Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Tarafların Temyiz Dilekçesindeki Asıl İradesinin Şikayetten Vazgeçmeye Yönelik Olması Halinde Temyiz İncelemesi Yapılarak Kararın Düşme Amac... | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 19 |
Oku
İddia ve Yargılama Süreci: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmiş; katılanın istinafı üzerine BAM 11. Ceza Dairesince eylemin haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz ve Dilekçe Aşaması: Temyiz aşamasında taraflar dilekçelerinde 'temyizden vazgeçtiklerini' belirtmekle birlikte, şikayetten vazgeçtiklerini ve davanın düşürülmesini istediklerini beyan etmişlerdir. Özel Daire, bu dilekçeleri temyizden vazgeçme sayarak incelemesizlik kararı vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise tarafların esas amacının şikayetten vazgeçme ile davanın düşürülmesini sağlamak olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu; dilekçelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların dilekçelerindeki asıl iradenin suçun şikayete tabi olması nedeniyle davanın düşürülmesini teminen kararın bozulmasını sağlamak olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesinin temyiz incelemesine yer olmadığına dair kararını KALDIRMIŞ ve dosyanın esastan temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. |
| Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Mağdurun Kovuşturma Aşamasındaki Şikayetten Vazgeçmesi Nedeniyle Sanık Hakkındaki Kamu Davasının Düşm... | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında, evinde misafir olan mağdurenin rızası dışında cinsel ilişki anındaki çıplak görüntülerini kaydetmesi eylemi nedeniyle görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Kararı: Yerel mahkemece sanığın TCK m. 134/1 uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının TCK m. 139/1 uyarınca şikayete tabi olduğunu belirtmiştir. Mağdurun kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği ve sanığın da buna karşı koymadığı anlaşıldığından, mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA ve TCK m. 139/1, m. 73/1 ile CMK m. 223/8 uyarınca kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmiştir. |
| Avukatın Barolar Birliğine Verdiği Fotoğrafının Rızası Dışında Web Sitesinde Paylaşılmasının Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Suç... | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
İddia ve Şikayet: Konya Barosu Başkanlığı ve müşteki Avukat, avukatlık kimlik belgesinde kullanılmak üzere Türkiye Barolar Birliğine sunulan fotoğrafın, rıza dışında bir internet sitesinde (URL adresinde) yayımlanması nedeniyle kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği ve yayıldığı iddiasıyla şikayetçi olmuştur. Savunma: Soruşturma aşamasında Meçhul Şüpheli tespit edilememiştir. Soruşturma ve İtiraz Süreci: Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, avukatın özel hayatına ilişkin fotoğrafının paylaşılmadığı, herkese açık avukatlık bilgilerinin ve Barolar Birliğine verilen fotoğrafın paylaşıldığı gerekçesiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına (KYOK) karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğince reddedilmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; kamuya açık olsa veya sır niteliğinde olmasa dahi kişinin fotoğrafının kişisel veri olduğunu, hukuka uygunluk nedeni olmaksızın yayımlanmasının TCK m. 136 uyarınca suç oluşturduğunu vurgulamıştır. Etkili bir soruşturma yürütülmeden, şüphelinin tespiti için gerekli araştırmalar yapılmadan verilen takipsizlik kararını ve buna yönelik itirazın reddini hukuka aykırı bularak Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR. |
| Ayrıldığı Kız Arkadaşının Telefon Numarasını Rızası Dışında Başkasına Veren Ve Bu Numarayı Ele Geçiren Sanıkların Verileri Hukuka Aykırı Ola... | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 17 |
Oku
İddia ve Şikayet: Katılan vekili, sanık A'un, ayrıldığı kız arkadaşı olan katılanın telefon numarasını onun rızası dışında diğer sanık B'a verdiğini belirterek sanıkların cezalandırılmasını talep etmiştir. Savunma: Sanıklar eylemin suç oluşturmadığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesi, telefon numarası vermenin kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; kişisel veri niteliğindeki telefon numarasını hukuka aykırı olarak başkasına veren sanık ile bu numarayı hukuka aykırı olarak ele geçiren sanığın eylemlerinin TCK m. 136/1 uyarınca "Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme" suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Beraat kararını kanuna aykırı bularak yerel mahkeme hükmünü oy çokluğu ile BOZMUŞTUR. |
| Mirasbırakanın Erkek Evladına Yaptığı Taşınmaz Temliklerinin Mirasçıdan Mal Kaçırma Amaçlı Ve Muvazaalı Olduğu Gerekçesiyle Tapu İptal Ve Te... | Yargıtay 1. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 19 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar asıl ve birleştirilen davada, mirasbırakan babalarının adına kayıtlı taşınmazları oğlu olan davalıya satış göstermek ve kadastro sırasında hibe etmek suretiyle devrettiğini, saklı paylarına tecavüz edildiğini ve işlemlerin muris muvazaası niteliğinde mal kaçırma amaçlı olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil, aksi takdirde tenkis talep etmişlerdir[span_0](start_span)[span_0](end_span). Cevap ve Savunma: Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğunu, satışların gerçek olduğunu, murisin borçlarını ödediğini, bakımıyla ilgilendiğini ve murisin minnet duygusuyla hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir[span_1](start_span)[span_1](end_span). İlk Derece Kararı: Mahkemece asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş; hüküm Yargıtayca bozulmuştur[span_2](start_span)[span_2](end_span). Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi; murisin taşınmaz satma ihtiyacının bulunmadığını, alım gücü olmayan erkek evladına malvarlığının büyük kısmını gerçek değerinin çok altında devrettiğini ve asıl amacın kız çocuklarını mirastan mahrum bırakmak olduğunu tespit etmiştir[span_3](start_span)[span_3](end_span). Bozma kararına uyan yerel mahkemenin tapu iptal ve tescil talebini kabul eden kararı, Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak ONANMIŞTIR[span_4](start_span)[span_4](end_span). |
| Birlik Görevlerini İhmal Eden Ve Güven Sarsıcı Yerlere Giden Kocaya Karşı Sadakatsiz Davranışlar Sergileyen Kadının Açtığı Boşanma Davasının... | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 14 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı koca ile davalı-karşı davalı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak karşılıklı boşanma davası açmışlardır. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davalı-karşı davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek kadının açtığı boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının sadakatsiz davranışlar sergilemesine karşılık, kocanın da düzenli işte çalışmayarak birlik görevlerini ihmal ettiği, genelev ve pavyon gibi uygunsuz yerlere giderek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu tespit etmiştir. Olaylarda kadın ağır kusurlu olmakla birlikte her iki tarafın da kusurlu olduğu, kocanın da boşanmak istediği gözetildiğinde kadının davasına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay, TMK m. 166/2 uyarınca kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kadın yararına bozmuştur. |
| Bilişim Sistemi Aracılığıyla Hesabına Aktarılan Parayı Komisyon Karşılığı Yurtdışına Gönderen Sanığın Suç Kastının Bulunmaması Nedeniyle Ber... | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 16 |
Oku
İddia ve Dava: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi ile sanık hakkında, müştekinin banka hesabından bilgisi dışında çekilen 2.000,00 TL'yi kendi hesabına aktarıp Rusya'daki kişilere transfer etmesi eylemi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan TCK m. 142/2-e uyarınca kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık, olay tarihinde doktora öğrencisi olduğunu, internet üzerinden tanıştığı kişilerce Türkiye'de yazılım satışı yapılması için iş teklifi aldığını, harçlığını çıkarmak amacıyla bunu kabul ettiğini, hesabına yatırılan paraları kandırılarak komisyon karşılığı belirtilen hesaplara havale ettiğini ve suç kastının bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Kararı: İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu kapsamında değerlendirerek TCK m. 244/4 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın benzer nitelikteki diğer eylemi sebebiyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nce sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu ve bozmaya uyularak beraat kararı verildiğini hatırlatmıştır. Sanığın İngilizce çeviri ve temsilcilik iş teklifine inanarak komisyon karşılığı işlemi gerçekleştirdiği, savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞ ve sanık hakkındaki cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. |
