tazminat ile reddedilen maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Antalya 6. Aile Mahkemesi, tarafları eşit kusurlu kabul ederek asıl ve birleşen davanın kabulüne, tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına 1.000,00 TL tedbir nafakası ile 4.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar vermiştir. İstinaf Kararı: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, erkeğe yüklenen sadakatsizlik kusurunu sabitleyemeyip kusur olmaktan çıkarmış; erkeğe tehdit, hakaret ve abonelik iptali kusurlarını yüklemiş, kadının sadakatsizliğinin süregelen nitelikte olduğu gerekçesiyle kadını ağır kusurlu bularak kadının yoksulluk nafakasını reddetmiş ve erkek yararına 100.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadına yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığını, gerçekleşen diğer kusurlarla birlikte değerlendirildiğinde tarafların eşit kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Eşit kusurlu eş lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği (TMK m. 174) ve eşit kusurlu kadının yoksulluk nafakası şartlarının (TMK m. 175) araştırılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kusur belirlemesi, erkek lehine tazminat ve kadının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| İcra Takibinde Resmi Sicile Kayıtlı İş Makinesi Haczi ve İstihkak Davasının Reddi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 20 |
Oku
Davacı/Alacaklı Talebi: Alacaklı, İİK'nın 99. maddesi uyarınca borçlu şirket ile davalı 3. kişi arasında organik bağ bulunduğunu ve ticari faaliyetlerin 3. kişi üzerinden yürütüldüğünü ileri sürerek istihkak iddiasının reddini ve davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı/3. Kişi Cevabı: Davalı 3. kişi, haczedilen mahcuzun kendi adına kayıtlı ve zilyetliğinde olduğunu belirterek haksız davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi, borçlu ile 3. kişi arasında organik bağ bulunduğu ve devralan 3. kişinin TBK 202 uyarınca borçlardan sorumlu olacağı gerekçesiyle alacaklının davasının kabulüne karar vermiştir. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, davalı 3. kişi ve alacaklının istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; haczin 3. kişinin adresinde yapıldığını, mülkiyet karinesinin 3. kişi lehine olduğunu, haczedilen iş makinesinin resmi sicile kayıtlı bulunup borcun doğumundan çok önce (2013 yılında) 3. kişi adına tescil edildiğini ve borçludan devralınmadığını tespit etmiştir. Mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamayan alacaklının davasının reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Adi Kiraya İlişkin İcra Takibinde Borçlunun İtiraz Sebeplerini Değiştirmesi ve İtirazın Genişletilmesi Yasağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 24 |
Oku
Davacı/Alacaklı Talebi: Alacaklı taraf, Örnek 13 nolu ödeme emrine itiraz eden borçlunun itirazının kaldırılması ve kiralananın tahliyesi talebiyle icra mahkemesine başvurmuştur. Davalı/Borçlu Cevabı: Borçlu icra dairesinde alacağa, zamanaşımına ve faize itiraz etmiş; mahkemedeki cevap dilekçesinde ise sözleşmeyi ve bağımsız bölümlerin teslim tarihlerini kabul etmediğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İcra Mahkemesi, davanın kısmen kabulü ile takibin 1.734.011,65 TL asıl alacak, 14.254,00 TL damga vergisi ve 720.495,45 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istem ile tahliye talebinin reddine karar vermiştir. İstinaf Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, bağımsız bölümlerin teslim edilip edilmediği ve kira ilişkisinin başladığı hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m. 269/2 ve m. 63 uyarınca borçlunun icra dairesine bildirdiği itiraz sebepleri dışındaki savunmalarının itirazın genişletilmesi yasağı kapsamında kalıp dinlenemeyeceğini, borçlunun sözleşmedeki imzaya açıkça itiraz etmeyerek akdi kabul etmiş sayıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| İhalenin Feshi Şikayetinde Adli Tatil Süreleri, Temyiz Süresinin Aşılması ve Temyiz İsteminin Reddi Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı/Şikayetçi Talebi: Şikayetçi taraf, taşınmaz ihalenin feshi talebiyle sulh hukuk mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Davalı Cevabı: Davalı taraf şikayetin reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi, şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunun süre aşımından reddine karar vermiş; bu kararın temyiz edilmesi üzerine verilen temyiz talebinin de kesinlik nedeniyle reddine ilişkin ek kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m. 18 ve HMK m. 103/1-h uyarınca ihalenin feshi işlerinin adli tatilde görülecek ivedi işlerden olduğunu, bu nedenle adli tatilde sürenin 1 hafta uzamayacağını belirterek; tebliğden itibaren 2 haftalık temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ek kararını ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Düğünde Takılan Ziynet Alacağının İspatı, Banka Kayıtları ve Ortak Çocukla Kişisel İlişki Sürelerinin Yeniden Düzenlenerek Düzelterek Onanması Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili, davalı erkekten ziynet alacağının tahsilini, boşanma davasında verilen nafaka miktarlarının artırılmasını, kişisel ilişki sürelerinin velayet hakkını zedelemeyecek şekilde düzenlenmesini ve reddedilen ziynet alacağı yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili, kabul edilen ziynet alacağı, aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gaziosmanpaşa 6. Aile Mahkemesi, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada kadının ziynet alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle ziynet davasının reddine, boşanma davasının kabulü ile çocukla kişisel ilişki kurulmasına karar vermiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi, banka kayıtları ve tanık beyanlarına göre kadının ziynetlerinin erkek tarafından alınıp bozdurulduğunun sabit olduğu gerekçesiyle kadının istinaf başvurusunu kabul ederek ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne (151,54 gr altın karşılığı 108.255,63 TL), boşanma ve kişisel ilişki yönünden ise istinaf başvurularının reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; tanık beyanları ve banka kayıtlarıyla kadına 200 gram bilezik takıldığının ve erkeğe verildiğinin ispatlandığı gerekçesiyle ziynet alacağı davasının TAM KABULÜ gerektiğini belirterek kararı kadın yararına BOZMUŞTUR. Boşanma davası yönünden ise, Cuma gününden başlayan ve teslim saatleri belirsiz kademeli kişisel ilişkinin annenin velayet hakkını zedeleyeceği gerekçesiyle kişisel ilişki hükmünü DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Kadının Çalışma Durumu ve Yoksulluk Nafakası Yönünden Eksik İnceleme Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Kadın Talebi: Davacı kadın vekili, nafakaların ve tazminatların miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Erkek Talebi: Davalı erkek vekili, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gaziosmanpaşa 3. Aile Mahkemesi, boşanma davasının kabulü ile nafaka ve tazminat kalemlerine hükmetmiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi, tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak SGK kayıtlarına göre kadının belirli süre çalışıp ayrıldığının anlaşıldığı, sürekli ve düzenli bir gelirinin bulunup bulunmadığı, bu gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı hususunda yetersiz araştırma yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZMUŞ, diğer kısımlarını ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Ortak Çocukla Kişisel İlişki Sürelerinin Çocuğun Yüksek Yararı ve Analık Babalık Duygularının Tatmini İlkesi Uyarınca Genişletilerek Düzelterek Onanması Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi, hükmedilen iştirak nafakası ve tazminatların miktarları ile kişisel ilişki süreleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili; asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, yargılama gideri, kişisel ilişki süreleri ve hükmedilen tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Karşılıklı boşanma davasının kabulüne, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına ve sair tazminat/nafaka kalemlerine karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin ise diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında babalık duygularının da tatmininin esas olduğu, tesis edilen kişisel ilişkinin yetersiz kaldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi hükmüne "her yıl yarıyıl tatilinin ilk pazartesi günü sabah saat 10.00'dan takip eden ilk pazar günü akşam saat 18.00'e kadar" ibaresini eklemek suretiyle kararı DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |