Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Terditli Boşanma Davasında Asıl Talebin Kabul Edilmesi Halinde Reddedilen Terditli Talepler Nedeniyle Davalı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedi... | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 24 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın, TMK m. 162 (hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış), m. 163 (suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme) ve m. 166/1 (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) maddelerine dayanarak terditli boşanma davası açmış; davalı-karşı davacı erkek ise TMK m. 166/1 uyarınca karşı boşanma davası açmıştır. Cevap: Davalı-karşı davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kadının TMK m. 162 ve 163'e dayalı taleplerinin reddine; her iki tarafın TMK m. 166/1 uyarınca açtığı davaların kabulü ile boşanmalarına, velayet, nafaka ve tazminatlara karar verilmiştir. Ayrıca reddedilen TMK 162 ve 163 talepleri nedeniyle erkek lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz ve Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilk onama/bozma kararı sonrası davacı-karşı davalı kadının karar düzeltme başvurusu üzerine dosya yeniden incelenmiştir. Yargıtay; terditli açılan boşanma davasında TMK m. 166/1 uyarınca boşanma kararı verilerek kadının haklılığının ispatlandığını, bu nedenle reddedilen diğer terditli sebepler (TMK m. 162 ve 163) nedeniyle kadın aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini vurgulamıştır. İlk temyiz incelemesindeki onama kararını bu yönüyle kaldırarak yerel mahkeme hükmünü vekalet ücreti bakımından bozmuştur. |
| Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahke... | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 38 |
Oku
Başvuru ve Uyuşmazlık: Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri kararları arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla konu Yargıtay 4. Hukuk Dairesine taşınmıştır. Uyuşmazlık, toplu taşıma aracında yolcu olarak bulunan kişinin ölümü ve yaralanması hallerinde taşımacı firma, sigorta şirketi ve diğer sorumlulara karşı açılacak tazminat davalarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa Tüketici Mahkemesi mi olduğuna ilişkindir. Gerekçe ve İçtihatların Birleştirilmesi Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı iki ayrı başlık altında çözüme kavuşturmuştur: 1- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Ölüm Halinde): Desteğin ölümü neticesinde geride kalanların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, mirasçılık sıfatından bağımsız, doğrudan hak sahiplerinin şahsında doğan yansıma bir zarardır. Davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısının da bulunması ve sigorta hukukunun 6102 sayılı TTK'da düzenlenmiş olması sebebiyle bu dava mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle, yolcunun ölümü halinde açılacak destekten yoksun kalma tazminatı davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. 2- Bedensel Zarara İlişkin Tazminat (Yaralanma Halinde): Yolcunun yaralanması halinde açılan bedensel zarar tazminatı davasında, yolcu 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketici, taşıma sözleşmesi ise tüketici işlemidir. 6502 sayılı Kanun m. 83/2 uyarınca diğer kanunlarda düzenleme olsa dahi tüketici kanununun görev hükümleri uygulanacağından, yaralanmalı tazminat davalarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. |
| Trafik Kazası Kusur Raporları Arasındaki Çelişkinin İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden Alınacak Uzlaştırıcı Raporla Giderilmesi Ve Öğrenci ... | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 16 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, davalı otobüsün davacı yaya ve arkadaşına çarparak yaralanmalarına sebep olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Cevap: Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 69.595,00 TL iş görmezlik tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz ve Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, kararı önce davalı İETT yönünden bozmuş; sürücü davalının karar düzeltme talebi üzerine ilk bozma kararını kaldırıp temyiz incelemesini yenilemiştir. Yargıtay; kaza tespit tutanağı, bilirkişi ve Adlı Tıp raporlarındaki kusur oranları arasındaki açık çelişkinin İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden alınacak uzlaştırıcı ve detaylı raporla giderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca kaza tarihinde üniversite öğrencisi olan davacının mezun olacağı tarih, iş bulma süresi ve emsal geliri meslek odalarından araştırılmadan varsayımsal gelir üzerinden hesaplama yapılmasını hatalı bularak kararı tüm davalılar yararına bozmuştur. |
| Araç İşleteni Olan Eşin Kendi Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 20 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, davalıya ZMSS sigortalı aracı kullanan desteğin yaptığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, destekten yoksun kalan eş ve çocuklar için poliçe bedelinin ödenmesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; davacı çocuklar yönünden davanın kabulünü doğru bulmuş, ancak davacı eşin kaza yapan aracın işleteni (sigortalısı) olduğunu belirtmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. A-1 uyarınca sigortanın, işletenin üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluğunu teminat altına aldığını, araç işleteni olan davacı eşin kendisinin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alan kendi sigorta şirketinden tazminat isteyemeyeceğini vurgulayarak hükmü davacı eş yönünden davalı yararına bozmuştur. |
| Tarlada Devrilen Traktör Kazasının Karayolu Bağlantısı Nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu Ve Sigorta Teminatı Kapsamında Sayılması Gerektiğ... | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 19 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçeli traktör sürücüsünün tek taraflı kaza sonucu vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalan eş ve çocuklar lehine poliçe limitinin tahsilini talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili başvurunun reddini savunmuştur. Tahkim ve İtiraz Hakem Heyeti Kararı: Uyuşmazlık Hakem Heyeti davanın kabulüne karar vermiş; davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti kazanın karayolu sayılmayan tarlada gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; KTK m. 2 uyarınca KTK'nın uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesinin gerekmediğini, karayolu ile bağlantısı bulunan tarla gibi alanlarda gerçekleşen kazaların da karayolunda meydana gelmiş sayılacağını belirtmiştir. Kazanın meydana geldiği tarlanın karayolu bağlantısının bulunması nedeniyle zararın teminat kapsamında olduğunu vurgulayarak İtiraz Hakem Heyeti kararını davacılar yararına bozmuştur. |
| Yüzde Sabit İz Kalması Nedeniyle Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Tazminatın Uzman Bilirkişice Belirlenmesi Ve SGK Sorumluluğundaki B... | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 17 |
Oku
Dava me Talep: Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın kazasında yaralandığını, yüzünde sabit iz kaldığını belirterek estetik ameliyat masrafı, belgeli tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle tazminat ile manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu savunmuş; davalı sürücü davanın reddini istemiştir. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 16.512,48 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; yüzünde iz kalan üniversite öğrencisi davacının meslekte yükselme me kariyer imkanları araştırılarak ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararın uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerekirken takdiri indirimle hüküm kurulmasını hatalı bulmuştur. Ayrıca 6111 sayılı Kanun uyarınca belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini vurgulayarak bu kalemin reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. |
| Trafik Kazası Sonucu Maluliyet Oranının Kaza Tarihinde Yürürlükte Bulunan Yönetmeliğe Göre Ve İlliyet Bağı Kurularak Belirlenmesi Gerektiği ... | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 16 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, müvekkilinin araç çarpması sonucu iş gücü kaybına uğradığını, mesleğini icra edemediğini belirterek sakat kalan aracı bedeli, çekici masrafı, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 33.234,96 TL maddi tazminat ve 8.500 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; davacının maluliyet oranının belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte olan 'Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği' hükümlerine uygun rapor alınmadığını belirtmiştir. Mahkemece üniversitelerin adli tıp anabilim dalı veya adli tıp şube müdürlüğünden anılan yönetmeliğe göre, davacının önceki maluliyeti de dikkate alınarak şimdiki maluliyetin kazayla illiyet bağı araştırılıp rapor alınması gerekirken yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulmasını eksik inceleme olarak değerlendirip kararı bozmuştur. |
| 01.06.2015 Tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları Uyarınca Tek Taraflı Kazada Sürücünün Tam Kusuruna Denk Gelen Destek Tazminatından Güvenc... | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 15 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, oğullarının yaptığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, aracın sigortası bulunmadığını belirterek Güvence Hesabından destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır. Cevap: Davalı Güvence Hesabı vekili, sürücünün %100 kusurlu olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatlarının davacılarda birleştiğini ve temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kabulü ile toplam 59.170,52 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6/d maddesi uyarınca destekten yoksun kalanların, desteğin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını vurgulamıştır. Kaza tarihinin 05.07.2015 olması ve sürücünün %100 kusurlu bulunması sebebiyle Güvence Hesabının sorumluluğunun doğmadığını belirterek davanın reddi gerekirken kabul edilmesini hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur. |
| Sigorta Şirketi Tarafından Dava Öncesinde Yapılan Ödemelerin Poliçe Limitinden Düşülmesinde Faiz Güncellemesi Yapılamayacağı Hakkında Yargıt... | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 15 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olduğu aracın karıştığı kazada yaralanarak malul kaldığını, davalı sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapılmışsa da gerçek zararı karşılamadığını belirterek geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah ile talebini artırmıştır. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, maluliyet tazminatı ödenerek ibraname alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.972,29 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; sigorta şirketince dava açılmadan önce ödenen bedelin yasal faiz ile güncellenerek poliçe limitinden düşülmesini hatalı bulmuştur. Dava öncesinde yapılan fiili ödeme tutarının (52.589,85 TL), kaza tarihindeki poliçe limitinden (60.000 TL) faiz güncellemesi yapılmaksızın doğrudan indirilmesi ve bakiye poliçe limitinin (7.410,15 TL) tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü davacı yararına bozmuştur. |
| Araç Malikinin İşleten Sıfatının ve Sigortanın Sorumluluğunun Tespiti İçin Araştırma Yapılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurul... | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 18 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın yaptığı kazada malul kalacak şekilde yaralandığını belirterek iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinin davalı zorunlu mali sorumluluk sigortasından tahsilini talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi davanın kabulü ile tazminatların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar vermiştir. Özel Daire Bozması ve Direnme Süreci: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, ruhsatta davacının da ortak malik göründüğünü, işleten sıfatının belirlenerek 2918 sayılı KTK m. 92 uyarınca teminat kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini ve temerrüt faizinin sigortaya ihbar tarihinden 8 iş günü sonrası olması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Mahkeme faiz hususuna uymuş, ancak davacının poliçenin tarafı olmayıp 3. kişi konumunda olduğu gerekçesiyle işleten araştırması yönünden direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, araç maliki olmanın işleten sıfatı yönünden karine teşkil ettiğini, taraf olmasa dahi davacının işleten sıfatına sahip bulunup bulunmadığının duraksamasız tespiti gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin direnme kararını bozmuştur. |