| Müştekini Çocuğu İle Birlikte Yürürken Israrlı Şekilde Araçla Takip Edilmesinin Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturduğu Hakkınd... | Yargıtay 14. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 17 |
Oku
Dava ve Şikayet: Müşteki, çocuğu ile birlikte sağlık ocağına gittiği esnada sanığın aracıyla kendisini takip ettiğini, sağlık ocağından çıktığında sanığın dışarıda beklediğini ve takibe devam ettiğini, eşinin iş yerine girdiğinde sanığın aracını park edip beklediğini ve eşinin isteği üzerine yürüdüğünde takibin yeniden sürdüğünü belirterek şikayetçi olmuştur. Cevap: Sanık müdafii suçlamaları reddederek temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Kararı: Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi, sanığın eyleminin TCK m. 123 kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğuna karar vererek sanığın mahkumiyetine hükmetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 14. Ceza Dairesi; deliller, iddia ve savunmalar doğrultusunda sanığın mağdureyi ısrarla araçla takip etmesi fiilinin TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarını oluşturduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle onamıştır. |
| Yargılama Sırasında Yürürlüğe Giren Yasa Değişikliği Nedeniyle Kayıp-Kaçak Bedeli Davasının Konusuz Kaldığının Tespiti Ve Yargılama Giderler... | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 14 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, elektrik faturalarından haksız olarak tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, perakende satış, sayaç okuma, iletim ve mükerrer alınan bedellerin istirdadı amacıyla tazminat talep etmiş; ıslah ile talebini artırmıştır. Cevap: Davalı vekili, kesintilerin ilgili mevzuat ve yasal zorunluluk çerçevesinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı ve Onama: Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada mükerrer alınan bedelin kabulüne, yasal değişiklik nedeniyle kayıp-kaçak vb. bedellerin reddine karar verilmiş; Yargıtay ilgili dairesince hüküm onanmıştır. Taraflar karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasal düzenleme nedeniyle kayıp-kaçak ve diğer kalemlere ilişkin talebin 'konusuz kaldığını', mahkemece 'karar verilmesine yer olmadığına' kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Dava açıldığı tarihteki hukuki duruma göre davacı haklı olduğundan, davacının haksız duruma düşmediği gözetilerek dava konusu haksız bedeller nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ve tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerektiğini belirterek onama kararını kaldırmış ve yerel mahkeme kararını düzelterek onamıştır. |
| Önceki Kiracının Borcu Nedeniyle Taşınmaz Malikine Elektrik Aboneliği Tesis Edilmesinden Kaçınılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 19 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait dükkana elektrik aboneliği yaptırmak istediğini ancak önceki kiracının borcu gerekçe gösterilerek talebin reddedildiğini belirterek yeni abonelik tesisini, elektrik enerjisinin açılmasını, borçlu olunmadığının tespitini ve muarazanın önlenmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı tedarik/dağıtım şirketleri vekilleri, husumet yokluğunu, abonelik kapatılmadan yeni abonelik verilemeyeceğini, abonelik sözleşmesinin serbest irade ile başka tedarikçilerle de yapılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, tedarik şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile eski aboneliğin iptal edilerek davacı adına abonelik tesis edilmesine, menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının malik olmasına rağmen dükkanı kiraya verdiğini, taşınmazı kendisinin kullanmadığını belirterek ilk derece kararını kaldırmış ve davayı reddetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca yeni abonelik tesis edilirken önceki abonenin borcunu gösterir 'borcu yoktur' belgesi istenemeyeceğini ve önceki abonenin borcunun yeni abonelik isteyenden talep edilemeyeceğini vurgulamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararını bozmuş; ayrıca BAM'ın ilk derece kararını kaldırırken sadece bir davalı hakkında hüküm kurup diğeri hakkında olumlu/olumsuz karar vermeyerek infazda tereddüt yaratmasını da usule aykırı bulmuştur. |